300 hukukçu Cizre'de işlenen savaş suçlarını tutanak altına alacak

09:32

Sarya Gözüoğlu / JINHA

AMED - Dün Cizre'ye doğru yola çıkan ve engellemelere rağmen Cizre'ye ulaşan 300 hukukçu, kentte 8 günlük abluka altında devletin işlediği tüm savaş suçlarını tutanak altına alacak. MHD Eşbaşkanı Gülşen Özbek, yaşam hakkını, barınma hakkını, beslenme hakkını hiçe sayan devletin Cizre'de BM İnsan Hakları Sözleşmesi ve AB İnsan Hakları Sözleşmesi'ni çiğnediğini belirterek, uluslararası ve ulusal mercilere başvuru yapacaklarını söyledi.

8 günlük ablukaya karşı tarihi bir direnişe ev sahipliği yapan Cizre'de sokağa çıkma yasağı kaldırıldı. Çocuklar ve yaşlılarından aralarında bulunduğu onlara kişinin katledildiği, yüzlerce kişinin yaralandığı evlerin yakıldığı kentte işlenen savaş suçlarını incelemek için hukukçular devreye girdi. Dün yola çıkan 300 avukat engellemelere rağmen Cizre'ye geldi. Hukukçuların kentte yapacağı çalışmaları aktaran Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Eş Başkanı Gülşen Özbek, yol boyunca yaşadıklarını "3 gün önce Heyetimiz Cizre'nin girişine kadar kolluğun kurmuş olduğu üç barikata takıldı. En son tali yolları kullanmak suretiyle ilçe girişine varabildik. İlçe girişi ve ilçeye giden yollarda kurulan barikatlar aslında ilçe içerisinde yaşanan vahameti anlatıyordu. Gıda taşıyan kamyonların dahi geçişi yasaklanmıştır. Yine Cizre'de Şırnak'ta sağlık görevlileri ile eczacılar günlerdir ilçeye alınmadığı ve bekletildiğini gözlemledik. Cizre'nin etrafı tel örgüler ile çevrilmiş. Tepe noktalara keskin nişancılar yerleştirilmişti" diye anlattı.

'Cizre halkının yaşam olanakları engellenmiş durumda'

Cizre'de kolluk görevlileri eliyle onlarca sivil yurttaşın katledildiğinin altını çizen Gülşen Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Birliği (AB) İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere tüm uluslararası sözleşmelerin devlet tarafından ayaklar altına alındığını söyledi. Gülşen, "Devletin Cizre'ye bu kadar yoğun saldırmasının temel nedeni de hâkim olan ulus devlet ideolojisinin hâkim kılma çabasıdır. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi Cizre halkının bu talebi karşısında devletin yaşamı kasteden bu uygulamaları BM sözleşmesine aykırılık taşımaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleinsan hakları sözleşmesine göre herkesin yaşam hakkı yasanın koruması altındadır. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimse kasten öldürülemez" dedi.

Gülşen, Devlet'in onlarca sivil yurttaşın yaşamına kastederek en temel ve korunması gereken en temel hakkı ihlal ettiğine vurgu yaptı.

'Tüm hukukçuları Cizre'ye gelmeye çağırıyoruz'

Devlet'in yurttaşların sokağa çıkmasını ve en temel gereksinimi engelleyerek aç ve susuz bırakarak suç işlediğini ve bu suçu işleme noktasında ısrarcı olduğunu vurgulayan Gülşen, "Cizre'de yaşanan insanlık trajedisi ve sonuçlarına karşı hukuk mücadelesini sürdüreceğiz. Hukukçular olarak yarın Cizre'ye kurulan barikatları aşarak insanlık dışı uygulamalar karşı Cizre'ye geldik. Cizre'de yaşanan halk ve hukuk mücadelesi için tüm hukukçuları Cizre'ye gelmeye çağırıyoruz" dedi.

Gülşen son olarak 300 avukatla Cizre'de işlenen savaş suçlarını belgeleyerek ulusal ve uluslararası mercilere başvuru yapacaklarını söyledi.

(sg/fk)