Ruken Yetişkin: Halkla birlikte yeni bir yaşamı yaratacağız

08:54

Hicret ÇİFTÇİ/JINHA


COLEMÊRG - “KCK” operasyonları adı altında tutuklanan ve Adalet Bakanlığı tarafından görevinden alınan Gever eski Belediye Başkanı Ruken Yetişkin, kazandığı ön seçimle tekrar aday… Gever’de halkla birlikte yeni bir yaşamın temellerini atacaklarını söyleyen Ruken, “Kadınlara yönelik projelerimizi hızlandıracağız. Büyük bir ovaya ve verimli topraklara sahip Gever’de patates üretimini ve buğday ekimini tekrar hayata geçireceğiz. Kültürel faaliyetlerimizi Anadilde yapacağız. Çalışma sistemimiz dünyaya örnek bir sistemdir. Bizim çalışmalarımızda kadın, gençlik ve halk öndedir. Bunlar olduğu zaman başarıda olacaktır” dedi.


2009 yılında yapılan yerel seçimlerden sonra Yüksekova Belediye Başkanı olan Ruken Yetişkin, 2004 yılında İstanbul’da “KCK” operasyonları adı altında tutuklanmıştı. Adalet Bakanlığı tarafından görevinden alınan Ruken, iki yıllık cezaevi sürecinin ardından tekrar Yüksekova Belediye Başkanlığı için ön seçimi kazandı. Konuya ilişkin görüştüğümüz Yüksekova Belediye Başkan Aday’ı Ruken Yetişkin, Gever’de ikinci defa aday olarak gösterilmekten büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek, Gever’e ilk geldiğinde gördüğü sahiplenmeyi tekrar yaşadığını söyledi. İlk olarak Gever’de belediye başkanlığı yürüttüğünü ancak egemen sistemin buna tahammül göstermediğini söyleyen Ruken, sistemin bu yönelimi ile kendilerinin halkla olan iletişimleri arasında kopukluk yaratılmak istendiğini vurguladı.


‘Yarım kalan projelerimizi tamamlayacağız’


Cezaevinden çıktıktan sonra tekrar Gever’e döndüğünü kaydeden Ruken, halk arasında büyük bir sahiplenmenin olduğunu ifade etti. Belediye başkanlığına başladığında belli başlı bazı projeler hazırladıklarını ancak tutuklamalardan dolayı yarım kaldığını vurgulayan Ruken, yaptıkları projeleri tamamlamak istediklerini dile getirerek, “Sadece mesele projeleri tamamlamakta değil. Kadın, erkek, çocuk, gençler hep birlikte çalışma sözümüz vardı. Gever’de yeni bir yaşamın adımlarını atacağımızı söyledik. Yani halkımızla birlikte Demokratik Özerkliğin yayılmasını gerçekleştirecektik” dedi. Direniş açısından Gever’in bölgenin örnek kentlerinden biri olduğunu söyleyen Ruken, demokratik özerklik açısından da bölgenin örnek bir yer olmasını istediklerini söyledi. Ruken, yeni bir yaşamın inşasını halk ile paylaştıklarını dile getirdi. Yürüttükleri sistemin dünyaya örnek bir sistem olduğunu kaydeden Ruken, “Bizim çalışmalarımızda kadın, gençlik ve halk öndedir. Bunlar olduğu zaman başarıda olacaktır” sözlerine yer verdi.


‘Kadınlara yönelik çalışmalarımızı hızlandıracağız’


Tutuklanmadan önce kadın çalışmalarını yürüttüklerini ancak yerine erkek bir başkanın geçmesinin çalışmaların yarıda kalmasına neden olduğunu söyleyen Ruken, kadın çalışmalarının ilerlemesi için çalışmaları hızlandıracaklarını belirtti. Kadın emeğinin görülmesi için toplumun her alanına kadının yer alması gerektiğine vurgu yapan Ruken, “Kadın emekçidir. Çok büyük acılarda yaşıyor ancak yaşamın içinde görülmüyor. Biz bunun kırılmasını istiyoruz. Herkes kadının, yaşamın güzelleştiren olduğunu, yaşımın düzenleyicisi olduğunu görmelidir” diye belirtti. Uzun bir süredir kadın kooperatifleri kurduklarını kaydeden Ruken, kültür, sanat, tarım ve hayvancılık üzerine çalışmalar yürütmek istediklerini ancak yaptıkları iki projenin arazinin olmamasından kaynaklı iptal edildiğini söyledi. Sonrasında süt ve süt ürünleri üretimi sağlayacak bir fabrika arazisinin temin edildiğini dile getiren Ruken, şimdi ellerinde elli koyunun mevcut olduğunu ancak bu sayının yeterli olmadığını sayıyı arttıracaklarını kaydetti.


Değirmenler tekrar dönecek…


Önümüzdeki süreçte yapmak istedikleri projeleri sıralayan Ruken, Gever’in büyük bir ovaya ve verimli topraklara sahip olduğunu belirterek, burada üretilecek patateslerin Gever’de büyük bir geçim kaynağı sağlayacağını ifade etti. Üretilecek patateslerin sadece Colemêrg,, Çelê, Şemzînan ve beldelerde satılması durumunda Gever’de ekonomik anlamda bir rahatlamanın oluşturacağını sözlerine ekleyen Ruken, Gever’e patatesin Batı’dan, Erdiş’ten ve İran’dan geldiğini ancak projelerini gerçekleştirirlerse artık böyle bir şeye ihtiyaç duyulmayacağını ifade etti. Ruken, bunun yanı sıra buğday ekiminin yapılmasıyla birlikte değirmenlerin tekrar hayata geçirilebileceğine vurgu yaptı. Bunun örneklerinin Bitlis’te yaşandığını ve ekonomik anlamda büyük bir katkı sağladığına dikkat çeken Ruken, bu projelerle birlikte kadınları hem iş yaşamına katmak hem de yoğun yaşanan işsizliğin önüne geçmek istediklerini dile getirdi.


‘Kültürel faaliyetlerimiz Anadilde olacak’


Gever’in dışarıdan zengin göründüğünü ancak yoksul halkın çok fazla olduğuna işaret eden Ruken, “Nedeni ise halkın köyleri yakılmış, yaylaları yasaklanmış ve bakılacak hayvan bırakılmamış bu topraklarda. Eskiden Gever’de bulunan hayvancılık bütün Türkiye’ye yetiyormuş. İran, Irak gibi ülkelere ihraç bile yapılırken şimdi bakılacak hayvan yok. Buradaki insanlar mecbur köylerini, yaylarını bırakıp Gever’de yaşamak zorunda bırakılmış” dedi. Eskiden insanların İran’a gidip eşya getirdiklerini ancak şimdi sınır kapısının halka belirli saatlerde açıldığına dikkat çeken Ruken, bunu da kayıtlı bazı şirketlerin gerçekleştirebildiğini ve bu yüzden kente tarım ve hayvancılığın geliştirilmesinin zorunlu bir durum olduğunu kaydetti. Gever’in hem alt yapı hem de sosyal aktiviteler açısından da eksiklik yaşadığına değinen Ruken, yüz bin nüfusluk bir yerde hala sinema ve tiyatro salonunun olmadığının bundan sonra yapılacak olan kültürel faaliyetlerin de anadilde yapılmasının önemli olduğunu dile getirdi.


‘Biz siyasete başlarken aşiretçiliği bitirerek başladık’


Siyasete ilk girdiklerinde kadınların karşılaştıkları sorunlara değinen Ruken, “Bize gidin evinizde ekmek, yemek pişirip çocuk doğurun dediler. Bizde onlara dedik ki biz hem evimizin işini hem siyaseti, belediye başkanlığını hem de muhtarlık da yapabiliriz. Bir halkın öncülüğünü de yapabiliriz” dedi. Gever’e ilk geldiğinde karşılaştığı bir durumu anlatan Ruken, “Bana bir erkek, ‘sende nasıl bir cesaret var. Bu nasıl bir özgüvendir. Gever gibi aşiret yapısı olan bir yerde, ben belediye başkanı olacağım diyorsun’ dedi. Bende biz siyasete başlarken aşiretçiliği bitirerek başladık. Biz halk dedik. Aşiret, köy, şehir ya da aile demedik” diye belirtti. Bir halkın bağımsızlığını sağlarken cinsiyet ayrımının da bitimi olmasını istediklerini dile getiren Ruken, cinsiyet ayrımının sadece bölgede ve Türkiye’de değil bütün dünya da bitirmek istediklerini kaydetti.


‘Bugünümü Kürt özgürlük hareketine borçluyum’


Kürt kadınlarının yerel yönetimlerde önce üç kadın olarak başladıklarını ancak şimdi 23’e yükselttiklerini dile getiren Ruken, bazı bölgelerde halkın özellikle kadın belediye başkanı istediklerini ifade etti. Kadınların daha iyi bir çalışma yürüttüğünü belirten Ruken, bu durumun kadınların gelişimi açısından mutluluk verici bir durum olduğunu kaydetti. Ruken, “Her ne kadar erkek arkadaşlarımız demokrat olduklarını söyleseler de söz konusu kadın olunca feodal yanlarını kıramıyorlar. Çünkü bazı sohbetlerde, tartışmalarda neden bu kadar çok kadın diyende oluyor” sözlerini belirten Ruken, “Bu günü 30 yıl öncesiyle kıyasladığımızda kadınların irade sahibi olması açısından arada büyük uçurumlar var.  Ben ev kadını idim, eşime itiyat ediyordum. Ama bugün erkekle yürüyor ve milyonların karşısında siyaset yürütüyorum. Bunu da Kürt özgürlük hareketine borçluyum” diyerek, konuşmasını sonlandırdı.


 


(hç/mg)