'Yapılanların hesabı hem hukuki hem siyasi anlamda sorulacaktır'
12:36
JINHA
ŞIRNEX - Günlerce sıkıyönetim altında katliamların yaşandığı Cizre'ye gelen HDP heyeti binlerce kişi tarafından karşılandı. Cizre'de 8 günde 23 sivilin katledildiği belirten HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Zulüm yaparsanız karşınızda direniş görürsünüz. Cizre halkı dimdik ayakta. Acılarıyla birlikte ayakta, katleden zihniyet neyi bitirdiniz? Yapılanların hesabı hem siyasi hem hukuki açıdan sorulacaktır" dedi.
HDP eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş 9 günlük direnişin ardından sokağa çıkma yasağının kalktığı Cizre'ye girdi. Özel harekât polislerinin çekilmesinin ardından mahallelerde yaşanan saldırılara ilişkin tablonun daha net biçimde görüldüğü kentte Nur Mahallesi'nde bulunan DBP ilçe binası önünde toplanan binlerce kişiye seslenen Selahattin, Cizre'de son dokuz günde 23 sivilin katledildiğini hatırlattı, operasyon talimatı verenlere "Cizre halkı dimdik ayakta. Acılarıyla birlikte ayakta, katleden zihniyet neyi bitirdiniz?" diye sordu. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş"Her şeye rağmen barış dediğimiz için aklını yitirmişler bunu hala teslimiyet ve çaresizlik olarak algılıyorlar. Halkın iradesini ve bu iradenin gücünü anlayamıyorlar. Sanıyorlar ki tankla, panzerle, halkın üstüne gidince irade ortadan kalkar. Gece gündür mahalleler bombalanınca Kürt sorunu çözülür. Türkiye Cumhuriyeti Devleti son 40 yılındaki bütün TC. başbakanları, genel kurmayları, cumhurbaşkanları hepsi denedi, hepsi tarih önünde mahcup oldu ama halk dimdik ayakta kaldı" dedi.
'Ankara'dan operasyon yapacağız diyenler, şimdi mutlu musunuz?'
Selahattin, "21. yüzyıl dünyasında Cizre'de halkın taleplerini, sosyal ve ekonomik isteklerini özyönetim isteğini, zulüm bitsin biz irade olmak istiyoruz söylemini tankla durdurabileceklerini sanıyorlar" dedi. Cizrelilerin binlerce yıldır yaşadıkları topraklarda kimliğiyle, kültürüyle, diliyle yakışır bir şekilde var olmak istediklerini kaydeden Selahattin şöyle devam etti: "Buna Kürt sorunu denildi. Binlerce yıldır burada yaşayan bir halkın iradesine saygınız varsa buralara 10 bin özel harekatçı göndermek yerine, tank tüfek göndermek yerine halkın temsilcileriyle görüşmelisiniz. Bu işler tankla değil, iki günlük müzakereyle çözülür. Bu katliamı yapmak yerine müzakere masası orada duruyor. Halk, Sayın Öcalan ve biz seçilmişler olarak hala barış istiyoruz, müzakere yapılması gerektiğini söylüyoruz. Ankara'da oturup operasyon yapacağız diyenler şimdi mutlu musunuz? Elinize ne geçti, ne kazandınız? Buralarda küçücük bebekler, büyük siviller katledildi. Bu zihniyet neyi çözdü, neyi bitirdiniz kendinizi bitirmek, insanlığınızı bitirmek dışında neyi bitirdiniz? Cizre iradesinin arkasında. Siz neyi bitirdiniz?"
'Sizin varlığınız bu ülke için en büyük tehlike'
Acıların ve yaraların taze olduğunu ifade eden Selahattin, "Türkiye'nin her tarafında acılar var, cenazeler var, ağlayan analar var. Bu ne kadar devam edecek, bunu ne kadar sürdürecekler? İşte bu Türkiye'de barış isteyenlerin sesinin güçlü çıkmasına bağlıdır. Cizre halkı savaş değil barıştan yanadır, Cizre'nin sesini batıdan duyarlarsa, sadece özgürce barış içerisinde yaşamak istediğni duyarlarsa ve barış çığlıkları batıdan gelirse bir tek gün sürdüremezler bu savaşı. Sanki Cizre halkı HDP'nin baskısı altındaymış da özel tim ekipleri de kurtarmaya gelmiş anlayışıyla bu süreci götüremezsiniz. Günlerdir size ulaşmaya çalışıyoruz. Heyetlerimizin Cizre'ye girişi engellendi. Cumhurbaşkanı heyetlerimiz için Cizre'deki vatandaşlarımızın huzurunu kaçırmak üzere yola çıktılar dedi. 10 gün boyunca insanların ekmek su almasına izin vermediniz. Bırakın sokağa çıkmayı pencereye balkona çıkanları vuracak kadar adileştiniz. Sizin varlığınız bu ülke için en büyük tehlike artık. Şuna emin olun, ne olursa olsun bize bıraktıkları infaz ve savaş politikalarına rağmen biz müzakere ve barış arayışından vazgeçmeyeceğiz. Bu bizim politikamız değil, bize dayatılan politika savaş politikasıdır. Ankara'da savaştan beslenen politikacılar kaybedecek. Cizre halkının etrafında tek vücut olan halkımız şunu bilsin: Kendi politikalarına her gün her dakika yenilip gidecekler, batacaklar. Bu savaş politikasında ilerledikçe batıyorlar. Yeter ki siz birliğinizi bozmayın, özgrlüğe ve barışa olan inancınızı yitirmeyin" şeklinde konuştu.
'Şırnak valisi Şırnak'ı temsil etmiyor, o görevden alınsın'
Silahların susması ve savaş politikalarının son bulması için siyasiler olarak tüm görevlerini yerine getirecekleri vurgusu yapan Selahattin, "Biz en önde olacağız siz direndikçe. 10 gündür Cizre'yi ablukaya alıp Gazze'den beter hale getirmekten yetinmiyor bir de halkın iradesiyle seçilmiş eş başkanı görevden alıyorlar. Şırnak valisini görevden almalılar. Şırnak'ı temsil etmeyen asıl Şırnak valisidir. Halk kendi meclisleri, seçilmişleri ile kendini yönetsin. Atanan İçişleri Bakanı seçilmiş bir eş başkanı görevden alıyor. Bu anlayışın değişmesi lazım. Burada seçilmişlere yetki verildi. Kendi sorunlarını kendileri çözebilirler, kendi su sorunun, elektrik, işsizlik sorununu çözebilirler. Parçalanmadan bir arada yaşayabilirler. Tankla topla geri adım attırmaya çalışmayın, halk geri adım atmaz. Allah her zaman mazlumdan yana olacak, her zaman mazlumla er ya da geç zalim karşısında kazanmıştır. Kürt halkı da sonunda kazanacaktır. Sokağa çıkma yasağı kaldırıldı ama halkın üzerindeki baskı hala devam ediyor. Bütün sorunları çözmek için halkın seçilmişleri olarak görüşmelere açığız. Bizimle diyalog kurmak isteyen herkese kapımız açık. Ama ben diyalogla değil silahla çözerim diyosanız 10 gündür silahla çözmeye çalıştınız ama Cizre halkı daha da bütünleşerek sokaklara aktı" dedi.
'Zulüm yaparsanız karşınızda direniş görürsünüz'
Selahattin konuşmasına şöyle devam etti: "Yaşattığınız bütün sıkıntı ve zorlukları biliyoruz. 10 gündür vekillerimiz bize rapor ettiler, hepsi elimizde. Şu dakikadan itibaren yaralarınızı sarmaya çalışacağız. Yaşam ve direniş iç içe olacak. Buralarda bütün mahalleleri inşa edeceğiz. Üstünüze gelmeye çalışan silahla, tankla, topla biz kendi vicdanımızla direneceğiz. En büyük gücümüz halkın beraberliğidir. Biz sadece topraklarımızda zulüm istemiyoruz. Zulüm yaparsanız karşınızda direniş görürsünüz. Çok sayıda vekil ve belediye eş başkanlarımız sizinle beraber olacak. Her konuda elimizden gelen gayreti göstereceğiz. 2015 yılında 120 bin insanın yaşadığı Cizre'yi hapishaneye çevirebileceklerini gösterdiler. Biz bunu asla unutmayacağız. Siyasi açıdan da hukuki açıdan da bunun hesabını soracağız. Ey başbakan, içişleri bakanı, vali, 1 Kasım'dan sonra zorla elde ettiğiniz, gasp ettiğiniz o mevkiler elinizden kayıp gidecek. Geçici hükümetiniz kalmayacak, demokratik hükümeti kuracağız. O zaman hesap vermeye başlayacaksınız. Şırnak valisi; öldürülenlerin hesabını vereceksiniz. AKP zulüm hükümeti gidecek. Zulüm yapan kim varsa hesap verecek. 10 gün boyunca zulme karşı bu kahramanca direnişinizle bizler onur duyuyoruz."
(ekip/şö/fk)

