İzmirli kadınlar: Şimdi Cizre olma zamanı

09:09

JINHA

İZMİR - AKP'nin topyekün savaş ve imha politikası sonucu yangın yerine dönen Cizre ve tüm bölgeye batı illerinden destek mesajları gelmeye devam ediyor. İzmirli kadınlar Cizre'de yaşanan katliama ilişkin "Kadınlar olarak barışın sesini yükseltmemiz ve örgütlü bir güç ile dayanışmayı büyütmemiz lazım" dedi.

6 gündür sokağa çıkma yasakları ile abluka altına alınan ve katliamların odağı haline gelen Cizre'ye batı illerinde ki kadınlardan destek mesajları gelmeye devam ediyor. Saldırıların yoğunlaştığı Cizre'de asker, polis ve özel harekat timleri tarafından doçka, A4 otomatik silah ve uçaksavarlarla dört koldan katliamların yaşandığı, çocukların hedef gösterilerek öldürüldüğü Cizre ve Kürdistan'a ilişkin İzmirli kadınlar tüm kadınları dayanışmayı büyütmeye çağırdı.

'Batı da bizim de yaşam sevincimiz ölüyor'

Kadın Cinayetleri Platformu Üyesi Hilal Aktaş Cizre'de yaşanan katliamın yeni olmadığına dikkat çekerek "Kürdistan'da yaşanan olaylar daha önceden de yaşanıyordu. Ama artık batı bundan haberdar ve orda ki kadınların neler yaşadıklarını biliyoruz. Ama orası abluka altına alındığında sesimizi oraya yetiştiremiyoruz. Dolayısıyla çok bariz bir şekilde orada ki halkı sindirmeye çalıştığı çok belli. Çünkü Kürdistan'da ki kadın çok güçlü" dedi.

Cizre'de yaşananların tam anlamıyla katliam olduğunu söyleyen Hilal, "Orada olsaydık gidip dayanışabilirdik. Batı da biraz daha elimiz kolumuz bağlı fakat devletin politikası bu şekilde devam edemez. Daha önce de her katliamın ardından daha da güçlenerek ayağa kalktık. Batıda ki kadınların da mümkün mertebe Kürdistan ve Cizre halkı ile dayanışması gerek. Onlarla birlikte sokakta olmalı, özellikle bu süreçte Barış Anneleri'nin talepleri doğrultusunda eylemler yapmalı, devlete 'Sizin öldürdüğünüz kişiler biziz. Siz doğuda katliam yapıyorsunuz ama batı da bizim de yaşam sevincimiz ölüyor' demeliyiz. Batıda ki kadınlar olarak örgütlü bir güçle orda olmamız lazım" diye ifade etti.

'Katliam 90'lardakinden daha büyük'

İzmir Feminist Kolektif Üyesi Emel Dalfidan sadece Cizre'de değil farklı il ve ilçelerde halkın haber alma hakkının da engellenerek çok ciddi bir abluka yaşandığını belirterek "Orada yaşananları 90'ları hatırlayarak tekrardan değerlendirmek mümkün olsa da bugün daha büyük bir katliam olduğunu düşünüyorum. Çünkü esas olarak bugün yaşanan tablonun sebebi 1 Kasım seçimlerinde esas olarak eski hükümetin çoğunluğun oyuna tekrar kavuşması için elinden gelen her türlü baskıyı çok açık bir şekilde kullanacağı gösteriyor bize" dedi.

'Barışın sesini yükseltmeye devam'

Katliamların Kürdistan'dan başlamasının sebebinin HDP seçmenin çoğunluğunun orda bulunmasından kaynaklandığını ifade eden Emel "Bugüne getirilen çözüm süreci ve barış görüşmelerinde barış taleplerin hangi siyasi merkezden geldiğini, gerçekçi taleplerin kimler tarafından yapıldığını gördük ve ona göre oy kullandık. Kürdistan sokaklarında öldürülen çocuklar, gençlere kadınlara yönelik saldırıların son bulması biz batıda yaşayanların öncelikli olarak orda yaşananları anlatmasından ve çözüm sürecinde ısrarlı olmasından geçiyor. Kadınlar olarak yıllardır bu topraklarda her zaman barışın bizim için ne kadar önemli olduğunu vurguladık. Çünkü savaş kadınlar için yoksulluk demek, şiddet demek, tecavüz demek. Batıda ki kadınların Cizre ve Kürdistan'a destek olmak için barış sesini yükseltmesi, yükseltmeye devam etmesi gerekiyor" diye belirtti.

'Kadınlar savaşa karşı barış mücadelesini yükseltecek...'

Halkevci Kadınlar üyesi Gizem Coşkun ise "Biz kadınlar zaten son yılarda kadın katliamlarına oldukça alışmıştık ama sarayın savaş çağırtkanlığı ve bizi sürüklediği savaş bir taraftan da kız kardeşlerimizi ortadan kaldırmaya yönelik" diyerek savaşın kadınlara yoksulluk ve acı getirdiğini söyledi. Son süreçte gelen gerilla ve şehit cenazeleri ile kadınların direkt olarak saraya, AKP'ye ve Tayyip Erdoğan'a korkmadan, cesaretle haykırdığını dile getiren Gizem "Kadınların bu öfkesi batıda ki kadınların savaşa karşı seyirci kalmadığını gösteriyor. Yine aynı şekilde Cizre'de yaşanan katliama karşı ses çıkartmamız ve barış talebini yükseltmemiz gerekiyor. Cizre'de ve diğer her yerde kadınların katliamlara karşı en önde olduğunu görüyoruz. Batıda ise kadınların açtığı masalar, tuttuğu barış nöbetleri ve barış için ses çıkarma eylemleri kadınların bu savaşı engelleyecek güce sahip olduğunu gösteriyor. Biz biliyoruz ki kadınlar savaş karşı barış mücadelesini yükseltecek güçte. Bütün kadınları Cizre ile dayanışmaya her gün sokaklarda olmaya çağırıyoruz" dedi.

(ck/fk)