Newroz Kampı'nda yeni yaşamın temelleri atılıyor
09:00
Ruşen Binici/JINHA
DERİK - DAIŞ çetelerinin Şengal'e yönelik katliam ve saldırılarından dolayı bir kısmı Newroz Kampı'na yerleşen Êzidî kadınlar için yeni bir yaşamın temelleri atılıyor. Hem ideolojik olarak hem de askeri olarak eğitim alan kadınlar, gelişebilecek saldırılara karşı artık daha güçlü.
DAIŞ çeteleri tarafından 3 Temmuz 2014 yılında Şengal'e yönelik saldırıda binlerce Êzidî katledildi, binlerce kadın ve çocuk kaçırıldı ve binlercesi de saldırı ve katliamlardan dolayı göç etmek zorunda kaldı. Êzidîlerin bir kısmı Rojava'da bulunan Newroz Kampı'na yerleşti. Kampa yerleşen Êzidîler için Rojava'da bulunan bir çok kurum ve kuruluş halkın daha iyi bir yaşam yaşayabilmesi için kolları sıvadı. Kamp Yönetiminde yer alan Pelda Çiya, kampta yürüttükleri çalışmalara ilişkin ajansımıza bilgi verdi.
'Birçok konuda eğitimler veriliyor'
Pelda konuşmasında kampta bir sistem oluşturulması için kurumlaşma çalışmaları yürütüldüğünü belirterek, "Bilgi iletişim, belediye çalışmalarını yürüten hizmet, maliye komitesi, arşiv ve basın komiteleri oluşturuluyor. Bu kurumlardan bir de yönetim oluşturuldu ve çalışmalar koordineli bir şekilde yapılıyor. Geçtiğimiz yıl yapılan seçimlerle tamamı kadınlardan oluşan 9 kişi meclis olarak belirlendi. Bu meclis içerisinde de kimi çalışma bölümleri oluşturuldu. Bu meclise bağlı olarak toplumsal, okul, kültür-sanat, dikiş yeri, gençlik çalışmaları ve kadın çalışmaları yürütülüyor. Hem örgütsel olarak hem eğitim ve mesleki olarak birçok çalışma yürüttük. Bu kampta özerklik sisteminin temeli atılıyor" dedi.
'Kadınlar artık hesap soruyor'
Pelda, toplumun bilinçlenmesi için ilk önce kadının kendisini tanıması gerektiğini söyleyerek, "Çünkü Êzidî toplumu içerisinde kadının rolü çok önemlidir. Kadınlar sadece ev içerisinde ev işleri ve çocuk bakımıyla sınırlandırılmıştı, kadınların yaşadıkları sorunlar ev içinde kalıyordu. Bu durum kadınların geri geleneksel ölçülerle karşılaştığı ve içinde boğuldu bir durumdu. Şimdi bu durum aşılıyor. Bir erkek, bir kadına haksızlık yaptığı zaman kadınlar kendi haklarını arıyor. Hesap sorma bilinci geliştirildi, bu da önemli bir gelişimdir. Binlerce kişinin katledildiği o fermandan sonra, binlerce kadın kaçırıldı ve şimdi DAİŞ elindedirler. Bu durum kadınları çok etkiledi. Ancak şimdi artık yavaş yavaş bu atlatılıyor. Örneğin ilk zamanlarda kadınlar çadırlarından çıkmıyordu. Ancak şimdi dışarıya çıkıyorlar ve bu durum da toplumda bir gelişim yaratıyor" diye konuştu.
'Kadınlar saldırılara karşı özsavunma eğitimleri alıyor'
Kadınların toplum içerisindeki konumlarını öğrendiklerini ve kendi sorunlarını çözdüklerini ifade eden Pelda sözlerine şöyle devam etti: "Kadınların birbirlerini anlamaları ve psikolojilerinin düzelmesi için büyük bir ilgi gösteriliyor. Anlayış açısından da gelişiyorlar. Şengal'de Êzidî kadınların kendilerini savunma anlayışı yoktu. Çünkü bu durum erkeklerin işi olarak görülüyordu. Eskiden Kürt halkında nasıl ki bu anlayış vardıysa Êzidî toplumunda da bu anlayış mevcut. Ancak şimdi kadınlar kendilerini savunmak için öz savunma eğitimleri alıyorlar. Kadınlar kendilerini her yönüyle geliştirmek istiyor. Kadınların fikri ve fiziki eğitimleri de kadınlar tarafından yapılıyor. Yine gençlik kolları da bulunuyor. Bu alanda da genç kadınlar örgütleniyor ve onların sorunlarıyla ilgileniliyor. Bu çalışma bir süredir yürütülüyor. Gençler bir süre önce kendi konferanslarını gerçekleştirdi. Bu konferansta da kendi meclislerini ve komitelerini oluşturdular."
Yeni bir kamp hazırlığı var
Êzidî halkının tam olarak yeterli düzeyde olmasa da önemli bir gelişim sağladığını sözlerine ekleyen Pelda, "Êzidîlerde ulusal bilinç çok fazla gelişmemiş, bu bilincin gelişmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Çalışmalar zahmetli olsa da sonuç alınıyor. Burada dikiş yeri de açtık ve bunu büyütmek ve bir vakfa dönüştürmek istiyoruz. Bunun için de Rojava Kadın Vakfı'nın yardımları oldu, kimi psikologlar gönderildi. Seminerler verildi. Yeni bir kamp oluşturmak için hazırlıklarımız var. Çünkü bu kamp ilk oluşturulduğunda bir taraftan ambargo bir taraftan da savaş vardı. Şimdi kendi koşullarımıza göre yeni bir yer yapıyoruz. Alt yapısının da olduğu ve daha sağlıklı bir kamp yapıyoruz. Yine su için de yeni bir sistem oluşturuluyor, biz şimdi tankerlerle suyu dağıtıyoruz. Çadırların altını çimento yapmak istiyoruz. Zaten kadın konferansı hazırlığımız var. Kadın çalışmalarını daha güçlü bir hale getirmeyi amaçlıyoruz" dedi.
(za/şg/mg)
