Cumartesi Anneleri: '12 Eylül bitti' diyenler Cizre'ye baksın

14:21

JINHA

İSTANBUL - Cumartesi Anneleri adalet arayışlarının 546'ıncı haftasında 12 Eylül darbesinin kaybettiği canları andı. Kayıp yakınları, "Bugün o kadar çok Kenan Evren var k, o kadar çok Mehmet Ağar var ki, o kadar çok katil var ki her gün daha çok görüyoruz" dedi.

Cumartesi Anneleri'nin "failler belli kayıplar nerede" sloganıyla her hafta düzenlediği oturma eylemi 546'ıncı haftasında Galatasaray Meydanı'nda gerçekleştirildi. Eylemde kayıplarının fotoğrafları ve adalet arayışlarının simgesi olan kırmızı karanfiller taşındı. Cumartesi Anneleri eylemlerinde bu hafta 12 Eylül 1980 darbesi sonrası gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sordu. İlk olarak söz alan Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır, 12 Eylül'ü demokrasinin darbeci generaller tarafından askıya alındığı hatta yok edildiği bir gün olarak tanımlayarak, Cemil Kırbayır'ın gözaltına alınış sürecini anlattı.

Cemil Kırbayır'ın 8 Ekim 1980'de işkence sonucu katledildiğini dile getiren Mikail, "Katledilişinin ardından 35 yıl geçti. O günden itibaren kalan ömrümü Cemil Kırbayır'ın yaşatılmasına, demokrasiye, eşitliğe ve özgürlüğe adadım" dedi. Mikail, yürütülen kirli savaşın kazananın olmayacağını ve bu savaşın bir an önce durmaması halinde kimsenin birbirine başsağlığı dilemeyeceğini ifade ederek, "Ancak ve ancak emperyalistler birbirlerine geçmiş olsun diyecekler. Acılar ayrı, diller ayrı, gözlerinin yaşı aynı renk" diye konuştu. Galatasaray Meydanı'nda olmalarını "mozaik"e benzeten Mikail, "Elinizi tetikten çekin. Durdurun bu kanı" şeklinde konuştu.

'Artık yeter, edî bese'

Mikail Kırbayır'ın ardından konuşan kaybedilen Nurettin Yedigöl'ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, 12 Eylül'ü kabuk "bağlamayan yara, dinmeyen acı, bitmeyen evlat özlemi" olarak nitelendirerek, bugün yaşanan sürecin ise 12 Eylül'ü aratmadığını dile getirdi. Kaybedilen Hayrettin Eren'in kardeşi İkbal Eren ise, 12 Eylül'ü idam olduğunu ifade ederek, "Bugün o kadar çok Kenan Evren var k, o kadar çok Mehmet Ağar var ki, o kadar çok katil var ki her gün daha çok görüyoruz" dedi. Hayrettin Eren'in bir diğer kardeşi Faruk Eren, toprağa atacak kemikler aradıklarını söyleyerek, "Artık yeter, edî bese" ifadesini kullandı.

'Hükümet 12 Eylül zihniyetini terk etsin'

Basın açıklamasını okuyan İnsan Hakları Savunucusu Ümit Tekay Dişli, devleti yönetenlerin 12 Eylül'ün mirasını sahiplendikçe 12 Eylül'ün yaşayacağını dile getirerek, "Bu gün karanlık tarihimizin en karanlık dönemeçlerinden 12 Eylül askeri darbesinin 35'inci yılı. İktidar değişse de 12 Eylül rejimi; hukukuyla, kurumlarıyla devam etti. 12 Eylül rejimi; hak taleplerini devlet terörü ile bastıran faşizan yaklaşımıyla devam etti" şeklinde konuştu.

"12 Eylül bitti diyenler Cizre'ye baksın" diyen Ümit, bugün yürütülen uygulamaların 12 Eylül uygulamalarının bile daha gerisinde olduğunu ifade ederek, Cizre'de yaşananların insanlık değerlerine ve vekiller şahsında demokratik siyasete saldırı olduğunu söyledi. 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenlerin akıbetlerini açıklanmasını talep ettiklerini söyleyen Ümit, "12 Eylül'de kaybedilenlerin failleri ve 12 Eylül'ün tüm aktörleri evrensel hukuka uygun bir biçimde uygulansın. Hükümet 12 Eylül zihniyetini terk etsin" ifadelerini kullandı.

Açıklamanın ardından eylem sona erdi.

(en-mı/dc/fk)