Cizre'de katletilenlerin yakınları anlattı: Ölülerimiz yerden alamadık

13:00

JINHA

ŞIRNEX - "Devlet terörün ta kendisidir" diyen Cizre'de katledilenlerin yakınları hükümete öfke kusuyor. Evde ve camide yakınlarının cenazelerinin çürümesine rağmen her gün sokağa çıkıp barış demeye devam ettiklerini söyleyen anneler, "Çocuklarımızın cenazelerini dahi defnedemedik, ağlayamadık, evden çıkamadık, başımıza gelen vahşeti hiç unutmayacağız. Halk olarak bunların hesabını soracağız elbet" diyor.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde özel harekat timlerince katledilen sivillerin cenazeleri şimdi binlerin katılımıyla defnediliyor. Her sokak başında hala sıkıyönetimi aratmayan uygulamalardan zırhlı araçların bulunduğu Cizre'de yaşam hala eskiye dönmezken, her evden bir ağıt yükseliyor. Katledilenlerin ailelerine uzattığımız her mikrofona anneler ağıt yakarak hükümete öfke kusuyor. Bunlardan biri de İdil Caddesi'ne konuşlandırılan kobra tipi zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu Nur Mahallesi'nde katledilen 19 yaşındaki Sait Çağdavul'un annesi. "Oğlumun cenazesinin üzerinde dahi doya doya ağıt yakamadım" diyen anne Gurbet Çağdavul, yaşadıkları korku dolu anların şu ana kadar korku filmlerinde dahi işlenmediğini söylüyor.

'Hesabını soracağım'

Havuz medyası tarafından, "terörist öldürüldü" haberlerine öfke duyduğunu söyleyen Gurbet, oğlunun he r çocuk gibi hayalleri olan mutlu bir çocuk olduğunu söyledi. "Sait daha çok küçüktü" diyen Gurbet, şimdi kendisine kanla sadece Sait'e ait kanlı kıyafetlerin olduğunu dile getirdi. Oğlunun son anlarını anlatan Gurbet, "Sait her zamanki gibi gülerek evden çıktı. O çok neşeli bir çocuktu, arkadaşları onu çok severdi. Herkesin moral kaynağıydı. Sokağa çıkama yasağının başladığı günlerde bu günlerin bir an önce biteceğini ve bu yüzden hiçbir zaman moralimizin düşmemesi gerektiğini söylerdi" diye anlattı. Sait'in çok esprili bir genç olduğunu söyleyen Gurbet, "Her şeye şaka gözüyle bakıyordu. Onun başına gelenler şaka gibi, hala inanamıyorum, sanki şimdi kalkacak ve yine şaka yaparak bana gülecek" diye konuştu. Yaşadıkları hak ihlalinin hesabını sorma umudunun dahi kalmadığını söyleyen Gurbet," Öyle bir ülkedeyiz ki oğluma bunları yapanlara karşı hiçbir hukuk mücadelesinin sonuçlandırıla bileceğini düşünmüyorum. Oğlum saatlerce yerde cansız kaldı, cenazesini dahi alamadık. Günlerce camide kalktı, cesedi koktu, başımıza bunları getirenlerin hesabını hep birlikte soracağız" dedi.

'Oğlumun katledildiği gün evim tarandı'

Saldırıların başladığı ilk gün katledilen Mehmet Emin Levent'in annesi Şemse Levent, oğlunun katledildiği aynı gün evlerinin delik deşik edildiğini anlattı. Şemse o günleri şöyle anlattı: "Oğlum katledildiği gün evim tarandı, onu yerden alamadık, evden çığlıklarım yükseldi, kimse imdadıma dahi koşamadı. Evimin her tarafı keskin nişancılar tarafından ablukaya alındı. Kimse feryadıma ulaşamıyordu. Her yer savaş alanı gibiydi. Zaten ne olursa biz garibanların başına geliyor. Biz garibanlar her şeyin cefasını çekiyoruz. Günlerce aç susuz şekilde evde ağladım, oğlumun cenazesi elektiriği suyu olmayan camide çürüdü. Cenazesi yürüyüşle çıkartırıldı, ona dahi katılamadım. Sonra hemen evimize bitişi olan kaynımın evinin duvarından kaynım balyozla delik açtı ve ben oradan kaynımın evine geçtim. Günlerce bir banyoda 20 kişi kaldık. Bunlar unutulur mu zannediyorsunuz, bunlar unutulmaz. Kürt halkı bunların hiçbir zaman utmayacak. Artık kimse bize kardeşlikten söz etmesin."

'Devlet teröristin ta kendisidir'

Yine Nur mahallesinde kapının önünde katledilen Eşref Erdin'in kızı Rahmet Erdin, babasının olay günü kapının önünde katledildiğini ve cenazesini evde tuttuklarını söyledi. "Elinde silahı dahi olmayan bir Kürt her zaman terörist sayıldı. Hepimiz devletin gözünde teröristiz" diyen Rahmet, katliamların "terörist" maskesiyle üzerinin kapatıldığını kaydetti. Rahmet, "Babanızın cenazesinin gözlerinizin önünde günlerce bekletildiğini düşünün, kendinizi nasıl hissedersiniz? İşte ben de böyle günler yaşadım. Babamın katledilmesine rağmen, yine her gece sokağa çıkıp barış diye haykırdım. İşte biz böyle bir halkız, her şeye rağmen barışı isteyen bu halk değil, bu devlet teröristin ta kendisidir" diye konuştu.

(zd-pk/fk)