Botan'ın kalbi Cizre direnişe atıyor - İZLENİM

13:24
İZLENİM" class="social-twitter">

Zehra Doğan / JINHA

ŞIRNEK - Direnişin kalbi Cizira Botan bu gün 8'inci gününe giren sokağa çıkma yasağına rağmen mahallelerini terketmiyor. Sivil katliamın devam ettiği Cizre'de şu ana kadar Mehmet Emin Levent (19), kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren 2 yurttaş, Sait Çağdavul (19), Tahir Yaranmış (3 aylık bebek), Osman Çağı (18), Cemile Çağırga (15), İbrahim Çiçek (80 yaşında-kalp kırizi), Meryem Süne (53), Özgür Taşkın (18), Maşallah Edin (44), Zeynep Taşkın (18), Eşref Erden (65), Sürme Karane (60- kalp krizi), Muhammet Dikmen (70- kalp kırizi), Bünyamin İrci (15), Selman Ağar (10), Sait Maici (18) yaşamını yitirdi.

Günlerdir yazdığımız, elimizden geldiğince duyurmaya çalıştığımız Botan'ın kalbi Cizre'den tekrar tekrar yazıyor ve söylüyoruz: "Cizre'de büyük bir katliam planı var." Son 8 gündür gün geçmiyor ki, bir kişi katledilmesin, ağır yaralanmasın. Her sokak başlarının zırhlı araçlarla tutulduğu Cizre'nin özellikle Nur Mahallesi'nde yoğun bir bombardıman söz konusu. Her gün bir sivil yurttaşın katledildiği ilçede halk ise olası bir katliamın önüne geçmek adına sokakları terk etmiyor.

'Cizre bildiğiniz gibi değil'

Sokağın karşısına geçerken kucağında bebeğiyle yere yığılan 18 yaşındaki Zeynep Taşkın'nın vurulduğu gibi yere yığıldığı hemen ardından ağlayan bebeği kurtarmak adına büyük anne Maşallah Edin'in de oracıkta yere yığıldığı sokakta yaşanan korkudan saatlerce yerde iki kadın cansız yatarken, küçük bebeğin ağlama seslerine kimse cevap olamadığı korku dolu anların yaşandığı Cizre'de uzaktan ahkam kesen kolay cümlelerin yarattığı acıyı, bir de bölgede haber geçen muhabirlere sorun. Çünkü Cizre bildiğiniz gibi değil. Büyük bir saldırının altında yaşamaya direnen halkın Nur Mahallesi'ndeki barış direnişine tanıklık etmek adına mahalleye ulaşıyoruz.

'Kadınlar her şeye rağmen yaşamı ortaklaştırıyor'

Her sokakta katliam karşı direnen halkın komünleri kurulmuş durumda. Beline iple bağladıkları boş bidonlara vuran tek nizam bando grubu oluşturan yüzlerce çocuğun arasından evlerin avlusunda harıl harıl ekmek pişiren kadınlarla bir araya geliyoruz. Sokakta, ilk yardım çantaları kollarında 12-13 yaşlarındaki doktor edalı kız çocukları yaralılara koşuyor. Tüm dünyanın şokta olduğu yoğun patlamalara karşı dim dik ayakta durmayı 1990'lardan bu yana kendine gereklilik bilen Cizre halkının, savaşa karşı direniş refleksi bizleri şaşırtmıyor. Tüm ihtiyaçların komünal paylaşımla karşılandığı mahallede avluda ekmek pişiren kadınlarla bir araya geliyoruz.

Leyla'nın sesi

Kucağında 7 günlük bebeğiyle ateşin etrafında toplanıp şarkı söyleyen güzel sesli 19 yaşlarındaki Leyla, saldırıların ilk başladığı gün henüz zamanı gelmeden doğum yapmış. Bir adı dahi olmayan bebeğine bir işim koymanın içinden gelmediğini diyor Leyla. "Her şeyin son bulduğu anda o sevinçle aklıma ilk gelen ismi koyacağım kızıma, öyle bir işim olmalı ki her çağırdığımda serhildanın direniş kokusunu ilk günkü gibi almalıyım" diyen Leyla, sabahı zor getirdikleri zorlu şartlarda, halkı düşünmekten bebeğiyle ilgilenemediğini söylüyor ve ekliyor: " Oysa ilk bebeğim, ne büyük heyecanlar yaşıyordum hamileliğimde. Şimdi tek isteğim katliamın büyümeden son bulması."

Çamur suyu içmek zorunda kalan çocuklar...

Çocukların alkış ve zılgıtlarla kanalizasyon hattını kullanarak patlamaların en yoğun yaşandığı Özkan sokağa geçiyoruz. Çıkmamız için bize merdiven uzatan korkusuz annelerin yardımıyla sokağa ulaşıyoruz. Burada da aynı direniş manzarası, insanlar sokakta bulunan tek jeneratörle arabalarının deposundan çıkarttığı benzinle kuyudan su çıkarıyor. Çamurlu suyu içmek zorunda kalan çocukların ateşini dindirmek için biraz olsun temiz su sağlamaya çalışıyorlar. Yaşı ilerleyen anneler doğum yapan kadınların bulundukları sokaklara doğru koşarak, savaşın içinde dogan bebeklere merhaba diyor. Mahallede sokağa çıkma yasağından bu yana onlarca bebeğin doğduğunu öğreniyoruz.

Bahçeye ektiği sebzeleri bekliyor

Her gece bine yakın bomba atarın atıldığı, yüzlerce evin tarandığı Nur mahallesinde tüm bunlara karşı büyük bir direnç var. "Biz bu politikayı 1990'larda gördük" diyen mahalleliler daha önce deneyimlediği katliam saldırılarına karşı şimdi daha dirençli olduklarını söylüyor. Her geçen gün katledilen sivil yurttaşların sayısı arttığı ilçede moralini düşürmeyen halk, "Moralimizin düştüğü an, irademizin kırıldığı andır" diyerek savaş politikalarına karşı barış mücadelesine ilkesel yaklaşmak gerektiğini söylüyor. En büyük sorunun gıda eksikliği olduğu mahallede Cizreliler bu sorunu da çok önemli görmediklerini, "bahçemize diktigimiz sebzeler ha çıktı ha çıkacak" sözleriyle ifade ediyor.

Her gece 'bu geceyi anlatsak tamamdır' diyorlar

Akşam olunca sokaklar daha da kalabalıklaşıyor. Bir an olsun sokakları terketmeyen anneler evlerinin önünde yaktıkları ateşin etrafında Cizîra Botan stranları eşliğinde halaya duruyor, gençler ateşte pisirdikleri çayları dağıtırken her evde onlarca misafirin bulunduğu odalarda yaşlılar 1990 deneyimlerini anlatılarak gençlere moral veriliyor. Sokaklar ise daha bir hareketli, stranların tur döndüğü sokakta en büyük hareketlilik bomba atarların yoğunlaştığı anda daha bir gür sesle sloganlarını duyurmak adına tencere tavalara vurarak ses çıkarma eylemleri oluyor, her sloganlarında hedef alınarak aralanan yurttaşlara ise gönüllü doktorlar koşuyor. Saldırıların artmasıyla içeri koşturan halkı ise yine anneler evlerinden çıkararak ses çıkarma eylemlerine çıkarıyor, her sokakta küçük çaplı yürüyüşler düzenlenirken, teneke davullu küçük çocuklar patlama noktalarından geriye kalan parçaları topluyor. büyük patlamalar... Her gece bir önceki geceden daha da büyük patlamaların yaşandığı mahallede, mahallelilerin en meşhur sözü ise "Bu geceyi de atlattık mı her şey bitecek" oluyor.

Cizre'de selam var...

Morallerin bu kadar yüksek olmasındaki en büyük faktör de sırtlarına gıda malzemesi yukleyen binlerin Cizreye yürüyüşü. Saldırılara karşı ayakta durarak adını tarihe bir kez daha kazıyan Cizreliler, sokağa çıkma yasağının 8'inci gününe yeni bir direniş öyküsüyle giriyor. Mahallelerde boncuk tanesi gibi dökülen teneke davullu direnişçi çocukların Botan'ın kalbi Cizre'den tüm yoldaşlarına kucak dolusu direniş selamı var...

(fk)