Cizreliler: Boyun eğmedik bu da size dert olsun...
12:15
JINHA
ŞIRNEX - Cizre'de abluka 8'inci gününde tüm kırılırken, yaşananların izlerini yerinde görmek için sokaklara çıktık. Tarihi direnişin öznesi kadınlar ve çocuklar, viraneye dönmüş mahallelerde direniş türküleriyle karşılıyor gelenleri. Top ve ağır taramalı silahlarla evinde geriye kalan eşyalarına sarılan Heybet Aslan, "Oysa ben bu evi hademelik yaparak zor koşullarda kazandığım parayla yapmıştım. Olsun boyun eğmedik ya bu dert onlara yeter" diyerek aslında tüm kentin ruh halini anlatıyor.
Türkiye tarihinin karanlık şiddet sayfalarına birinin daha eklendiği Cizira Botan sokağa çıkma yasağını 8'inci gününde destansı halk direnişiyle kırdı. Türkiye'nin dört bir yanından günlerdir Cizre'ye yürüyen binler yasağı direnişiyle kırarak onlarca sivil yurttaşın katledildiği ilçeye koştu. Nur mahallesi başta olmak üzere Yafes, Sur ve Cudi mahallelerinde ise geriye ağır silahların ve topların harabeye çevirdiği evler kaldı. 9 günlük sokağa çıkama yasağıyla abluka altına alınan ilçede korkusuz bir şekilde adını direnişiyle tarihe kazıyan Cizreliler "Her şeye rağmen direnişe devam" diyor.
Viran olmuş mahallede direnişin ilk kareleri
Özel harekat timleri tarafından adım başının kuşatıldığı Nur mahallesinde geriye kalanlar, şiddete karşı nasıl bir halk savunmasının sergilendiğini açıkça gösteriyor. Delik deşik edilen mahallede adım başı yerlere saçılan cam kırıntıları, binlerce boş kovan, hedef alınarak yere yığılan hayvanların cansız bedenleri, tehdit unsuru olarak görülen paramparça oyuncak bebekler ve yaşamını yitirenlerin ardından kalan koca anılar kaldı. Top atışlarıyla viran olmuş mahallende kameralarımıza konuşan yurttaşların en büyük tepki cümlesi ise "Erdoğan bir şeytan, onun Allah'ı da kitabı da iktidar hırsı" oluyor.
'İstemediğimiz bir hayatı yaşamak istediğimizdendir, öz yönetim ilanımız'
Top ve ağır taramalı silahlarla evinde geriye kalan eşyalarına sarılan Heybet Aslan, "Oysa ben bu evi hademelik yaparak kazandığım parayla yapmıştım. Olsun boyun eğmedik ya bu dert onlara yeter" diyor. Evinin bahçesine bir de küçük bir terzi dükkanı yaptıran Heybet'in dükkanından geriye silahların hedefiyle paramparça edilmiş ikinci el aldığını söylediği dikiş makinesinin kaldı. "Erdoğan benim dikiş makinemden ne istedi" diye haykıran heybet günlerdir yaşadığı acısını öfke dolu sözleriyle ifade eden Heybet, "Erdoğan Müslüman'ım diyor, o mu Müslüman? Peygamberler şehri Cizre'yi bu hale getiren bir şahsiyetin değil Müslümanlık, tarihin hiçbir diniyle alakası yok. Şimdi gel de bu ülkeye güven İktidarı şeytan olan bir ülkede yaşam cehennem azabı olur. İşte bu yüzden kendi inşa ettiğimiz bir yaşam istiyoruz, anladınız mı? Tüm dünya duysun istemediğimiz bir hayatı yaşamak istediğimizdendir, öz yönetim ilanımız" diye tüm dünyaya sesleniyor.
'Hayvanlar da mı terörist?'
Kameralarımızın kadrajına hoplayarak giren çocuklar Heybet'le konuşmamızı kesiyor. Çocuklar silahların hedefiyle yere yığılan kokmuş cansız ineği gösteriyor. "Abla bu da mı terörist?" diye soran çocuklar hayvanların telef olmasına bir türlü anlam veremiyor. Küçük Ali o anları şöyle anlatıyor: "Elimizden sadece tenekelere vurarak halaylar eşliğinde halka moral vermek geliyordu. Aslında mahallemizi biraz da biz kurtardık. Halka verdiğimiz moral sayesinde annelerimiz de kaçmaktansa, kalıp direnmeyi seçti."
10 yaşlarındaki bir çocuk ise damda beslediği güvercinlerin hepsinin açlık ve susuzluktan öldüğünü söylüyor. Küçük çocuk, "Erdoğan benim güvercinlerimden ne istedi. Benim tek mutluluğum güvercinlerimdi, şimdi o da yok. Her gün bir çocuk öldürülüyordu ama biz yine de moralimizi düşürmedik, bedenlerimizi saldırılara siper ettik. Evimi elimden geldiğince çalıştım ama tüm duvarlarımız yıkıldı" diyor.
'Kaçak saraya ateş düşsün'
"Erdoğan ateş senin de o kaçak sarayına düşsün" diye haykırarak parçalanmış eşyalarını toplayan Ayşe anne ise yaşadıklarını anlatıyor: "Her gün evlerimiz yakılıp yıkıldı. Bu talandır, başka da bir şey değil. Kış için sakladığımız, bin bir emekle ekip biçtiğimiz buğdaylarımız dahi ateşe verildi. Bunları yaşadıkça daha da dirençli olduk, artık ölmek var dönmek yok, gelsin canımızı da alsın. Cenazelerimizi günlerce yerden alamadık, hepsi kokuyor şimdi. Bu nasıl bir öfke, nasıl bir nefret? Ben bu devleti artık tanımıyorum, var mı ötesi ? Erdoğan'dan korkan onun gibi olsun, onun nefretine günlerdir tanık oluyoruz. Bize bir daha kardeşliğin masalını anlatmasın. O bu ülkenin Cumhurbaşkanı olamaz. Yüreği varsa gelsin buraya, onu paramparça edeceğim, nefret ediyorum ondan. Bu evleri halk komünleriyle tekra inşa edeceğiz, ölülerimizi gömeceğiz ama o bizim yüzümüze nasıl bakacak? Bir an önce bu iş çözülsün yoksa halkın öfkesi onu boğacak."
Savunma sürüyor
Kameralarımız kayıttayken polislerin geri çekilirken arkasında bıraktığı bombalar patlıyor. Birçok yurttaş ağı yaralanıyor, halkın kucağında ambulansı dahi çalışmayan ilçede kucaklanarak birçok doktorun korkudan kaçtığı hastanelere ulaştırılmak üzere hastanelere ulaştırılıyor. Kadrajımıza bacağı kopan çocuklar takılıyor. Mikrofonumuzu uzattığımız her yurttaştan ayrı bir trajedi, ayrı bir direniş hikayesi. Şimdi Cizre halkı Kürdistan'ın dört bir yanından akın eden binlerle kucaklaşıyor. Cizira Botan'da direnişçi halkın polislerin geride bıraktığı bombalara karşı savunma devam ediyor…
(ekip/fk)

