BDP: Kardeşlik laf ile olmaz Sayın Başbakan…
12:10
JINHA
AMED - BDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Mehmet Emin Yılmaz, Başbakan’ın Diyarbakır’da eşitlik ve kardeşliği dilinden düşürmediğine ancak Bismil ve Ergani de ise yine tekleri ard arda sıraladığına işaret ederek, “Kürdün kimliğini, kendi dilinde eğitim yapma hakkını tanımayacaksınız, kültürünü yok sayacaksınız, statüsüz bırakacaksınız, buna kardeşlik ve eşitlik diyeceksiniz. Bunun adının kardeşlik olmadığını artık herkes biliyor. Kardeşlik laf ile olmaz Sayın Başbakan” dedi.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Diyarbakır İl Örgütü, Başbakan Tayyip Erdoğan, son siyasal gelişmelere ilişkin parti binasında basın toplantısı yaptı. BDP’li yöneticilerin katıldığı basın toplantısında açıklamayı yapan BDP İl Eşbaşkanı Mehmet Emin Yılmaz, Başbakan ve beraberindeki heyetin 16 Kasım’da çözüm süreci adı altında yapılan anlaşma sonucunda yine imha planlarının ortaya çıktığını kaydederek, “Başbakan Diyarbakır’da yaptıkları toplantıda kitlesellik açısından umduğunu bulamayınca zorlanarak ta olsa kardeşlik diyebildi. Kendisini barış sürecinin mimarı olarak gösterme çabası içinde olan başbakan, bunu ispat için de davetli misafirlerini kürsüye çıkararak teyit ettirdi. Başbakan Amed halkının çözüm sürecinin mimarını biliyor ve çok iyi tanıyor. 2013 Newrozu’nda barışın ve çözüm sürecinin mimarı Kürt Halk Önderi Öcalan’ı tüm Amed halkı ayakta alkışları Bu tarihi güne yalnız Ankara değil tüm dünya şahitlik etti” dedi.
‘Tutsakları sürgün ederek zindanları boşalttınız’
Başbakan’ın Diyarbakır’da eşitlik ve kardeşliği dilinden düşürmediğine dikkat çeken Mehmet, Bismil ve Ergani de ise yine tekleri ard arda sıraladığına işaret ederek, “Kürdün kimliğini, kendi dilinde eğitim yapma hakkını tanımayacaksınız, kültürünü yok sayacaksınız, statüsüz bırakacaksınız, buna kardeşlik ve eşitlik diyeceksiniz. Bunun adının kardeşlik olmadığını artık herkes biliyor. Kürsüden gerillanın dağdan ineceğini söylüyorsunuz ama legal zeminde siyaset yürütenleri ablukaya alıp alanını daraltıyorsunuz. İl kongrelerimize baskınlar düzenliyorsunuz. Yine zindanlar boşaltılacak diyorsunuz ama Kürtlerin çocuklarına dahi tahammülsüzlük gösterip tutukluyorsunuz. Tutukluları sürgün ederek zindanları boşalttınız. Bu boşaltma yeni siyasi soykırımların habercimi acaba?” sözlerini ifade etti.
’24 yıl içerisinde 552 çocuk öldürüldü’
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 1990’lı yılları hatırlatarak, o dönemi eleştirdiğini sözlerine ekleyen Mehmet, “Şimdi AKP iktidarının sözde güvenlikçi ve şiddet içermeyen uygulamalarına bakalım. 2006 yılında 28 Mart Amed olaylarında ‘kadında olsa çocukta olsa gereken yapılacak’ diye talimat verdiniz. O olaylarda içinde çocuk ve yaşlılarında bulunduğu 12 sivil insan yaşamını yitirdi. Sadece 2011 yılında 33 olmak üzere iktidarınız döneminde öldürülen çocuk sayısı 171’dir. Şırnak Uludere’de Roboski Köyü’nde savaş uçaklarının bombardımanı sonucu katledilen 34 köylünün yarısından fazlasının çocuk olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. 1988 yılından bu yana 24 yıl içerisinde öldürülen çocuk sayısı 552’yi bulmuştur. Yine iktidarınız döneminde Amara’da 2, Gezi olaylarında 11 olmak üzere yüzlerce genç sivilli kolluk kuvvetlerinizin bizzat silahlı ve gaz bombalarıyla öldürülmüştür. Onbinlerce faili belli ama meçhul gösterilen olayları aydınlatmadığını gibi bunlara yenilerini eklemeye devam ediyoruz” sözlerine yer verdi.
‘Sivil halka dönük katliamları nefretle kınıyoruz’
İktidarın cenazelerin gelmemesinden dolayı kendisine pay çıkardığını kaydeden Mehmet, son olarak şunlara değindi:
“Sınırda ve şehir merkezlerinde bu yargısız infazlar neden? Bunlar can değil mi? yine anaları ağlatmıyor musunuz? Kardeşlik ve eşitlik laf ile olmaz Sayın Başbakan… Amed buluşmasında Mesut Barzani ile 4 maddelik bir anlaşma sağladınız. Bu maddelerin en önemlisi Rojava’nın kuzeyinde PYD’nin kurmak istediği de Facto yönetimine ‘Kuzey Irak Kürt Yönetimi müsaade etmeyecek’ dediniz. 17 Kasım 2013 tarihinde saat 01.30 sularında Qamişlo’ya bağlı Hîmo Köyü’nden Nusaybin’e geçmek isteyen sivillerin sağ yakalanması mümkün iken zırhlı araçtan ateş açılarak 3 Kürdistanlının ölümü ve ikisinin de yaralanması bu madde hükmünün gereği miydi? BDP Amed İl Örgütü olarak tüm bu anti demokratik uygulamaların son bulmasını istiyor, sivil halka dönük yapılan katliamı nefretle kınıyor, sorumluların biran önce yargı önüne çıkarılarak gereğinin yapılmasını bekliyoruz.”
(tt-be/mg)

