Kayıp yakınları: Canımızı siper etmeye hazırız
15:30
JINHA
HABER MERKEZİ - Diyarbakır, Batman, İzmir ve Yüksekova'da, kaybedilen yakınlarının akıbetini sorarak, faillerin bulunmasını isteyen İHD ve kayıp yakınları, devletin 90'ları aratmayacak uygulamalarla her gün sivil insanları katlettiğini belirterek, "Kayıplara ilişkin her hafta taleplerimizi dile getirirken, Kürdistan ve Türkiye'nin birçok yerinde yeni kayıplar ve katliamlar yaşanıyor. Sizin ağzınızdan kan damlasa bile, elleriniz tetikte olsa bile biz ne kendi çocuklarımızın, nede başkalarının çocuklarının ölmemesi için canımız siper etmeye hazırız" dedi.
BATMAN
İnsan Hakları aktivistleri ve kayıp yakınları kayıpları her hafta "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganıyla düzenledikleri eylem 343. Haftada devam etti. Gülistan Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirilen eyleme HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran, HDP İl Eşbaşkanı Rojda Sürücü, DBP İl Eşbaşkanı Songül Korkmaz ve Barış Anneleri Meclisi de katıldı. Eylemde konuşan Ayşe Acar Başaran, "Biz kayıplarımızı kemiklerimizi, babalarımızın, çocuklarımızın, kardeşlerimizin katillerini ararken şuan katiller Türkiye'nin başta Kürdistan'ın dört bir yanında kirli cinayetlerini işlemeye devam etmektedirler" dedi.
'Çocukların ölmemesi için canımızı siper etmeye hazırız'
Ayşe, Dersim'de kamera önünde insanların katledildiğini, Cizre'de insanların katledildiğini, yaralı insanlara müdahaleye izin verilmediğini ve atanmış memurların milletvekillerine silah doğrultuklarını belirterek, "Bizler bu atanmış memurların iplerinin AKP elinde olduğunu biliyoruz. AKP hükümeti demekte Erdoğan demektir. Erdoğan 2013'te başlayan müzakerelerle umut olabilecekken, çözümün adresi olabilecekken, 90'lı yıllardaki katillerle işbirliği yaparak, onlarla aynı yolda yürüyeceğini beyan ederek şuan çok daha büyük katliamlara imza atıyor. Biz özgürlük, demokrasi ve barış sevdalıları olarak her alanda, her meydanda şunu söylüyoruz; sizin ağzınızdan kan damlasa bile, elleriniz tetikte olsa bile biz ne kendi çocuklarımızın, nede başkalarının çocuklarının ölmemesi için canımız siper etmeye hazırız" dedi.
'Çocuklarımızı bu savaşın kurbanı olmasına müsaade etmeyelim'
Ardından İHD adına açıklama yapan Nail Çiçeklidal, Şırnak, Cizre İHD şubelerinin ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) heyeti tarafından yapılan sonucundaki raporda çatışmaların ardından 2'si çocuk 4 sivilin hayatını kaybettiğinin altını çizerek, "Çatışmaların sivil yaşam alanlarında sivillerin hayatını hiçe sayacak şekilde gerçekleşiyor olması gelinen noktanın ne denli vahim olduğunu gözler önünde seriyor. 1 Eylül Dünya Barış Günün'nde ilimizde meydana gelen çatışma ve çatışma ardından yaşanan hak ihlalleri biz insan hakları aktivistlerini derinden yaralamıştır" ifadelerinde bulundu. Nail son olarak, "Bu ülkede gönlü barıştan yana olanlar gelin hep birlikte bu kirli savaşı durduralım. Çocuklarımızı bu savaşın tarafı ve kurbanı olmasına daha fazla müsaade etmeyelim" diye konuştu.
Açıklamaların ardından 5 dakikalık sessiz oturma eylemi gerçekleştirildi.
DİYARBAKIR
İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 343'üncüsünü Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirdi. Kayıp fotoğraflarının taşındığı eyleme, İHD Diyarbakır Şubesi yönetici ve üyeleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, MEYA-DER yöneticileri ile kayıp yakınları katıldı. Eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Avukat Abdullah Zeytun, devletin 90'ları aratmayacak uygulamalarla, her gün sivil insanların katledildiğini söyledi. Yürütülen kirli savaş politikalarının bir an önce son bulması gerektiğinin altını çizen Abdullah, savaşın Kürt sorununu çözmediğini, derinleştiğini kaydetti.
Ardından konuşan İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Emin Ermin, 1993 yılında yüzleri maskeli kişilerce katledilen Abbas Seyrek ve oğulları Abdullelam ile Zeki Seyrek'in hikayesini paylaştı. Emin Ermin, Abbas Seyrek'in eşinin beyanlarını şu şekilde aktardı: "Eşim Seyrek kırtasiyecilik, oğlum Zeki Cizre Belediyesi'nde işçiydi. Eşim bir kere 14 ay tutuklandı, bir kere de 19 gün gözaltında kaldı. Eşim serbest bırakıldıktan sonra şehir merkezinde çatışmalar yaşanmıştı. Hemen ardından yüzleri maskeli kişiler evimizi bastılar. Ellerinde uzun namlulu silahlar olan 3 kişi eşimi ve 2 oğlumu evden aldılar. 3'ünü de beyaz torosa bindirip götürdüler. Arabanın evden uzaklaşmasından kısa bir süre sonra silah sesleri geldi. Evin yaklaşık 150-200 metre uzakta koştuğumda eşim ve 2 oğlumun cesetleri kurşunla param parça olmuştu." Yapılan açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı.
İZMİR
İHD İzmir Şubesi, gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sormak ve faillerini sormak amacıyla Konak Eski Sümerbank önünde basın açıklaması düzenledi. Dernek üyelerinin yanı sıra çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de katıldığı açıklamada, "Kayıplar belli failler nerede" yazılı pankart ile gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. Açıklamayı yapan İHD Şube Yöneticisi Ahmet Çiçek, haftalardır kayıp yakınları ve hak savunucuları olarak gözaltında kaybetme suçuyla hesaplanılması ve adaletin sağlanması için alanlarda olduklarını ifade etti. Türkiye'de ağır insan hakları ihlallerinin bile etkin bir biçimde soruşturulmadığını belirten Ahmet Çiçek, 18 Eylül 1980 tarihinde Bingöl'de gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Hüseyin Morsümbül'ün hikâyesini kamuoyuyla paylaştı.
Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı.
HAKKARİ
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde bir araya gelen kayıp yakınları 2 hafta önce ilçede katledilen Fettah Es, Yakup Babat ve Ali Kaval'ın faillerinin bulunup, cezalandırılmasını istedi. Sanat Sokağında bir araya gelen ailelere İHD Temsilcisi Muhyettin Önal ve çok sayıda yurttaş da eşlik etti. Bu haftaki eylemde konuşan Muhyettin, Yüksekova başta olmak üzere Kürdistan'ın birçok noktasında yaşanan çatışmalara dikkat çekerek, yaşanan ölümlerini sorumlusunun Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu söyledi. Muhyettin, "Sırf iktidar olma, koltuğunu korumak için bu savaşı başlattılar. Ama biz insan hakları savunucuları olarak, yeniden başlayan bu savaşa izin vermeyeceğiz" dedi.
Ölümlerin daha fazla yaşanmaması için herkesin yaşananlara karşı çıkması gerektiğine dikkat çeken Muhyettin, "Bu mesele kanla, silahla çözülmez. Kendine insanım diyen, vicdan sahibi herkesin başlayan bu savaşa karşı tavır takınması lazım. Bu savaşın hiç kimseye faydası yok. Buradan insan hakları savunucuları olarak Cumhurbaşkanı, Başbakan ve PKK'ye çağrı yapıyoruz. Lütfen bu savaşı durdurun. Bu savaşın hiç kimseye bir faydası yok" dedi. Açıklama 5 dakikalık oturma eylemi ile son buldu.
(ekip/za/fk)

