HDP Cizre Heyeti : Cizre halkına sahip çıkalım

14:09

JINHA

ANKARA - Cizre'de devam eden saldırılara karşı halkla beraber mücadele eden HDP heyeti, Cizre'de Hitler faşizmine rahmet okutan her aşaması özel olarak planlanmış bir düşman hukukuyla karşı karşıya olunduğunu belirterek, bebekler için süt, gıda kalmadığını, elektrik, su olmadığını, hastanelere gidilemediğini, yaralıların yerde kaldığını, cenazelerin defnedilemediğini vurguladı. Heyet tüm halka duyarlı kesimlere Cizre'ye sahip çıkma çağrısı yaptı.

Cizre'de bulunan HDP heyetinde yer alan milletvekilleri Aycan İrmez, Ayşe Acar Başaran, Enise Güneyli, Faysal Sarıyıldız, Ferhat Encü, Gülser Yıldırım, Leyla Birlik, Leyla Güven, Mahmut Toğrul, Mehmet Ali Aslan, Nursel Aydoğan, Sibel Yiğitalp ve Ziya Çalışkan'ın imzasıyla yapılan açıklamada, Cizre'de yaşananların savaş hukukuna aykırı olduğu, Şırnak Valisi'nin AKP'nin ve sarayın özel kalem müdürü gibi çalıştığı, halkın cenazelerini kaldıramadığını, yararlıların tedavilerinin engellendiği belirtildi.

'Vali doğruları yansıtmıyor'

Şırnak Valisi'ne Cizre'ye girişleri engelleyerek nelerin görülmesini istemedikleri sorulan açıklamada, Valinin "Vatandaşlarımızın başta sağlık olmak üzere gerek duydukları ihtiyaçları titizlikle karşılanmaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" sözlerinin gerçeği yansıtmadığı kaydedildi. Açıklamada, "Sayın Vali'nin kamuoyundan ve saygıdan ne anladığından kuşku duymaktayız. Saray'ın ve AKP'nin Kürt halkına karşı giriştiği bu amansız savaşta hakikati Saray'ın lehine eğip bükerek hem kamuoyunu aldatıyor hem de kamuoyuna büyük bir saygısızlık yapıyor. Saray'ın ve AKP'nin özel kalem müdürü Sayın Vali hakikati katlediyor" diye kaydedildi.

'Hastane savaş üssüne dönüştürülmüş'

Bir günlük bekletilmeden sonra darp edilerek ve hakaret edilerek Cizre'ye girebildikleri vurgulanan açıklamada, hastanede savaş hukukunun hiçe saydığının altı çizildi. Cizre Devlet Hastanesi'nin bir savaş üssüne dönüştürüldüğü belirtilen açıklamada, "Cizre Devlet Hastanesi'nde sadece bir doktor çalışabilmektedir. Diğer sağlık çalışanlarının bir kısmı can güvenliği nedeni ile ilçeyi terk etmiş durumdayken bir kısmı da çatışmalar nedeni ile hastaneye gelemiyorken nasıl oluyor da sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasından gururla bahsedebiliyorsunuz? Hakikati kamuoyuyla paylaşmak bizim ahlak ve vicdan borcumuzdur. İki yurttaşımız kalp krizi sonucu, bir bebek hastaneye götürülemediği için, 10 yaşındaki bir kız çocuğu ile iki genç de silahlı yaralanma sonucu olmak üzere toplam 6 yurttaşımız yaşamını yitirmiş durumdadır" denildi.

'Savaş konseptinin yereldeki acenteleri valiler'

Yaralı polislerin tedavisi için sağlık personellerinin kafalarına silah dayayarak çatışma alanına zorla götürüldüğünün vurgusu yapılan açıklamada, "İnterneti ve bütün iletişim kaynaklarını keserek halkın ve kamuoyunun haber alma hakkını engelleyerek gerçekleri karartabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Sayın Vali, telefonlarımıza neden yanıt vermediğinizi biliyoruz. Çünkü kurgulanan yeni konseptin yereldeki acentesinin siz olduğunu biliyoruz" diye kaydedildi.

'Halk cenazelerini kaldıramıyor'

Açıklamada, "Cizre üç gündür Saray'ın ve AKP'nin özel olarak görevlendirdiği kolluk güçlerinin ablukası altında. Hitler faşizmine rahmet okutan her aşaması özel olarak planlanmış bir düşman hukukuyla karşı karşıyayız. Bizler HDP'nin seçilmiş milletvekilleri olarak, Saray'ın ve AKP'nin özel kalem müdürü gibi çalışan Şırnak Valisi'nin açıklamalarının hiç birinin doğruyu yansıtmadığını ve hakikatin taammüden katledildiğini kamuoyuna ilan ediyoruz" diyen heyet şunları kaydetti:

'Yaralılar ölüme terk ediliyor'

Polisin saldırıları sonucu halk cenazelerini ne hastaneye ne de mezarlığa götürememektedir. Cenazeler mahalle camisinde bekletilmektedir. Çünkü Cizre'de halk evlerinden dışarıya çıkamamakta, dışarıdan evlerine gidememektedir. Yakınları trafik kazasında ölen bir yurttaşımızın cenazesini morgdan alıp defnedememesi hangi yasanın amir hükümlerinde yazılıdır? Yaralıların mahallede bekletilip ölüme terk edilmelerini ve bütün bunlar olurken ambulansların geçişlerine izin verilmemesini hangi kutsal kitabın fıkhıyla açıklayacağız?

'Süt, bebek maması yok'

Üç gündür taburcu edilen hastalar evlerine gidemiyorlar. Anemi hastası olan bir çocuk ve bebeklerin de olduğu birçok kişi mahsur kalmış durumdadır. Fırınlar kapalı, evlerde ekmek tükenmiş durumda. Özellikle Nur, Cudi ve Sur mahallelerinde elektrik ve su yok. Süt, bebek maması, kuru gıda bitme noktasına gelmiş durumda. Burada saymakla bitiremeyeceğimiz hak ihlalleri 90'lı yılları fersah fersah aşmış durumdadır."

'Sorunlar barış ve diyalog kurarak çözülebilir'

"Cizre yanıyor, Cizre kanıyor! Cizre tercihi yüzünden cezalandırılıyor" denilen açıklamada bütün kamuoyuna başta Cizre olmak üzere bölge genelinde yaşanan hak ihlallerine karşı duyarlılık çağrısı çağrı yapılarak, demokratik toplum örgütleri demokratik tepkilerini ortaya koymaya ve Cizre halkına sahip çıkılmaya davet edildi.

(de/gc)