Sur heyeti raporu: Sivil yurttaşlar hedef gözetilerek vuruldu
15:48
JINHA
AMED- Sur ilçesinde çıkan olaylarda meydana gelen yaşam hakkı ihlallerini yerinde inceleyen İHD, THİV ve Diyarbakır Tabip Odası'ndan oluşan heyet, inceleme çalışmalarını içeren raporu açıkladı. Raporda yer alan tespitlere göre, operasyon gerçekleştiren özel hareket timlerinin sivil yurttaşları hedef gözeterek vurduğu ve yaralı olmalarına rağmen hastaneye götürülmelerinin engellendiği kaydedildi. Heyet gerçekleşen sivil ölüm ve yaralanma olaylarına ilişkin, uluslararası kamuoyu ve insan hakları örgütlerinin hareket geçmesi için çağrıda bulundu.
Diyarbakır Merkez Sur ilçesinde 6 Eylül tarihinde çıkan olaylarda meydana gelen insan hakları ihlallerini yerinde incelemek ve raporlaştırmak amacıyla heyet oluşturan İHD Diyarbakır Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Diyarbakır Temsilciliği ve Diyarbakır Tabip Odası'ndan oluşan insan hakları heyeti, inceleme çalışmalarını içeren raporu açıkladı. İHD Diyarbakır Şubesi'nde düzenlenen toplantıya, İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, İHD MYK Üyesi Gamze Yalçın, THİV Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Cengiz Günay katıldı.
Uluslararası örgütlere Cizre için 'hareket geçin' çağrısı
Raporun açıklanmasından önce konuşan Raci, meydana gelen bu olaylarla ilgili inceleme çalışmalarında bulunmaya devam edeceklerini belirtti. Cizre'de yaşanan ölüm ve yaralanma olaylarına ilişkin tüm girişimlerine rağmen giremediklerini ve incelemelerde bulunamadıklarını belerten Raci, "Cizre'ye hiçbir şekilde giremedik. Görüşmelerimiz devam ediyor. İçişleri ve Adalet bakanlıkları, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Yapmış olduğumuz resmi başvurular var. Biz acil olarak Uluslararası Af Örgütü'ne, Avrupa Konseyi İnsan Hakları komiserlerine Cizre için acil harekete geçme çağrısında bulunuyoruz" dedi.
'Ölümlerden hükümet sorumludur'
İzne tabi olmayan Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nı Cizre'ye gidebileceğini belirten Raci, Cizre'de onlarca insanın yaşamını yitirdiğini söyleyerek,"Başbakan tek bir sivil ölmemiş diyorsa, bize izin versin, gidip bakalım kim ölmüş, kim kalmış! Şu saatten itibaren yaşanan tüm ölümlerden hükümet sorumludur. Bize izin versinler, gidelim. Canımız pahasına da olsa biz oraya gitmek istiyoruz" dedi.
'Sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir'
Raci'nin konuşmasının ardından Sur ilçesindeki incelemeye dair raporun ayrıntılarını paylaşan İHD MYK Üyesi Gamze Yalçın, heyet olarak tespitlerini şöyle sıraladı: "Diyarbakır ili Merkez Sur ilçesine bağlı Hasırlı Mahallesi Kurşunlu Camii civarında 06 Eylül 2015 tarihinde, Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) mensuplarınca polis ekiplerine yönelik roketli saldırı gerçekleştirilmiş, saldırı sonucu 2 Özel Harekat Polisi yaşamını yitirmiş, 3 polis memuru ise yaralanmıştır. Polis ekiplerine yönelik gerçekleşen saldırının ardından, Diyarbakır Valiliği tarafından Merkez Sur ilçesinde sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Sokağa çıkma yasağını takip eden saatler içersinde ilçe merkezinde, elektrik, su ve mobil telefon şebekelerinde kesinti yapılmış, zırhlı polis araçları ve Özel Harekat Timlerinin katılımıyla hava destekli bir operasyon gerçekleştirilmiştir" dedi.
'1'i gazeteci 5 sivil yurttaş, isabet eden kurşunlarla yaralanmıştır'
Gamze, operasyon hazırlıklarının sivil yurttaşların can ve mal güvenliğini dikkate alacak şekilde organize edilmediği, aksine operasyona iştirak eden güvenlik güçlerinin can ve mal güvenliğini tehdit edecek şekilde hareket ettiğini ve sivil yurttaşları hedef gözeterek yaraladığının tanık beyanları ile tespit edildiğini belirtti. Operasyon sırasından 1'i gazeteci 5 sivil yurttaşın isabet eden kurşunlar nedeniyle yaralandığını ifade eden Gamze, "Operasyon sırasında birçok yurttaşın ev ve işyerinin zarar gördüğü, birçok vatandaşın can ve mal güvenliklerinin bulunmaması nedeni ile evlerini ve işyerlerini terk ederek ilçe dışına çıkmak zorunda bırakıldığı, tanık beyanları ile tespit edilmiştir" dedi.
'Heyet olarak ilgili mülki amirlere hatırlatmak istiyoruz'
Güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu yaralana yurttaşların, can güvenliğinin bulunmaması nedeniyle sağlık hizmetine erişim hakkından mahrum bırakıldığı, yurttaşların evlerde tedavi gördüğü veya çevrede bulunan halk tarafından zor şartlar altında hastaneye yetiştirildiğinin tanık beyanları ile tespit edildiğini belirten Gamze, "Sağlık hizmetine erişim hakkının sokağa çıkma yasağı, sıkıyönetim veya OHAL ilanında dahi ayırım gözetmeksizin kullandırılması gerektiğini, ambulans, itfaiye ve belediyeye ait araçların halka hizmet vermekle yükümlü olduklarını, sağlık hizmetine erişim hakkının engellenemeyeceğini, heyet olarak ilgili mülki amirlere hatırlatmak istiyoruz" dedi.
'Sivil yurttaşlar hedef gözeterek vurulmuştur'
Gamze, operasyon sırasında polislerin suçlu- şüpheli- masum ayırımı yapmaksızın çevreye rast gele ateş açmasını ve sivili yurttaşları hedef gözeterek vurmasını, iç güvenlik paketi ile yürürlüğe giren yasaların güvenlik güçlerine ve mülki amirlere tanınan yetkilerin artırılmasının bir sonucu olarak sirayet ettiği kanaatine ulaşıldığını vurguladı.
'Olaylara ilişkin etkin soruşturma başlatılsın'
Gamze, olayların gerçekleşme sebebi ve oluş şekline bakmaksızın, sivilleri hedef alan ve yaşam hakkı ihlali başta olmak üzere ağır insan hakları ihlaline neden olan saldırıları kınadıklarını ifade ederek, heyetin, olayların bütün boyutları ile açığa çıkartılması amacıyla etkin bir soruşturma başlatılmasını talep ettiğini kaydetti.
Gamze raporda yer alan şu bilgileri verdi:
* Heyetimiz, operasyon sırasında ve sonrasında güvenlik güçlerinin sivil yurttaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden uygulamaları ile ilgili adli ve idari soruşturmaların derhal başlatılması ve bu soruşturmalar süresince ilgili personel ve amirlerinin açığa alınmasını önermektedir. Birçok eve isabet eden mühimmat parçalarının halen bile sokakta mahallede bulunduğu ve olayı soruşturmakla yükümlü olan savcılıklarca derhal delillerin toplanmasını, ayrıca önermektedir.
* Yapılan operasyonlar neticesinde heyetimizce yapılan gözlem ve incelemelerde, kişilerin konutlarında ciddi tahribatlar oluştuğu gözlemlenmiştir. Yapılan operasyon neticesinde kişilerin mülkiyetlerine ciddi zararlar verilerek Anayasanın 35. maddesi ihlal edilmiştir. Bu çerçevede kişilerin mülkiyet hakkına getirilen bu zararların derhal karşılanması gerekmektedir. Diyarbakır Valiliği tarafından bir zarar tespit komisyonu oluşturularak, olaylar sırasında yurttaşların yaşadığı maddi ve manevi mağduriyetleri karşılanmalıdır.
* Operasyon sırasında meydan gelen olaylar nedeniyle Surp Giragos Ermeni Kilisesinin camlarının kırıldığı, tabelasına kurşun isabet ettiği görülmüştür. Heyetimiz, kilise, sinagog gibi ibadethanelerin ve tarihi yapıların, devlet koruması altında olduğunu hatırlatır ve güvenlik önlemleri almaya davet etmektedir.
* Heyetimiz genel olarak çatışmalı süreç ile birlikte meydana gelen yaşam hakkı ihlallerindeki artışa dikkat çekmektedir. Bu sebeple seçim hükümetini güvenlik politikalarından bir an önce vazgeçmeye ve taraflara da diyalog ve müzakereye dönülmesi çağrısında bulunmaktadır.
(ny-zyd/gc)
