Van'da eril zihniyet sokakları kadınlara yasaklıyor!
09:02
Medya Cebe/JINHA
WAN - Van'ın en işlek sokaklarından biri olan ama ismiyle bile kadınlara yasak olduğu anlaşılan 'Kahveciler Sokağı', kadınların giremediği yasak sokaklardan biri durumunda. Kadın kurumlarının konuya ilişkin yaptığı bütün girişim ve çalışmalar sonuçsuz kalmakla birlikte eril zihniyetin güçlü yapısı Van'da yaşayan kadınları zorluyor.
Van'ın en işlek sokaklarından biri olan 'Kahveciler Sokağı' tamamıyla kahvehane ve lokantalardan oluşuyor. Bu durum kadınları sokağın önünden geçmekten bile geri tutarken, sokakta bulunan lokanta ve kafeler yalnızca erkeklere hizmet ediyor. İşletmenin önünden başlayan ve yolun ortasına kadar sıra sıra dizilen tabureler o sokakta yürümeyi bile bir hayli güç kılıyor. YAKA- KOP Başkanı Gülmay Gümüşhan, sokağın isminin dahil kadınları sokaktan geri tutmak amacıyla konulduğuna dikkat çekerek, "Asıl adı Kahveciler sokağı olmayan bir caddeye Kahveciler sokağı denmesi eril zihniyetin bir ürünüdür ve bundan derhal vazgeçilmelidir" dedi.
'Sokak sadece erkeklere hizmet ediyor'
Gülmay, eril zihniyetin isimlendirdiği ve kullandığı alanlarda kadına yer verilmediğine vurgu yaparak, "Kahveciler sokağı yıllardır erkeklerin oturduğu ve işgal etmiş olduğu bir yer. Halk arasında gün geçtikçe yalnızca erkeklerin kullandığı bu sokak zaman içerisinde kahveciler sokağı olarak anıldı ve o şekilde kaldı. Bu ismi takarak kadınları buradan uzaklaştırmayı amaçladıkları ortadadır. Böyle giderse sokağın ismi 'erkekler sokağı' olarak ta değişebilir. Kentte kahveciler sokağına benzer birçok yer var. Bizim kooperatifimizin bulunduğu binanın önü dahi bu şekilde. Kadınlar kurumlarına dahi rahatlıkla gidip gelemiyor yolda tacize maruz kalıyor" ifadelerini kullandı.
'İmza attılar fakat laf atmaya devam ettiler'
Kadın kurumlarıyla birlikte yıllardır bu sorun üzerinde durduklarını fakat gelişmenin çok az olduğunu belirten Gürmay, kentte yaşanan olumsuzlukların en başta kadınları etkilediğine değinerek, "Bundan yaklaşık 9 yıl önce biz YAKA-KOP olarak kadın dostu kentler ardıyla bir çalışma yürütmüştük. Bu çalışmamıza bütün STK'lar ve sivil toplum kuruluşları da destek vermişti. Çünkü erkekler istedikleri saatte sokağa çıkabiliyor, fakat kadınlar çıkamıyor gibi birçok sorun tespit etmiştik ve çalışmalara başladık. Yol kenarlarına atılan taburelerin üzerinde oturan erkeklerin kadınları taciz etmelerini protesto etmek amacıyla PTT'nin önünde toplandık ve eylem gerçekleştirdik. Eylem esnasında da çok taciz edildik ve eylem esnasında aynı konuya ilişkin imza kampanyası başlatarak, imza topladık. Bir çok erkek imzaladı ve 'haklısınız bu gerçekten büyük bir sorun' dediler ama sonuç değişmedi. Van erkek şehri olarak kalmaya devam ediyor. Ama biz kadınlar yine pes etmedik ve eylemlerimize devam ettik" şeklinde konuştu.
'Parklar yalnızca erkekler için yapılıyor gibi'
PTT önünde yaptıkları eylemin başarısız olmasının onları yeni stratejiler geliştirmeye yönelttiğini vurgulayan Gülmay, "Erkeklerin işgal ettiği kafe ve sokaklara yöneldik. Erkeklerin oturduğu bölgelere kadınlar olarak koca bir grup halinde oturarak onlara boyun eğmeyerek sokaklarda olmaya devam edeceğimiz mesajını verdik ve bunu yapmaya da devam ediyoruz. Bu şehrin mimari planlamasında dahi kadınlar düşünülmüş değil. Park alanları erkeklerin evleri gibi rahat kullandığı alanlar haline gelirken biz kadınlar parka girdiğimizde kendimize oturma alanı bile bulamıyoruz. Kaldırımlar dahil kadın, yaşlı ve engelli yurttaşların kullanımına elverişli değil. Sanki parklar yalnızca sağlıklı erkekler için yapılıyor. Kadın kuruluşları geçmişte bu sokaklara ve erkeklere ilişkin birçok çalışma yürüttü. Ama çalışmaların hemen ardından erkekler tekrar alanları işgal etti. Bu soruna daha kesin çözümler bulunması gerekiyor ve biz de YAKA-KOP olarak elimizden geleni yapacağız" dedi.
'Çarşıda kadınlara yer verilmeli'
Erkelerin işgal ettiği sokaklara getirilecek çözümlerin daha kapsamlı ve etkili olması gerektiğini vurgulayan Gülmay, "Geçmişte belediyenin de buna yönelik birçok çalışması oldu. Bizler de belediyeye çeşitli önerilerde bulunduk ama henüz hayata geçirilmedi. Van'da birçok kahvehane var ve kadınların çarşıda ve dışarıda yaşama alanları çok sınırlı. Kadınların kendilerini çarşıdan ve erkeklerden uzak tutması yerine daha çok alanlara çıkarak var olduklarını göstermeleri çok daha doğru olur. Bu yüzden kadınlara çarşıda kendi emeklerini sergileyebilme veya satabilme amacı ile yer verilmesi gerekiyor. Bunun için de belediye ve kadın kurumlarına büyük görev düşüyor" ifadelerinde bulundu.
'Kadınlar alanlarda ama destek verilmeli'
Kahveciler sokağından dolayı yaşadığı rahatsızlığı anlatan VAKAD aktivisti Serap Özünver şunları belirtti: "Önünden geçerken en çok rahatsız olduğum sokaklardan biri Kahveciler sokağı. Bu sokak Van'ın diğer sokaklarına oranla en kötülerinden biri diyebiliriz. Van'da buna benzer birçok sokak var ve bunlara yönelik çeşitli çalışmalar da var. Ama çalışmalar yetersiz kalıyor ya da buradaki erkek zihniyeti olağan üstü kalıplaşmış ki bu sorun bir türlü aşılamıyor. Kahveciler sokağı denilerek yalnızca erkeklerin girebileceği bir yer olduğu algısı yaratılmak isteniyor. Ama biz bunu kabul etmiyoruz ve ne kadar rahatsız olsak ta rahata kavuşana kadar o sokağa girip çıkmaya devam edeceğiz. Biz alanlarda kendimizi göstereceğiz ama aynı zamanda belediyemiz de bu sorunun çözümü noktasında fikirler geliştirmeli ve kadınların alanlarda daha rahat etmelerini sağlamalı."
(ht/mg)
