'Kadın emeğinin güçlenmesi için örgütlenmeli'

16:01

JINHA

İZMİR- 10. Karaburun Bilim Kongresi'nde konuşmacı olarak katılan Yard. Doç.Dr. Gülay Hız "Sendikal oranın düşük olmasının en önemli nedeni kadınların örgütlü emeğin gücüne olan inançlarının az olması. Bunun yanı sıra sendikal faaliyetlere karşı ön yargılar söz konusu. Kadın emeğinin sermayede güçlenmesi adına örgütlenmesi gerek" dedi.

10.Karaburun Bilim Kongresi 3. gününde devam ediyor. "Ailede, işte, işsizlikte kadın" konulu oturuma konuşmacı olarak katılan Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç.Dr. Gülay Hız ve evde bakım hizmeti veren kadınlarla yaptığı araştırmayı sunan Özge Sanem Gelmez katıldı. İlk olarak "İstanbul Bankacılık Sektörü Örneği ve Kadın Emeği" başlığında konuşan Gülay, kadınların büyük oranda istihdam ettiği bankacılık sektörü ile ilgili yaptıkları çalışmalar sonucunda kadınların örgütlü güce ve sendikalara olan inançlarının düşük olduğu tespitine vardıklarını söyledi.
Krizden ve savaştan beslenen kapitalizmin emeği savunmayacağını ve içselleştirmeyeceğini ifade eden Gülay, bu noktada hayatın içerisinde ikinci plana itilen kadının iş hayatında da ikinci plana düştüğünü dile getirdi. Kadınlara sistemin ataerkil bir dayatma yaşattığını söyleyen Gülay, "Kadının evde görünmeyen bir emeği var. Bir de dışarıdaki emeği de görünmez olunca daha fazla mücadele etmek zorunda kalıyor. Emek piyasasının ise kurumları ve kuralları var" dedi.

'Kadınlar sendikalaştılar mı'

Bu kurum ve kuralların sendikalar ve devletten oluştuğunu söyleyen Gülay "Emek piyasasında bir de feminizasyondan bahsediliyordu. Kadınlar sendikalaştılar mı? Kadınlar her şeyden önce sendika üyeliğine ve örgütlü güce çok az inanıyorlardı. İkinci sorun farkındalık sorunu. Kadınlar sendikaların ne olduğunun farkında değil. Nasıl ki çalışmak için babasından kocasından izin almak zorunda olan kadın sendikaya üye olurken de babasından ve kocasından izin almak zorunda kalıyor. Bir de ataerkil yapı ile mücadele etmek zorunda kalıyor" diye belirtti.

'Kadınların örgütlü emeğin gücüne olan inançları az'

Türkiye'de kadının iş gücünü katılma oranı yüzde 30 civarı olduğunu söyleyen Gülay bankacılık sektöründe ise yüzde 50'den fazla çalışanın kadın olduğunu dile getirdi. Bankacılıkla ilgili 6 tane sendika olduğunu ve sadece bir tanesinin yüzde 14 oranında üyesi olduğunu vurgulayan Gülay "Oranın düşük olmasının en önemli nedeni kadınların örgütlü emeğin gücüne olan inançlarının az olması. Bunun yanı sıra sendikal faaliyetlere karşı ön yargılar söz konusu. Kadın emeğinin sermayede güçlenmesi adına örgütlenmesi gerek" dedi.

'Sendikaya katılmaya düşünmüyorum'

Bu konuyla ilgili yaptıkları çalışmalarda ise farklı pozisyondan bankacı kadınlara sendikayı sorduklarında 10 kadından 10'unun da "Sendikaya katılmayı düşünmüyorum" dediğini söyleyen Gülay "Doğal olarak sermayeye karşı farklı bir cephede bu savaşı veren kadın sandalyenin kırık ayağında rağmen oturmaya çalışıyor" diyerek sözlerini tamamladı.

'Evde bakım hizmeti eşitsiz, adaletsiz'

Evde bakım hizmetleri konusunda kadınlarla yaptığı çalışmayı sunan Özge Sanem Gelmez ise devletin "Evde bakım hizmeti veriyoruz" reklamları ile algı yanıltmaya çalıştığını, evde bakım hizmeti veren kadınların sosyal, psikolojik, fiziki olarak zorlandıklarını dile getirdi. Ailedeki engelli bireylerin bakımını üstelenen kadınların devletten aldıkları ücretin de engelli bireyin masraflarına gittiğini söyleyen Özge, "Bu sistemin değişmesi için devletten talepte bulunulması, bu eşitsiz ve adaletsiz uygulamanın son bulması gerekmektedir" dedi.
Oturum soru cevap kısmı ile son buldu.

(ck/gc)