'Çatışmasızlık için Dolmabahçe mutabakatı uygulamaya geçsin'
09:03
Öykü Dilara Keskin / JINHA
İSTANBUL - İHD İstanbul Şube Başkanı Zeynep Ceren Boztoprak, "Bir an önce çatışmalı ortamın son bulmasını istiyoruz. Dolmabahçe mutabakatının uygulamaya geçmesi ve müzakerelerin başlanması gerekiyor. Kürdistan meselesinin barışçıl çözümüne hizmet edecek adımlar atılmalı" dedi.
AKP hükümetinin devreye soktuğu "savaş konsepti"yle Kürdistan'da katliamlar işlenmeye devam ediliyor. AKP'nin savaşına karşı Kürt halkı ise büyük bir direniş göstererek, öz savunmalarını devreye koyuyor. İHD Genel Merkezi'nin hazırladığı rapora göre; 21-Temmuz-28 Ağustos tarihleri arasında yaşanan çatışmalarda 92 asker-polis ve 38 HPG'li yaşamını yitirdi. Sivil katliamların 90'ları aratmadığı raporda, en az 47 kişinin katledildiği görüldü.2 bin 386 kişinin ise "KCK-PKK üyesi" olduğu gerekçesi ile gözaltına alındığını ifade edilen raporda, gözaltına alınanlardan 301 kişinin "KCK-PKK üyesi" olduğu gerekçesi ile tutuklandığı kaydedildi. Cizre, Silopi ve Silvan'da ise insanlar evlerinde, sokak ortasında katlediliyor.
'90'lardan daha vahim bir durumdayız'
Kürdistan'da yaşanan katliamlara ve siyasi soykırım operasyonlarını değerlendiren İHD İstanbul Şube Başkanı Zeynep Ceren Boztoprak, seçimlerin ardından çatışmalı bir ortamla karşı karşıya kalındığını söyleyerek, "Bir ateşkes vardı 3 yıldır devam eden bu ateşkesi devlet kendisi bozdu. Şimdi ise yargısız infazlar, sivil katliamlar, çocuk katliamları yaşanıyor. Bu katliamlar bize 90'ları hatırlatıyor ama 90'lara baktığımızda 90'lardan daha vahim bir durumda olduğumuzu görüyoruz" diye konuştu. 90'larla günümüz arasında fark olduğunu belirten Ceren, "Karşımızda 90'ları bildiğini ve o dönemde devletin Kürdistan'da zulüm yapıldığını söyleyen bir hükümet var. Hükümetin 90'ları bilip de bunları yaşatması çok vahimdir" dedi. Türkiye'nin sıkıyönetimle yönetildiğini birçok kez OHAL yaşadığını dile getiren Ceren, "Bunların hepsi resmi şekilde yapıldı. Şuan resmi bir ilan yok ve resmi bir hükümette yok. Dolayısıyla bu da durumu daha da kötü yapıyor" diye belirtti.
'Hiçbir ülke kendi topraklarını bombalamaz'
Kürdistan topraklarının devlet tarafından bombalanmasına değinen Ceren, "Bu bombalama aslında şu anlama geliyor 'orası benim ülkem değil, siz başka bir ülkede başka bir halksınız'. Çünkü hiçbir ülke kendi ülkesinin topraklarını bombalamaz. Bunun örneklerinden biri de Zergele katliamı oldu" diye konuştu. Barış çağrılarına rağmen devletin katliam yapmaya devam ettiğini söyleyen Ceren, "Sivil katliamların dışında gerillalara işkence yapıyor. YJA Star gerillası Ekin Wan'a yapılan çok büyük bir insanlık suçudur. Yaşanan olaylarda çok fazla insan hakları ihlalleri var ve bunların telafisi zor" dedi.
'Gözaltılar daha kapsamlı olabilir'
Siyasi soykırım operasyonlarına dikkat çeken Ceren, "KCK operasyonlarına benzer bir süreçten geçiyoruz. Yaklaşık 2 aydır, her gün gözaltı ve tutuklama yaşanıyor. Tıpkı KCK operasyonlarında olduğu gibi parti yöneticilerini de gözaltına alıp tutukluyorlar. Gerekçeleri de yine KCK operasyonlarında olduğu gibi hukuki gerekçeler değil" ifadesini kullandı. Siyasi parti faaliyetlerinin suç sayıldığını söyleyen Ceren, "Bizim de içinde bulunduğumuz barışçıl eylemleri bu operasyonlar da suç konusu ediliyor. V e gözaltı, tutuklamalar artarak devam ediyor. Bu gözaltılar daha kapsamlı şekilde devam edebilir" diyerek düşüncelerini aktardı.
Dernek olarak kurulduklarından beri barış, demokrasi ve barış çağrısı yaptıklarını belirten Ceren, barış çağrısını daha da yükseltmek gerektiğini vurguladı. Ceren son olarak şunları kaydetti ; "Bir an önce çatışmalı ortamın son bulmasını istiyoruz. Dolmabahçe mutabakatının uygulamaya geçmesi ve müzakerelerin başlanması gerekiyor. Kürdistan meselesinin barışçıl çözümüne hizmet edecek adımlar atılmalı."
(dc/fk)
