Diyarbakırlı kadınlar: Topraklarımızın kanla sulanmasına izin vermeyeceğiz

09:02

JINHA

AMED - Cizre'de devleti tankı, topu, askeri, polisi ile katliama giriştiğine dikkat çeken Diyarbakırlı kadınlar, "Topraklarımızın kanla sulanmasına izin vermeyeceğiz. Gerekirse kadınlar olarak çıplak ayakla Cizre'ye yürüyeceğiz" diyor.

7 Haziran seçimlerinin ardından beklediği sonucu alamayan AKP'nin devletin her türlü zor aygıtı ile Kürdistan'da başlattığı savaş yeni sivil katliamlarla sürüyor. Suruç, Silopi, Varto, Sur, Lice, Yüksekova, Şemdinli, Silvan ile uzayıp giden katliam listesinin son sırasında ise Cizre yer alıyor. Kent iki gündür, devleti tankı, topu, askeri, polisi ile katliam girişiminin hedefinde. Cizre'nin asla yanlız bırakılmayacağını belirten Diyarbakırlı kadınlar, gerekirse çıplak ayakla kente kadar yürüyüp bu saldırıları durduracaklarını söylüyor.

'Daha bilinçli, daha güçlü, daha örgütlüyüz'

Hatice Bozkurt, Kürdistan'da ciddi bir katliamın yürütüldüğünü söyleyerek, bu katliamda özellikle gençlerin ve çocukların hedef alındığını belirtti. Ankara'da savaş emri verenlerin 3 maymunu oynadıklarını ifade eden Hatice, "Medya da onlarla işbirliği içerisinde ve yaşanan savaşı tek yönlü ele alıyor. Medya ne kadar 3 maymunu oynasa da biz halk olarak her şeyin farkındayız. Her şeyi görüyoruz, duyuyoruz. Biz barış istemekten vazgeçmeyeceğiz. Bu ülke yeterince savaş gördü. Yeterince can kaybettik, artık sıra barışı yaşamaktadır. 21'inci yüzyıldayız diye övünüyorlar ama hala sokağa çıkma yasağı gibi bir yasağı ilan edebiliyorlar. Sen bir halkın yaşam akışını nasıl engelleyebilirsin? Bizim sokağa çıkıp çıkmayacağımıza sen mi karar veriyorsun? Halkı daha ne kadar mağdur bırakacaksınız? Unutmayın ki bu halk eski halk değildir. Biz artık daha bilinçli, daha güçlü, daha örgütlüyüz" dedi.

'Daha güzel bir barış için direneceğiz'

Aslı Demir, halkın bu katliamlara sessiz kalmayacağını söyledi. Aslı, kendilerinin bu savaşın önünde siper olacaklarını dile getirerek, "Biz kadınlar olarak savaşa izin vermeyeceğiz. Çocukların, gençlerin, kadınların ölmesine izin vermeyeceğiz. Bu toprakların masum halkların kanıyla sulanmasına izin vermeyeceğiz. Barış kadınıyla, genciyle, çocuğuyla başlar. Onların katledildiği bir dünyada barıştan söz edemeyiz. Bu yüzden bu savaşların önüne geçeceğiz. Daha güzel bir barışı yaşayabilmek için canlı kalkanlar olacağız, direneceğiz, mücadele edeceğiz. Gerekirse kadınlar olarak çıplak ayakla Cizre'ye yürüyeceğiz" diye konuştu.

'Çocuklarımızla barışı inşa edeceğiz'

Hanife Akpolat ise, savaş emri veren Tayyip Erdoğan'ın çocuklarıyla beraber savaşa gitmesini söyleyerek, "Kendi çocukları için elini masaya vuran adam neden başkalarının çocukları için elini silaha götürüyor. Kendi çocuklarını düşündüğü kadar bu halkın çocuklarını da düşünseydi bugün onun karşısında değil belki de yanında yer alacaktık. Halkın cumhurbaşkanı olmayı becerememiş birini biz nasıl başımıza başkan yapalım. Ağzından çıkan her kelime savaş emri. Bugüne kadar barış için ağzından çıkmış tek bir söz yok. Benim onun savaşını feda edecek tek bir evladım yok. Çıksın gitsin savaşını kendisi yapsın, biz çocuklarımızlar beraber bu topraklarda barışı inşa edeceğiz" şeklinde konuştu.

'Biz halklar birbirimizin dilinden anlarız'

Emine Altan, savaşta zenginlerin ölmediğini ve bu yüzden onların savaşın sonuçlarını anlamasını beklemediklerini belirtti. Emine, "Biz daha kaç çocuğumuzun arkasından ağlayacağız? Gözünü kan bürümüşler daha kaç canımızı alacak bizden? Sanıyorlar ki böyle katliam yaparlarsa onlara oy vereceğiz ama yanılıyorlar. Korkmuyoruz, kaçmayacağız, direneceğiz. Çocuklarımız için, gençlerimiz için, halkımız için direneceğiz. Ne evlerimizi ne de halkımızı terk etmeyeceğiz. Biz savaşın değil barışın sonuçlarını görmek istiyoruz artık. Ne bu devleti, ne başbakanı, ne cumhurbaşkanını, ne de yandaş medyasını istemiyoruz. Onların ellerini üzerimizden çeksin, biz halklar birbirimizin dilinden anlarız. Bizim aramızı bozan onlardır" diye belirtti.

(bc-kt/fk)