'Biz burada direneceğiz tek isteğimiz halkımız bizimle olsun'
14:16
JINHA
ŞIRNEX - Asker, polis ablukasında olan Cizre'de yurttaşların en önemli ihtiyacı su. Susuzluk nedeniyle hastalıklar başlarken, yurttaşlar ilaç bulmaya çalışıyor. Tüm zorluklara rağmen yurttaşların dayanışması sürüyor. Suyunu, yemeğini, ekmeğini, ocağını paylaşan yurttaşlar, "Tek isteğimiz halkımızın bizimle olması, burada yaşananlara ses çıkarması" diyor.
Asker ve polis ablukasının ve sokağa çıkma yasağının 6 gündür sürdüğü Cizre'de 10 yurttaş yaşamını yitirdi. Nur, Cudi, Yafes ve Sur mahallelerine günlerdir bomba, roket atar ve ağır silahlarla saldırılar devam ederken özellikle Nur Mahallesi'nde büyük patlamalar ve bombardımanlar devam ediyor. İlçede hala elektrik ve su yok, telefon ve internet şebekeleri çekmiyor. Halkın en büyük sorunu ise susuzluk. İçme suyu olmayan yurttaşlar suyu kısıtlı imkanlarla kuyulardan çekiyor. Banyo yapılamıyor. Susuzluk ve hijyenik olmayan koşullar nedeniyle hastalıklar da başladı. Özellikle çocuklarda ishal vakaları görülürken, zehirlenme ve mide bulantıları da yaşanıyor.
'Sokakta sürünerek ilaç aramaya çıktık'
Yaşlılar ve çocuklar için susuzluk büyük bir sorun yaşatırken, halkın dolaplarında bulunan yiyecekleri de elektrik olmadığı için bozuldu. Sadece evlerinde kalan kuru gıdaları ellerinde kalan yurttaşlar onları da tüketmek üzere. Tüp de tükendi. Şeker, tansiyon ve astım hastası olan yaşlılar için halk ilaç arıyor. Evlerin yıkılmış duvarlarından geçen yurttaşlar, bu şekilde ilaç aradıklarını söyledi. Sokaktan geçerken de yerde sürünerek yürüyorlar. Nur Mahallesi'nde yaşlılar için ilaç aradıklarını söyleyen Elif Yıldız, "Sokaktan sürünerek geçip yaşlılara ilaç yetiştirmeye çalıştık. Buraya sağlıkçıların, sağlık malzemelerinin gelmesi gerekiyor" dedi.
'Cenazemizi almaya gidemiyoruz'
Özellikle çocuklar için süt, mama ve bez ihtiyacının acil olduğuna vurgu yapan yurttaşlar, tüm kentlerden destek beklediklerini dillendiriyor. Sokağa çıkma yasağını kaldırılmasını isteyen Elif, "Cenazelerimizi bile alamıyoruz. Yafes Mahallesi'nde akrabamız yaşamını yitirmiş, onun yanına gidemiyoruz. Bu zulüm bitsin bir an önce" dedi.
Polislerin sürekli kendilerini tehdit ettiğini Kürtçe anons yaptığını belirten Elif, "Bütün bunları yapıp bir de üstüne Kürtçe 'evlerinize gidin yoksa biz sorumlu değiliz' anonsları yapılıyor" dedi.
'Burada komünal yaşam başladı'
Tüm zorluklara, katliamlara karşı halkın 6 gündür yürüttüğü direniş ve mücadeleyi anlatan Elif, mahallelerindeki dayanışmayı da anlattı. Bir çocuk bezi ikiye bölünerek iki çocuğa paylaştırıldığını, bidonundaki suyun yarısını yanındakine verildiğini anlatan Elif, "Burada komünal bir yaşam var. Evdeki erzaklarla idare ediyoruz, komşulara dağıtıyoruz. Suriyeli ailelere yardım ediyoruz. Onlara ulaşmaya çalışıyoruz çünkü onlar bizim misafirimiz onları yalnız bırakamayız. Herkes evinde ne yapıyorsa birbirinin evine gidip yiyor. Kimin evinde ne yoksa onun ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Ateşin üzerinde yemek yapılıyor, annelerimiz ekmek yapıp dağıtıyor. Biz burada dayanışma içindeyiz, direneceğiz de ama tek isteğimiz halkımızın da bizim yanımızda olması, seslerini yükseltmeleri" dedi.
(gc)

