Ayla Akat: Hepimiz Cemile'nin annesinin ağıdının birer parçasıyız
09:06
Beritan Canözer / JINHA
AMED - Kongreya Jinen Azad (KJA) Sözcüsü Ayla Akat Ata, 3'ü çocuk 2'si kadın 10 kişinin katledildiği insanların açlık ve susuzluğa mahkum edildiği Cizre ablukasına karşı direnişin bir vicdan savunması olduğunu belirterek, "Kimse bu iradenin direnişine sessiz kalmamalı. Hepimizi katledilen Cemile'nin cenazesini buzdolabında bekleten annesinin yaktığı ağıdın bir parçasıyız" dedi.
AKP'nin savaş konsepti Kürdistan'da Silopi, Varto, Silvan, Sur, Yüksekova'dan sonra Cizre'de 3'ü çocuk 2'si kadın 10 kişiyi katletti. Ablukaya alınan kentte hiçbir savaş hukuku tanınmıyor, insanlar açlık ve susuzlukla teslim alınmaya çalışılıyor. Bir haftadır ablukada olan kentte yansıyan kareler ise vicdanları kanatan cinsten. 15 günlük bebek Muhammed'in hastane götürülmediği için yaşamını yitirdi, cenazeler günlerce evlerde ve camide bekletildi. Katledilen 12 yaşındaki Cemile'nin cenazesinin defnedilmesine izin verilmediği için annesi buzdolabında bekletti. 7 çocuk annesi Meryem evinin önünde vuruldu ve cenazeyi kadınlar eve taşıyıp tahrip olmasın diye buzlu pet şişelerle sakladı.
'Sokağa çıkma yasağı adı altına kuşatma var'
Cizre'de yansıyan vicdanın ve aklın sınırlarını zorlayan zulme karşı herkesin ses çıkarması gerektiğini kaydeden KJA Sözcüsü Ayla Akat Ata, tüm kadınları iradelerini ortaya koymaya ve savaşı durdurmaya çağırdı.
Ayla, savaş sürecinin ülkenin Cumhurbaşkan'ı ve Başbakan'ının ağzından ilan edildiğini belirterek, "Seçimin hemen öncesinde Ağrı Tendürek'te başlayan ve Diyarbakır'daki bombalama süreci ile başlayan ve seçim sonrası direkt cumhurbaşkanı ve başbakanın ağzından çözüm sürecinin bittiği ilan edilen bir savaş süreci var. Bu savaş sürecin parçası olarak güvenlik bölgesi ilan edilen alanlar var. Bu kimi zaman kırsal alan olabiliyor kimi zaman da Cizre ve Suriçi'nde olduğu gibi şehir merkez olabiliyor. Cizre'de yaşanan açıkçası Türkiye açısından 5'nci gününde artık bir utanca dönüşmüştür. Ciddi bir abluka vardır ve Cizre'deki sokağa çıkma yasağının adı aslında kuşatma olmuştur. Siz orayı kuşatıyorsunuz ve halk en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor. Fırına ekmek almaya gönderdikleri 3 çocuk polisler tarafından ayaklarından ve bacaklarından vuruluyor. Böyle bir gerçekliğimiz var" diye konuştu.
'Açık bir devlet terörü ile karşı karşıyayız'
Devletin Cizre halkının gıda ihtiyaçlarını karşılamalarına bile izin vermediğini hatırlatan Ayla, bunun bir kuşatma zihniyeti olduğunu belirterek, Ayla, "Bunu bir ilçeye, sivil halka karşı yapıyorlar. Bunlar en büyük savaş süreçlerinde bile yaşanmış şeyler değildir. Hiçbir savaşta çocuklar hedef alınmamıştır, sivil halkın gıda ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması engellenmemiştir. Sivil halk bugüne kadar bu kadar katliamla karşı karşıya kalmamıştır, bu kadar terörist ilan edilmemiştir. Cizre'de merkezde yaşanan bir savaş gerçekliği vardır ve bu savaş sivil halka karşı yaşanmaktır. Bugüne kadar biz terör diyenler açık bir devlet terörü ile karşı karşıyayız. Cizre'de çok sayıda diyaliz hastası var, onların gidip tedavilerini olması lazım ama insanların bu hakkı ellerinden alınıyor" diye konuştu.
'Cemile'nin annesinin yaktığı ağıdın bir parçasıyız'
Bu saldırıları ve kuşatmayı bitirecek olanların kadınlar olduğuna dikkat çeken Ayla, toplumun vicdanı olan kadınların bunu durdurabileceklerini söyledi. Kadınların bulundukları yerlerde bu katliama ses çıkaracak eylemler yaparak harekete geçmesi gerektiğine vurgu yapan Ayla, "Kadınları bilmedikleri, tanımadıkları insanlara gıda ve ilaç yardımı göndermelidir. Doktorlar vicdanlarının sesini dinleyerek Cizre'ye gidip 'biz bu halkın yanındayız, onların ölmesine göz yummayacağız' diyebilmelidir. Cizre'de elektriksiz, susuz, gıdasız bırakılan o halkın ne yaşadığını hissederek onlarla dayanışmaya gidebilmeliyiz. 13 yaşındaki yavrusunu derin dondurucuda kokmasın diye bekleten annenin yaktığı ağıdın bir parçası olarak bir daha böyle bir dramın yaşanmaması için mücadele edebilmeliler. Kadınlar bunu yapabilir, başarabilirler" diye kaydetti.
Ayla son olarak, "Vicdanı olan insanların yaşadığı bir ülkede yaşadığımıza inanıyoruz. Son üç yılı biz yaşadık ve bunu bu noktaya getirenler ile hep birlikte hesap sorabiliriz. Cizre'de yaşananlara sessiz kalınmamalıdır. Bu savaşı durduracak bir iradeye ihtiyaç vardır ve o irade de kadının vicdanıdır. Bugün Türk ile Kürt arasında bir savaş yoktur. Burada olan demokratik ulus diyenler ile ulus-devletçilik diyen, tekçilik diyenler arasındaki çatışmadır. O zaman Türk'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle bu savaşı durduracak bir kadın iradesi açığa çıkarılmalıdır" diye belirtti.
(ny/fk)

