25 Kasım’da kadınlar alanlarda
14:59
Ruken Çelik / JINHA
AMED – 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü’ne ilişkin DÖKH’ün Amed programı çerçevesinde yürüyüş gerçekleştireceğinin bilgisini veren BDP Kadın Meclisi bileşeni Nazire Tursun, 25 Kasım saat 12.00’da kadınların Ofis İş Bankası önünde bir araya gelerek Bağlar Dörtyol’a doğru yürüyüş düzenleyeceğini belirterek tüm kadınlara yürüyüşe katılım çağrısında bulundu.
Dominik Cumhuriyeti’ni 1930 yılında ele geçiren Rafael Trujilo’nun diktatörlük yönetimine karşı mücadele veren ve bu mücadeleleri nedeniyle tecavüz edilerek katledilen Mirabel kardeşlerlerin anısına tüm dünya kadınları tarafından ilan edilen “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü” Türkiye’de de binlerce kadın tarafından anılıyor. 1999 yılında Birleşmiş Milletlerin de 25 Kasım’ı “Kadına Karşı Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Dünya Mücadele Günü” olarak ilan ettiği 25 Kasım’a ilişkin değerlendirmelerde bulunan BDP Kadın Meclisi üyesi Nazire Tursun, “25 Kasım insanlık tarihinde kadına yönelen şiddetin utancın günü olmakla birlikte, kadınların erkek egemen toplumsal şiddete karşı duruşun günüdür” dedi. Nazire ayrıca Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde 25 Kasımda “Şiddetin her türlüsüne karşı isyandayız, 25 kasımda alanlardayız” şiarıyla saat 12.00’da Ofis İş Bankası önünden Bağlar Dörtyol’a doğru yürüyüş gerekçeleştireceklerinin bilgisini vererek tüm kadınlara katılım çağrısında bulundu.
Mirabel kardeşlerin anısına 25 Kasım
Dünya kadınlarının erkek eliyle var olan şiddetli savaşlara, militarizme, katliamlara ve sömürü sistemine karşı mücadele verdiğini dile getiren Nazire, “Bu anlamda 25 Kasım bu şiddete ve asimilasyona karşı kadınların bütünleşerek mücadele etme günüdür. Bundan 53 yıl öncesinde 1960’ta Mirabel kardeşlerin Dominik Cumhuriyeti’nde diktatör askerler tarafından önce tecavüz edilip sonra da ise vahşi bir şekilde katledildi. Kadınların mücadeleden vazgeçmesi için yine tecavüz kültürü dayatıldı” dedi. Maribel Kardeşlerin katledilişinden sonra Latin Amerika’da gerçekleşen kadın kurultayında 25 Kasım’ın Kadına Yönelik Şiddete Karşı Dayanışma Günü olarak ilan edildiğine dikkat çeken Nazire, 25 Kasım’ın kadınlar için erkek zihniyetine karşı bir mücadele günü olarak benimsendiğini söyledi.
‘25 Kasım’da alanlardayız’
Tüm dünyada olduğu gibi DÖKH’lü kadınlar olarak Amed’te “Şiddetin her türlüsüne karşı isyandayız, 25 Kasımda alanlardayız” şiarıyla gerçekleştirilecek olan programa ilişkin bilgi veren Nazire, “25 Kasım günü Ofis İş Bankası binası önünden Bağlar Dörtyol’a doğru yürüyüş gerçekleştireceğiz. Yürüyüşe tüm kadınları davet ediyoruz” diye çağrıda bulundu. “Taciz, tecavüz ve şiddete karşı alanlarda olmaya devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını sürdüren Nazire, kadınların her geçen gün eril zihniyete karşı mücadele vermede daha da bilinçlendiğine vurgu yaparak, kadınların verdiği mücadelenin her geçen gün daha da güçlendiğini ve kadınların alanlarda kendini gösterdiğini dile getirdi.
‘Cezası kalan davalarla tecavüz meşrulaştırıyoruz’
“Kadınlar, savaşı ne demek olduğunu çok iyi biliyor” diyen Nazire, kadınların erkek eliyle gerçekleşen savaşta en çok zarara gören olduğunu ve aynı zamanda bu savaşlarda cins mücadelesiyle bereber sınıfsal ve ulusal mücadele verdiğine dikkat çekti. Nazire, “Biz kadınlar çok iyi biliyoruz ki her gün dünyanın her yerinde kadınlar cinsel, sınıfsal ulusal sömürüye maruz kalıyor. Yıllık kadın ölümlerine baktığımızda ise 1’inci ve 2’nci dünya savaşların da yaşanan can kayıplarıyla bu gün yaşanan kadın kıyımları göz önüne aldığımızda kadın ölüm cinayetleri nerdeyse bir katliam noktasına gelmiş bulunmaktadır. Buna bağlı olarak hergün yeni bir tecavüz ve kadın katliamına uyanır duruma geldik. Cezaevlerinde olsun, göz altıların da yaşanan taciz ve tecavüz olayları olsun şiddet, her gün farklı bir şekilde karşımıza çıkıyor. Son zamanlarda özellikle artış gösteren taciz tecavüz ve kadın kırımları artık nerdeyse toplumda olağanlaşan sıradanlaşan duruma geldi” dedi. Son dönemlerde tecavüzlerin artış göstermesinin nedeninin takip edilmeyen tecavüz davaları olduğuna işarete eden Nazire, cezasız kalan tecavüz davalarla beraber tecavüzün meşrulaştığına vurgu yaptı.
‘Artık alanlara çıkmanın zamanı geldi’
Kadınların gözaltı ve cezaevi sürecinde cinsel tacize maruz kaldığının altını çizen Nazire, gözaltı sırasında yaşanan tecavüzlerin bizzat hükümetin gözetimi altında gerçekleştirildiğini dile getirerek, “Bu saldırılar, devlet tarafından örtbas ediliyor. Bu gün dahi Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’nde siyasi tutsak kadınların çıplak aramadan geçtiğini duyuyoruz. Bu durum tutsak kadınları isyan etmeye zorlamıştır. Kadınlar bu tacize karşı isyan etti. Bu isyan sadece dört duvar arasına sıkıştırılmamalı ve buradaki tüm kadınlar bu tür muameleyi alanlara taşımalıdır” dedi. “Tüm kadınlar, artık sessizliğini bozmalı” diyen Nazire, kadınların artık daha çok mücadele vermesi gerektiğini ve bunu için sürekli alanlara çıkarak taciz tecavüze karşı mücadele vermesi gerektiğini söyledi. Nazire son olarak, “Sessizliğimiz, artık sessiz çığlık olarak kalmamalı. Alanlara çıkıp, sesimizi yükseltmeliyiz” dedi.
(rç/zd)

