Enfal'in kayıp kadınları 28 yıldır nerede? (3) - DOSYA
09:01
Newroz Dijwar/JINHA
GERMİYAN - Kürt halkına yönelik soykırım saldırılarından birinin adı olan Enfal'in üzerinden 28 yıl geçmesine rağmen hafızalardaki tanıklıklar hala çok taze. Enfal'in tanıkları yakın zamanda Şengal ve Kobanê'de yaşananları gördüklerinden o günlerin geçmediğini anladıklarını ve travmayı yeniden yaşadıklarını anlatıyor.
Baas rejimi tarafından 28 yıl önce Kürt halkının soykırımını hedefleyen Enfal operasyonlarında binlerce kadın, çocuk, genç, yaşlı yaşamını yitirirken, acıları halen dün gibi taze olan kadınlar o acı dolu günleri anlattı. Enfal mağduru kadınlar, "Enfal'de yaşadığımız acılarla Êzidî kadınların yaşadığı acılar aynı. Yüreğimiz büyük olmalı bir gün Kürdistan özgürleşecek. Çok zor günler yaşadık. Çocuklarımız aç susuz yattı. Elbiseleri yoktu. Ailelerimiz vardı, aylarca yemek yemeden yaşadılar. Ve her şeye rağmen yaşadık. Şengal ve Kobanê halkını gördüğümüzde yaşadığımız günler gözlerimin önünden geçiyor" diye konuştu.
'Sadece Kürt olduğumuz için…'
Enfal katliamının tanıklarından Aske Heme Ali Emin, katliamda 48 yakınını kaybediyor. "Sadece Kürt olduğumuz için ülkemizi yaktılar, yıktılar" diyen Aske, sözlerine şöyle devam ediyor: "Halk olarak hiçbir zaman zülüm karşısında boyun eğmedik, düşmana teslim olmadık. Enfal'de birçok yakınımı kaybettim. Bizim evden sadece 48 erkek hayatını kaybetti. Geriye sadece kadınlar ve çocuklar kaldık. Aramızda çocuğu olmayan sadece birkaç kadın vardı. Onların dışında hepimizin çocukları vardı. Enfal sürecinde kardeşimin kimliğiyle Kelara geldim. Babam Kelar'da kalıyordu. Bir süre orada kaldık saklanıyorduk. Sabahları dere de kalıyorduk. Akşamları da babam yemek getiriyordu. Sonradan af çıktı. Bize çizdikleri sınırlarda çalışma imkânımız doğmuştu. Bizler de günlük olarak o dönemin beş dinarına çalışıyorduk. Gücümüze göre çalışıyorduk."
'Kadınlar zulme karşı silahlandı'
Germiyan halkının geçmişte de kendi kültürüne, tarihine sahip çıkan bir halk olduğunu kaydeden Aske, "O dönem örgütlenme çalışmaları vardı. Kürdistan'ın nasıl özgürleşeceğine dönük toplantılar yapıyorduk. Başkaldırı olana kadar buna benzer çalışmalarımız oldu. Kadınların da erkekler gibi devrime hizmet etmesi gerektiğini düşünüyorduk. O dönem de kadınlar için eğitim çalışmalarımız oluyordu. Germiyan'da kadınların silahlanmasına karşı önyargılar vardı. Kadınların silahlanmasını ayıp olarak görüyorlardı. Fakat birkaç taburluk kadın gücü oluşturuldu. Kadınlar olarak çok dayattık. Biz birkaç kız kardeş fiili olarak örgütlenme çalışmalarında yer alıyorduk. Erkeklerle de çalışıyorduk. Toplum bizi görünce daha çok güven duyuyordu. Kızları da gelip bizimle hareket ediyordu böylece" ifadelerinde bulundu.
'Enfal'de en çok kadınlar mağdur oldu'
Enfal sürecinde en çok zorlananların kadınlar olduğunu sözlerine ekleyen Aske, "Birçok kadın eşini, çocuğunu yakınlarını kaybetti. Ne yemek vardı, ne de kalacak bir yerimizi. Arazilerde aç ve susuz yaşıyorduk. O dönem yaşadıklarımızı ancak yaşayanlar anlar. Şu an Kobanê ve Şengal'de katliama uğrayan insanları gördüğümde bizim yaşadıklarımız aklıma geliyor. Hatta katliam olduğunda kendim gidip ailelere destek olmak istedim. Onlara bu günlerin geçeceğini, direnmeleri gerektiğini çocuklarını büyütmeleri gerektiğini söylemeliydik. Enfal'de yaşadığımız acılarla onların yaşadığı acıları paylaştık. Yüreğimiz büyük olmalı, bir gün Kürdistan özgürleşecek" diye konuştu.
'Enfalli kadınlar DAİŞ' e karşı savaşmaya hazır'
Şu anda DAİŞ'e karşı savaşanların çoğunun Enfal katliamında anne ve babasını kaybeden çocukların olduğunu ifade eden Aske, "Bu çocuklar Enfalli ailelerin yetiştirdiği çocuklardır. Enfalli kadınların çoğu şu anda DAİŞ'e karşı savaşmaya hazır. Kıyamet gününe kadar Enfal aklımda kalacak. 14 Nisan aklımdan hiç çıkmayacak. Enfal'den kalan kadınlarla bir araya geldiğimizde konuştuğumuz tek şey o günler oluyor. Yaşadığımız süre boyunca asla unutmayacağız" dedi.
'Enfalli 18 kadının Mısır'da olduğu söyleniyor'
Aske, Enfal katliamı sırasında kaçırılan 18 kadının Mısır'da olduğu yönünde söylentilerin olduğunu dile getirdi. Katliamın ardından Enfal'de kadınların yaşadığı durumu anlatan Aske şunları belirtti: "Germiyan'da kadınların durumları çok iyi değil. Kadın ölümleri yakma olayları çok fazla. Kadınların artık bilinçlenmesi lazım. Eğer bir kadın eşi tarafından şiddete uğruyorsa o kadın gidip eşini şikayet etmeli, mahkemeye başvurmalı. Germiyan'da birçok kadın örgütü var. Bu kadınlar birleşirse yapamayacakları şey yok. Güçlü kadınlarımız var. Siyasi alanlarda da var. Ama halen de yetersizler. Kuzey Kürdistan'da yaşayan kadınların düzeyine gelmiş değiller. Kadınlar sokağa çıkmalı. Öyle görüyorum ki bu durum kadınların yaşadığı örgütsüzlükten kaynağını alıyor. Kadınlar olarak görmediğimiz acı kalmadı. Bunun mücadelesini vermeliyiz. Kadınlar, bir sorun yaşadığında gidip kadın örgütlerine danışmalı onlara güvenmeli. Kendilerine zarar vermemeliler."
'Rejim kadınları köle gibi çalıştırdı'
Kadınlardan Ciran Mihemed Derveş Nuri de, katliamda yakınlarını kaybedenlerden. Enfal'de her gün üzerlerine bombalar yağdırıldığını kaydeden Ciran da şunları belirtti: "Ailemden birkaç kişi o zaman şehit oldu. Ailecek dağlara sığındık. Çocukluklarımız açlıktan susuzluktan ağlıyordu. Askerler köyümüzü sardı iki gün boyunca çatışmalar yaşandı. Kardeşim, yeğenlerim, nenem ve eşimin ailesinin birçoğu Enfal'de yaşamını yitirdi. Ailemin hepsi şehit düştü. Gözlerimizin önünde yüzlerce erkeği kuşuna dizip, işkence ettiler. Kadınların bağırışları, çığlıkları gözümün önünden gitmiyor. Sabahtan akşama kadar Araplar, kadınlarımızı tarlalarında amele olarak çalıştırıyordu. Kadınlara tecavüz ediyorlardı, pazarlarda satıyorlardı." BİTTİ...
(mg/fk)

