BDP Kadın Meclisi: Her yerde alanlarda olacağız
14:51
JINHA
İSTANBUL- BDP İstanbul Kadın Meclisi ve DÖKH, artan kadına yönelik şiddetin kader olmadığına işaret ederek, "Kadına yönelik insanlık dışı davranışları, vahşeti nefretle kınıyoruz. Her yerde, alanlarda tepkimizi ortaya koymaya devam edeceğiz. Kadına yönelik şiddet davalarının takipçisi olacağız. Ataerkil devlet, ataerkil toplum, ataerkil hukuk erkekleri koruya dursun, biz kadınlar da ataerkil kurumlara karşı mücadele ederek her türlü şiddeti kabul etmeyeceğimizi ifade ediyoruz” dedi.
BDP İstanbul Kadın Meclisi ve Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Haftası kapsamında artan kadın cinayetlerine dikkat çekmek için il binasında basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına BDP İl Eş Başkanı Arife Çınar, BDP Kadın Meclisi Sözcüsü Semra Demir ve DÖKH aktivisiti Ayşe Karadağ katıldı. Basın açıklamasını okuyan Semra, AKP hükümetinin iktidara geldiği günden bu yana gerek çıkardığı yasalar gerekse de kadını eve hapseden uygulamalarıyla erkek egemen sistemi besleyen ve güçlendiren bir tutum izlediğini kaydetti. İktidarın politikaları nedeniyle kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığına işaret eden Semra, "Gördüğü şiddet sonucu devlet kurumlarına baş vuran kadınlara yaşatılan mağduriyet sonucu bu kadınlar şiddete uğrayarak öldürülmektedir. Hükümetin ve şu anda AKP'nin kurmak istediği toplum modeli kadına atfedilen rol ve misyon bu politikalarında kendini açık bir şekilde ifade etmektedir" ifadelerini kullandı.
‘Yaşanan kadın cinayetleri değil kadın kıyımıdır’
Semra, günde 5 kadının öldürüldüğü ve cinsel şiddetin yüzde 30, kadına yönelik şiddetin yüzde bin 400 artış gösterdiği bir ortamda kadın cinayetlerinin değil kadın kırımının yaşandığını söyleyerek, "Kadınları katleden erkekler ya hiç ceza almadan yada çok düşük cezalarla devletin desteğini almakta ve bu destek katliamlara yönelik caydırıcılık taşımayan tutum almakla beraber katliamların katlanarak devam etmesine her geçen gün artmasına neden olmaktadır” açıklamasını yaptı. İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde 1 Eylül günü eşi tarafından öldüren Nazliye Sincar ile Tuzla'da bir anne ile iki kızının öldürüldüğü olayı hatırlatan Semra "Bütün bunlar biz kadınlarca kıyameti koparma gerekçesidir" diye konuştu.
‘Kadınların intihar süsü verilerek nasıl öldürüldüklerini iyi biliyoruz’
İstanbul'da son zamanlarda kadınların intihar ettiğine dair haberler geldiğini söyleyen BDP Kadın Meclisi Sözcüsü Semra, "Biz kadınların intihar süsü verilerek nasıl öldürüldüklerini, katledildiklerini çok iyi biliyoruz. Ayrıca bu ülkede kadınlar sadece fiziksel şiddete maruz kalmıyor, psikolojik, sosyolojik, ideolojik, ekonomik, cinsel, duygusal şiddete de maruz kalıyor. Bugün ülkemizde siyasi-ideolojik düşüncelerinden dolayı zindanlarda olan kadınlar var. Ülkesine, toplumuna demokrasiyi getirmeye çalışan kadınlar katledildiler ve hala failleri bulunamadı. Bu da devlet şiddetidir” sözlerini ifade etti.
‘Hükümet insan yaşamını koruyabilmeli’
Hükümetin sert ve baskıcı tavrının toplumu dizayn etme amacı taşıdığını belirten Semra, Başbakanın "Kızlı erkekli aynı evde kalıyorlar" açıklamasını hatırlatarak, "Hükümet, insanların yaşamını kontrol etmek yerine, şiddet gören, taciz ve tecavüze uğrayan kadınların başvurularına cevap olmalı ve anında müdahale ederek cinayetleri engelleme pozisyonunda olmalıdır" dedi. BDP Kadın Meclisi Sözcüsü Semra, kadına yönelik şiddetin kader olmadığının altını çizerek, "Kadına yönelik bu insanlık dışı davranışları, vahşeti nefretle kınıyoruz. Her yerde, alanlarda tepkimizi ortaya koymaya devam edeceğiz, kadına yönelik şiddet davalarının takipçisi olacağız” diyerek, ataerkil devlet, ataerkil toplum, ataerkil hukuk erkekleri koruya dursun, biz kadınlar da ataerkil kurumlara karşı müdahale ederek her türlü şiddeti kabul etmeyeceğimizi ifade ediyoruz."
(ed-dc/mg)

