'Gavur İzmir' yanalı 93 yıl oldu
09:00
Ceren Karlıdağ/ JINHA
İZMİR - 1922 İzmir Yangını'nın dan bu zamana 93 yıl geçti. Yağmalarla, yıkımlarla, yangınlarla "Gâvurlardan" temizlenen İzmir'i kimin yaktığı hala tartışma konusu olurken yangında yitip giden canlar, hayaller ve geçmişten bahsedilmiyor. Ama geriye bıraktığı zihniyet bu gün farklı halklara yapılanlar devam ediyor.
İzmir ( Smyrna-Samornia ) M.Ö 3000 yıllarında Lelegler tarafından bugünkü Bayraklı yakınında bulunan Tepekule mevkiinde kuruluyor. Tarih boyunca Hitit, Frig, İonlar gibi farklı medeniyetlere yurt olan İzmir'in Osmanlı İmparatorluğu ile imtihanı ise 500 yıl kadar sürüyor. Pek çok medeniyetin var oluş ve yok oluş aşamalarının tanığı olan İzmir hala pek çok etnik köken ve inanışı içinde barındıran bir kültür mozaiği konumunda.
'180 bin kişi yaşamını yitirdi'
Bu kültür mozaiğine karşı yapılan en büyük ve en "Yakıcı" tahribat ise 13-14 Eylül 1922 tarihinde yaşandı. 13 Eylül'de pek çok noktada başlayan, 14 Eylül'de rüzgarın etkisi ile şiddetlenen ve 18 Eylül'de söndürülebilen yangının ardından geriye; yangında yok olup giden hayatlar, ana yurtları cehenneme dönen yersiz yurtsuz Rumlar ve Ermeniler kaldı. Kaynaklara göre yangında yaklaşık 2,6 milyon metrekarelik bir alan, 25 bin ev, işyeri, kilise, hastane, fabrika, depo, otel ve lokanta yok oldu. Türk ordularının önünden İzmir'e doğru sürülen 500 bine yakın Rum ve Ermeni'den ancak 320 bininin gemilerle tahliye edilebildi, geri kalan 180 bin kişi yangın sırasında çeşitli biçimlerde yaşamını yitirdi.
'Türkleri cezalandırmak isteyenler?'
Yangının kim veya kimler tarafından çıkarıldığı kaynaktan kaynağa farklılıklar gösterirken, o günden bugüne 'acaba'larla dolu zihinler kaldı. Türk kaynaklarına göre yangını Rumlar ve Ermeniler İzmir'i terk ederken şehri Türklere bırakmak istemedikleri ve şehri yakarak Türkleri cezalandırmak istedikleri için çıkardı. Kaynakların dediğini doğru varsaysak bile Türkler'in sormaktan korktuğu soru kim yüzlerce yıl yaşadığı topraklardan zorla göç ettirilirken sadece el sallayarak gider?
Mustafa Kemal: Evet! Yansın ve yıkılsın
Belki de bu sorunun yanıtı ve yangını kimin çıkarmış olabileceği dönemin gazetecilerinden Falih Rıfkı Atay'ın şu itiraflarında gizli "İzmir'i niçin yakıyorduk? Kordon konakları, oteller ve gazinolar kalırsa, azınlıklardan kurtulamayacağımızdan mı korkuyorduk?" Mustafa Kemal'in yaveri Salih Bozok ise, 30 Ocak 1939 tarihli Cumhuriyet gazetesinde İzmir yandığı sırada Mustafa Kemal'in tavrını şu hatıralarla kaleme alıyor "Yangın bütün dehşetiyle sürüyordu. Kordon Boyu ve bugün fuarın yer aldığı alan alevler içindeydi. Mustafa Kemal Latife'ye sordu 'Bu yangın yerinde size ait emlak var mıydı?' Latife, 'Emlakimizin mühim bir kısmı yanan sahadadır' demiş ve heyecanla eklemişti 'Paşam isterse hepsi yansın. Yeter ki siz sağ olun. Bu mesut günleri gören insanlar için malın ne kıymeti olur? Memleket kurtuldu ya. İleride olanları yeniden ve daha mükemmel bir surette yaptırırız.' Bu cevap Mustafa Kemal'in çok hoşuna gitmişti. 'Evet! Yansın ve yıkılsın' dedi. 'Hepsinin telafisi mümkündür…'
1922 İzmir Yangını hala hesaplaşılamayan, tabu haline gelen ve konuşulamayan konulardan biridir. Yangından sonra büyüyen İzmirli çocukların anılarında "Biz hep yangın yerlerinde oyunlar oynardık" cümleleri ile kalan, şanlı tarih kitaplarına "Yunanlıları denize döktük" efsaneleri ile işlenen, cumhuriyet öncesi son katliamlardan biri.
'Rumlar'ın kovulduğu yere Suriyeliler de giremiyor'
Yangının ana merkezlerinden olan dönemin Rum mahalleri ise bugün İzmir Fuarı olarak biliniyor. O Rum Mahallesi'nde kurulan Enternasyonal Fuarı'nda ise yok olup giden kültürlerden bahsedilmeden 84 yıldır onur konuğu ülkeler davet edilerek farklı kültürler tanıtılıyor. Bir de son günlerde fuar kapısında Suriye' de ki savaştan kaçıp gelmiş mültecileri görmeniz mümkün. 93 yıl önce Rum ve Ermeniler için yangın yeri olan o alana başka bir yangın yerinden kaçıp gelen savaş mağdurları ise alınmıyor.
"Bu kentte fuarlar yapın sergiler açın", yağmalayarak kovulan Rumlar'ın, Ermeniler'in, başka bir bir yağmadan kaçıp gelen Suriyeliler'in giremeyeceği fuarlar.
(fk)

