Botan'da kadınlar katliamlara karşı bedenlerini siper etti
09:02
Mizgin Adım-Zehra Doğan/JINHA
ŞIRNEX - Botan'da öz yönetim ilan edilen kentlerin başını çeken Şırnak’ta her sokakta yoğun bir şekilde hendek kazı çalışmları devam ederken, gece gündüz demeden sokakta canlı kalkan eylemi tutan anneler olası bir katliama karşı bedenlerini siper etmiş durumda. 27 Ağustos’ta katledilen Adem İrtegün’ün ailesi de Adem’in ardından direnişte olan ailelerden.
Savaş politikalarına karşı halkın en çok ayaklandığı Kürdistan’ın Botan bölgesinde her geçen gün polis şiddeti daha da tırmanırken aynı zamanda mhalellerde de öz yönetim ilanı haberleri gelmeye devam ediyor. Bu kentlerden biri de 20 bine yakın asker ve 5 bine yakın polisin olduğu Şırnak. Merkez ve ilçeleriyle öz yönetimini ilan eden Şırnak’ta bu kez kadınların kent merkezinde canlı kalkan eylemi başlattığı Şırnak merkezde kadınlara mikrofon uzattık. Yenimahalle, Yeşilyurt, Vakıfkent ve Bahçelievler mahallelerinde öz yönetimin ilan edildiği Şırnak’ta halk ilk olarak Cizre’de Hasan Nerse’nin özel harekat timleri tarafından katledilmesinin ardından sokaklarında hendek kazmaya karar verdiklerini söylüyor. Her sokak başından biriket ve un torbalarına doldurulan kumlardan oluşturulan mevzilerin yanı sıra tüm sokaklarda yoğun bir hendek kazma çalışmasıyla karşılaşıyoruz.
Canlı kalkan nöbeti artık sokaklarda da tutuluyor
Sıkı bir aramadan sonra yabancılardan sadece gazetecilerin alındığı mahallelerde halk arasında iş bölümü yapıldığını öğreniyoruz. Kimi gençlere yemek yaparken, kimi ise nöbeti devralıyor. Anneler ise hendeklerin kazıldığı sokaklarda canlı kalkan eylemi başlatarak olası bir katliamın önüne geçmek adına sokakta sabahlıyor. Canlı kalkan eyleminin en yoğun gerçekleştirilidiği Yeşilyurt Mahallesi’nde eylemcilerinden 63 Meryem İrmez de direnişçi kadınlardan. Aynı zamanda Barış Annesi olan Meryem, “Gözgöre görre gençlerin katledilmesini vicdanım kaldırmaz” diyor. Doktor olan bir oğlunun PKK’ye katıldığını, bir oğlunun ise siyasi tutsak olduğunu söyleyen Meryemi tüm anneler adına bedenini barış adına kalkan yaptığını söylüyor.
‘Kürtrler artık cahil değil, herşeyin farkındayız’
Gece gündüz demeden sokaklarda olduğunu söyleyen Meryem, artık Kürtlerin sabrının taştığını söylüyor. Tüm olanların Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Türkeş’in ego politikalarından dolayı olduğunu söyleyen Meryem, olası bir katliamdan, tüm olanlara sessiz kalanların da suç ortağı sayılacağını söyleyerek, “Her anne bu savaşa karşı ses çıkarmalı. Nasıl ki Kenan Evren’in cenazesine kimse gitmedi, bir gün Tayip Erdoğan’ın cenazesine de kimse gitmeyecek” diyor. Meryem, “Yoksul halkın özerklik eylemde olduğunu düşünüyorlar, benim oğlum doktordu o da PKK’ye katıldı. Şimdi dağlarda binlerce üniversiteli var. Artık cahil bir halk değiliz, herşeyin farkındayız. Rusya’da tüm halklar kendi bölgesini ilan etti, bir eksiklik oldu mu? Aynı şey neden Türkiye’de olmuyor. Hango egoi hangi politika bunun olmasına izin vermiyor. Kürtler kendi hakkını almadan vazgeçmeyecek, devlet de bunu biliyor. Bu yüzden yol yakınken masaya oturulsun” diye belirtiyor.
Adem’in eylemde ön saflarda…
Yeşilyurt Mahallesi’nde en önemli evlerden biri de 27 Ağustos tarihinde keskin nışancılar tarafından katledilen 17 yaşındaki Adem İrtegün’ün ailesi. Nöbete olan kadınların arasından Adem’in evinin avlusuna geçiyoruz. Burada aileden yaklaşı 20 kadın bizi karşılıyor. Konuşmalardan Adem’in hala, teyze, dayı ve amcalarından herbirinin evinden en az birinin PKK’ye katıldığını öğreniyoruz. Adem hakında konuştuğumuz anne Kevser İrtegün, kardeşleri ve yiğenlerinin PKK’de olduğunu ve bunlardan birçoğunun çatışmalarda yaşamını yitirdiğini söylüyor. Adem’in ardından daha fazla gençlerin göz göre göre katledilmesini yüreğinin kaldıramayacağını söyleyen Kevser, “Bu yüzden ben, annem, eşim akrabalarım ve çocuklarım sokakta canlı kalkan eylemindeyiz. Her silah sesi geldiğinde birine bir şey oldu diye korkuya kapılıyorum. Artık kimsenin ölümünü kadıracak gücüm yok” diyor. Oğlunu katleden hükümete karşı öfke duyduğunu söyleyen Kevser, “Olayın gerçkeleştiği gün beni hastaneye götürüp iğne yaptırmak istediler ama ben bu devetin artık iğnesini dahi istemiyorum, oğlumun devletin hastane morgunda yıkanmasına dahi tahammülüm yoktu, onu kendi mahalle camimizde yıkadık” diye tepkisini dile getiriyor.
‘Katliama izin vermeyeceğiz’
Adem’in halası Emine Fırat, kendi çocuklarının da PKK saflarında olduğunu söylüyor. Canlı kalkan eylemini anlatan Meryem, “Bir gece ansızın mahalleyi yine bastılar. Kendimi hemen akreplerin önüne attım. Üzerime doğru gediler, küfrettiler. Gençlerin önüne geçip onların öldürülmesine izin vermeyeceğimi söyledim. Ya ‘Allahu ekber’ diyorlar ya da küfrediyorlar, onları anlamak zor. Ne polisin ne de gençlerin ölmesine izin vermeyeceğiz” diyor.
(fk)
