Cizre'de ablukaya alınan mahallelerde direnenler, 'ses verin' diyor

10:32

Zehra Doğan-Mizgin Adım /JINHA

ŞIRNEX - 1990'lardan bu yana her yıl katmerleşen hak ihlaline karşı, bedenini siper eden Cireliler o dönemlerde sığınak kazarak, kontralardan kurtarmayı başardıkları çocuklarını saraya kurban etmeyeceklerini söylüyor. O günden bu güne hiç bir şeyin değişmediğini aksine daha da agırlastığını söyleyen 1990'ların direngen kadınları, "O dönemlerde katliamlar gizli yapılırdı, şimdi ise açıkça yapılıyor. Eskiden Kürdüm diyemiyorduk, şimdi insanım diyemiyoruz" diyor.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde önceki gün akşam saatlerinden bu yana kenti ablukaya alan özel harekat timleri tarafından kent taranmaya devam ediyor. Şu ana kadar net bir sayı olarak 2 yurttaş yaşamını yitirirken saldırılar sonucu çok sayıda yurttaş ise ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılmalarına dahi izin verilmeyen ağır yaralılar, halk tarafından tedavi edilirken birçok noktalarda elektrik kesintileri yaşandı, GSM operatörleri ise hala çekmiyor. Havuz medyası bir tarafa muhalif medya mensuplarının dahi kentten haber yapma çabası söz konusu olmazken, sadece DİHA ve JINHA muhabirleri olarak yoğun çatışmaların arasında dört bir yanı ateş altında olan ilçedeki bilgi akışı çabalarımız ise yer yer keskin nişancıların doğrudan hedefi olmamız nedeniyle engellenirken, direnişin yaşandığı mahallelerdeki halkın medyanın sessizliğine karşı büyük öfkesiyle karşılaştık.

'Polisi görünce kaçın'

Yafes, Sur, Nur ve Cudi mahallerinde savaşa karşı halk direnişinin yaşandığı Cizre'de yediden yetmişe savaşa karşı canlı kalkan eylemlerinden bir günü okuyucularımızla paylaşmak adına abluka altına alınan sokaklarda sabahlayarak 1990'lı yılları yaşayan kadınlarla o günden bu yana Cizre'de yaşananları konuştuk. İlk geceki gece nöbetinin ardından bizi evine misafir eden bir ailenin, "Ben büyüyünce gençlik olacağım" diyen 5 yaşındaki kızları Berfin'in, "Polis geldiğinde kaçın, gençliği görünce korkmayın, onlar bizi koruyor. Onları sevin" tembihiyle sokaklara doğru uğurlanıyoruz. Öğle satlerinde dinlenmeye çekilen halk, aksama doğru daha da artarken gece ise iğne atsan yere düşmeyecek duruma gelen Cudi'nin sokaklarında çocukların teneke ve bidonlardan oluşan devrim bandosu eşliğinde ilerliyoruz.

90’larda ailesinden 7 kişi katledildi

Ana caddelere konuşlanan timlerce dört parçaya bölünen Cizre'de, Cudi'yi Nur Mahallesi'ne bağlayan sokağın başında yere çökmüş vaziyette ağlayan bir kadınla karşılaşıyoruz. Tüm ailesin Nur Mahallesi'nde kaldığını söyleyen Çağrıga, onlardan iki gündür haber alamadığını söylüyor. 1990'larda evlerine atılan havan topuyla aralarında çocukların da bulunduğu 7 kişinin katledildiğini söyleyen Bahar, aynı felaketi yine başlarına geleceğinden korkuyor.

'90'larda Kürdüm diyemiyorduk, şimdi insanım diyemiyoruz'

Sokaktaki canlı kalkanların bir çoğu 1990'ların mağduru kadınlardan oluşuyor. Bunlardan biri de Zeynep İleriye. Zeynep,1990'lardan daha ağır uygulamalara maruz kalmalarına rağmen yine de Cizre'nin eskisine oranla daha iyi olduğunu söylüyor. "Çünkü o dönemlerde bize tüm bunların neden yapıldığını, tüm uygulamalara karşı ne yapmamız gerektiğini bilmiyorduk" diyen Zeynep, şuan ise artık herseyden haberdar oldukları için daha büyük bir iradeyle mücadele ettiklerini söylüyor. "Eskiden Kürdüm diyemiyorduk, şimdi insanım diyemiyoruz" diyen Zeynep, tüm bunların sarayın egolarından kaynaklandığını kaydediyor.
'Boncuk taneleri gibi sokaktayız biz tükenmeyiz'

1990'larda gözlerinin önünde insanların katledildiğini ve korkudan seslerini çıkarmadıllarını ifade eden Zeynep, "İşte bu yüzden her şeyin kafasına sonradan dan ettiği bir halk olarak geçen yılların hesabını sormak adına daha güçlü bir şekilde burdayız. Erdoğan çocukların ağaç kovuğundan bittiğini zannediyor ki her iki tarafın ölmesi onun için bir anlam ifade etmiyor. Ama bilsin ki olan yine Türklere olacak, iki üç çocuklu Türklere karşı en az 9 çocuklu Kürt aileler var. İşte bu yüzden barış istiyoruz, Türkler de zarar görmesin diye bu gün sokaktayız. Kürtler hiç bir zaman bitmez maşallah boncuk tanesi gibi sokağa dökülmüş sürü sürü çocuklarımız var, yol yakınken gelin barışalım" diyor.

'Sığınaklarda büyüttüğümüz çocuklarımızı saraya kurban etmeyeceğiz'

1992 Cizre Newrozu'nu gören Rahime Çakırga ise "O günlerden şans eseri kurtulduk, şimdi de şans eseri yaşıyoruz" diyor. 1992 Newrozu'nu anlatan Rahime, " Birden üzerimize ateş açtılar. Köprü başında, arka mahallede ve çarşıda onlarca insan öldürdüler. Olülerimizi gömmeye dahi korktuk. Günlerce bodrumlarda dükkanlarda kalan ölüleri gömmemize izin vermediler. Her taraf ölü kokuyordu, hepsini üçerli, beşerli halde ya sabahın ilk ışıklarıyla yada gece yarısı gizli bir şekilde gömdük. Günlerce Sığınaklarda yaşadık. Her evin altında bir sığınak vardı o dönemlerde. Tıpkı şimdiki gibi sana tamamen düşman bir devletle karşıyaydık, dellerini anlamıyorduk, bizi neden öldürüyorlar bile bilmiyorduk. Ne elektrik ne şu vardı, Cizre sıcağında esir bir halk olarak yaşadık yıllarca" diye anlatıyor.

Şimdinin eskisiyle pek bir farkı olmadığını söyleyen Rahime, "Biz her zaman barışı istedik çocuklarımızı okullara yolladım. Ama Erdoğan bunun değerini bilmedi. Şimdi çocuklarımız okulu bıraktı, artık biter direnişçi. Onlara bir şey olmasın diye burada bedenimizi siper ettik. Bu çocuklarımızı sığınaklarda aç susuz bir şekilde büyüttük. Gerekirse yine sığınak kazarız ama çocuklarımızı saraya kurban etmeyeceğiz" diyor.

Her sokakta ayrı bir mağduriyet hikayesine sahip halkın kadınlar öncülüğündeki direnişi sürüyor.

(fk)