'Artık tüm dünya Erdoğan'ı bebek katili olarak biliyor'
09:08
JINHA
ŞIRNEX - Cizre'de 9 gün süren abluka ve direnişin tanığı olan HDP'li vekiller, "Orada siviller ölmedi" diyenlere cevap veriyor: "Gelin bu halkla konuşun ne oluyor ne istiyorlar. Bu savaşı gelin Kürdistan halkına sorun Cizre halkına sorun siz burada halkın nefretinden başka bir şey kazanmadınız." Günlerdir süren sivil katliamda yaşamını yitiren çocuklara dikkat çeken vekiller, "Şimdi tüm dünya Erdoğan'ı bebek katili olarak biliyor" dedi.
Şırnak'ın Cizre ilçesinde 9 gün süren polis-asker ablukası ve buna karşı halkın direnişi tarihteki yerini şimdiden aldı. Bir yandan direnen bir şehir ve ona destek verenler diğer yandan ise "Orada siviller öldürülmedi" diyen iktidar sahipleri. Onca fotoğraf ve tanıklığa rağmen Başbakan Ahmet Davutoğlu milyonlarca insanın karşısına geçip "Orada siviller öldürülmedi" dedi. Başbakan'a birini elden cevap veren Cizre'de ablukanın tanığı HDP'li kadın vekiller Aycan İmrez, Sibel Yiğitalp, Gülseren Yıldırım ve Cizre Kent Meclisi Eşbaşkanı Asya Yüksel, kentte gördüklerini JINHA'ya anlattı.
'Manzara karşısında şok olduk'
"Kente girdiğimizde gördüğümüz manzara karşısında insanlığımızdan utandık" diyen Sibel, "Buradaki insanların her şeye karşı mücadele azmini gördük. Çok şey yaşadık. O insanların ölülerini kokmaması için verdiği mücadeleyi gördük. Soğuk hava depoların da buzdolaplarında gördük savaşın kirli yüzünü bütün çıplaklığıyla gördük. Defalarca hastaneyi aradık cenazeleri çıkarmak için fakat hiçbir şekilde buna izin verilmedi artık çok zorlama sonucu cenazeleri mahalleden çıkarttık" diye konuştu. Kendisinin de özel hareket polislerinin saldırısına maruz kaldığını belirten Sibel, "Sokağa çıkma yasağını kaldırmak üzere vekillerle konuşurken bir anda özel harekat polisleri tarafından tarandık. Bir akrep bizi duvara yapıştırıp ateş açtı. Biz canımızı kurtardık ama bu esnada bir aileye saldırdılar. Oraya gittiğimizde gelin ve kaynananın öldüğünü gördük. Bir küçük çocuk annesinin altında kalmıştı. Tüm aile yaralıydı. Genç kadın bahçede bebeğine sıkılan kurşuna karşı onu korurken katledilmişti. Bunların hepsini gördük ve kaydettik. Başbakan milyonların gözünün içine baka baka yalan söylüyor. Madem kendilerine güveniyorlardı gelip şehri görselerdi. Gelin bu halkla konuşun ne oluyor ne istiyorlar 40 yıldır yaşanan bu savaşı gelin Kürdistan halkına sorun Cizre halkına sorun siz burada halkın nefretinden başka bir şey kazanmadınız" dedi. Sibel abluka ve katliamın faillerinin er yada geç hesap vereceğini söyledi.
'Başaramadılar'
HDP'li vekil Gülseren Yıldırım'da ablukanın ikinci gününde kente girenlerden. 7 gün boyunca kentte yaşadıklarını görmeyen Türk medyasının birilerinin uşaklığını yaptığını kaydeden Gülser, "Biz yedi gündür buradayız 9 gün bu faşist uygulama yapıldı çok şeye tanık olduk. Burada yok sayma politikası yok etme politikası uygulandı. Fakat Türk medyasına baktığımızda bunlardan eser yoktu. Bu medyayı izlediğimizde insanlığımızdan utandık. Bu vicdan meselesi ahlak meselesi. Fakat burada bu yok edilmeye çalışıldı. Ama başaramadılar" diye kaydetti.
'İradeyi yok etmeye çalıştılar'
Ahmet Davutoğlu'nun 'siviller katledilmemiştir' sözlerini hatırlatan Gülseren," Başbakan buradaki iradeyi yok saymaya çalıştı. Keskin nişancılarıyla özel harekat polisleri ile burada Kürt gençlerini çocuklarını öldürdü. Filistinli çocuklar için göz yaşı döken başbakan cumhurbaşkanı neden bunları inkar ediyor. 'Siviller katledilmedi' diyor. Eğer öyle bir şey yoksa neden yasağı kaldırmıyorsun buraya buradaki katliamın tek sorumlusu sizsiniz. Cumhurbaşkanı Erdoğan kaç yıl önce diyordu ki bir dili yok saymak bir toplumu yok saymaktır. Fakat sen bu toplumu tank toplarla yok etmeye çalıştın ve istediği şey ya siz Kürtler köle olacaksınız ya da yok olacaksınız. Bu gün burada yaşatılanların sorumlusu sensin. Kürt halkı sadece burada ibaret değildir sen bu halkla barış içinde yaşamak istiyorsan savaşla değil barışla bunu yapmak zorundasın, Cizre'nin etrafını tanklarla toplarla çevirerek Kürt halkının iradesini yok edemesin" diye belirtti.
'AKP her şeye rağmen kaybetti'
7 Haziran seçimleri sonrasında HDP'nin barajı geçmesinden sonra AKP hükümetinin süreci bozduğunu ifade eden HDP'li vekil Aycan İrmez, "Onlarca insanımız yaşamını yitirdi. AKP hükümeti bu halkın hiçbir zaman yılmayacağını anladığı an, Cizre'de sokağa çıkma yasağı ilan etti. Hiçbir hukuki gerekçesi olmamasına rağmen böyle bir karar alındı ama yine de kaybetti. Hükümet yetkililerin tersi yönünde söyledikleri de hiçbir şekilde kabul edilemez. Özellikle HDP heyetini eleştirmesi, halkın huzurunu kaçırdığımızı söylemesi kabul edilemez. Çünkü biz Cizre'ye geldiğimiz de halk huzur buldu. HDP'de onların siyasi iradesidir. Hükümetin insanlık dışı açıklamalarını kamuoyu da farkında, bu anlamda birbirimizi sahiplenerek mücadeleye devam edeceğiz" dedi.
'Taşla saldırana taşla cevap verilir'
Cizre'de yaşananlar ile ilgili yetkililerle görüşmek istediklerini, ancak hiçbir yetkililerin kendilerini dikkate almadığını ifade eden Aycan şöyle devam etti: "Vali ve kaymakam hiçbir şekilde telefonlarımıza çıkmadı. Halkta bunun artık görüyor. Halkın siyasi iradesini tanımayan bir devlet var karşımızda. Ya bizi tanıyacaksınız, ya bizi tanıyacaksınız. Çünkü halkın iradesini tanımayanlara, halk cevabını verecektir. Kürt halkı barışı her zaman istiyor. Umarız yaptıklarının farkına varırlar ve buna göre adım atarlar. Yoksa Kürt halkı tıpkı 90'larda ki gibi direniş gösterecek. Yoksa bu halk cevabını verecektir. Hukukta da bu böyledir, sana taşla saldırana sen de taşla saldırırsın." Aycan son olarak hükümetin tüm dünyanın gözünde siyasi karizmasının çöktüğünü kaydederek, "Şimdi tüm dünya Erdoğan'ı bebek katili olarak biliyor" diye kaydetti.
'AKP'yi zılgıtlarımızla yendik'
Cizre Kent Meclisi Eşbaşkanı Asya Yüksel adını Cizre berxwedanına kazıyan kadınlardan. tanklara ve toplara karşı verilen mücadelede Rojava gibi Cizre'de de kadınlar öncülüğünde bir direniş sergilendiğini söyledi. AKP'nin akla gele bilecek tüm planlarını Cizre üzerinden uyguladığını söyleyen Asya, "Kenti siz de gördünüz, 9 gün boyunca tam anlamıyla kurşun yağmuruna tutulduk. Ama bütün bunlara karşı tek silahımız kadınların zılgıtıydı, AKP'yi zılgıtlarımızla yendik. Sadece ben değil, Cizira Botan şahsında Kürdistan'ın zulümkarlara boyun eğmeyeceğinin dersini verdik" diye konuştu.
'Ceplerini düşünenlere karşı mücadeleye devam'
Kürt halkının gayet insani olan kendi kendini yönetmeyi istediğini ve bunun önüne geçilmesinin bir hak ihlali olacağını söyleyen Asya, "Kürt halkı devletlere karşı, kendi kendini yönetmeyi istiyor. İktidarın halkı yönetmesinden se, halkın iktidarı yönetmeyi, kararların halk tarafından verilmesini istiyor. Kendi komünlerini kurarak sınıfsal uçurumu ortadan kaldırmayı, halkın haberi olmadan hiçbir harcamanın yapılmadığı bir yönetim şekli istiyor. Bu tür bir yapı, devlete zarardan çok yarar sağlayacakken, egemenlerin buna karşı durması bizleri şaşırtmıyor. Halk yerine ceplerini düşünen yapıya karşı halkın mücadelesi kaçınılmazdır" dedi.
'Durmak yok, mücadeleye devam'
"Cizreli gençlerin direnişi önünde saygıyla eğiliyorum" diye konuşmasını sürdüren Asya, Kürt kadın olarak gençlerin saldırılara karşı verdiği mücadeleden onur duyduğunu söyledi. Asya konuşmasına devamla şu sözleri ekledi: "Belli ki bu saldırılar devam edecek. Bu anlamda kendi komünlerimizi oluşturmaya devam edeceğiz. Sağlık, ekonomi, eğitim ve daha birçok alanda 8 ilke üzerinde durarak çalışmalarımıza devam edeceğiz."
(ekip/fk)

