'Kadın sorunu ulusal sorundan önce çözülmesi gereken bir sorundur'
09:08
Handan Tufan - Mizgin Tabu/JINHA
AMED - Ulus devlet sisteminde kadının sistemin bir aracı olarak kullanıldığını belirten Prof. Dr. Nadje Al-Ali, "Kadın sorunu ulusal sorundan daha önemli ve öncelikli çözülmesi gereken bir sorundur. Kürt kadın hareketinin farklı bir yapı olduğunun farkındayım. Farklı kadınsal örgütlenmenin olduğunu, kadın haklarında ilerlemenin de ulusal kimlik mücadelesi kadar hatta ondan daha öncelikli olduğu düşüncesindeyim" dedi.
Ortadoğu'da Kadın ve Toplumsal Cinsiyet çalışmalarında uzman olan School of Oriental and African Studies'te (Doğu ve Afrika Çalışmaları Okulu) öğretim üyesi olan Prof. Dr. Nadje Al-Ali, Ortadoğu'daki kadın sorununa ilişkin araştırmalarını ajansımıza değerlendirdi. 20 yıldır feminist hareket içerisinde çalışma yürüttüğünü ifade eden Nadje, kadınların yeşeren barış umutlarını yerinde incelemek için bölgeye geldiğini anlattı. Daha çok Mısır ve Irak Kürdistan'ındaki kadın hareketleri üzerine çalışma yaptığını ifade eden Nadje, "Bu son dönemde özellikle 'Türkiye'de Rojava'da meydana gelen Kürt kadın hareketi ve bunun barışa etkisi nasıl olur' sorusunu yerinde incelemek için buradayım" diye belirtti.
'Kadın sorunun çözülmeden toplumsal sorunlar çözülemez'
Irak ve Mısır örneklerine bakıldığı zaman, bölgelerde önce ulusal sorunun çözümü meselesinin var olduğuna değinen Nadje, "Ulusal sorunun çözülmesi ile birlikte daha sonra kadın sorunu çözülmesi ikinci plan olarak düşünülüyor. Özellikle Mısır hareketinden sonra orada ulusal kararlar öncelikli olarak ön plana konuldu. Bu kadın sorununu çözmeye yarayan bir durum değil. Kadın sorunu ulusal sorundan daha önemli ve öncelikli çözülmesi gereken bir sorundur. Toplumdaki kadın sorunu çözülmeden, bir toplumsal sorunu bir siyasal sorunu çözmekte zordur. Bunun için ben oradaki tartışmalarda siyasal kavramın öncelikle olmasına katılmıyorum. Kürt kadın hareketinin farklı bir yapı olduğunun farkındayım. Farklı kadınsal örgütlenmenin olduğunu, kadın haklarında ilerlemenin de ulusal kimlik mücadelesi kadar hatta ondan daha öncelikli olduğu düşüncesindeyim" dedi.
Devlet kadına kendi çıkarları doğrultusunda haklar veriyor'
Irak, Türkiye ve Tunus'taki kadın hareketlerinde benzerliklerin olduğuna değinen Najde şöyle devam etti: "Oradaki kadın haklarında devletten gelen bir yapı var. 70'lerdeki Irak örneğinde Saddam'ın ilk ortaya çıkışında daha çok modern bir görüntü çizmeye çalışan bir lider. Şah rejiminde de benzerlikler görebiliyoruz. Tunus'ta aynı durum söz konusu. Devlet kendi çıkarı doğrultusunda haklar veriyor. Atatürk'te de benzer durum var. Bu her zaman kötü bir şey değil. Ama bunu topluma irdelemediğiniz zaman, belli bir süre sonra bozulmalar geri dönüşler ve baskıları görebiliyoruz. Devletin bir rejimi haline gelmesi kötü bir şey. Sorun kadını obje olarak kullanılmasına nasıl engel olabiliriz. Belki onu kurtardıktan sonra haklarında bahsedebilmemiz mümkün olabilir."
'Ulus devlet kadını bir sistem olarak kullanıyor'
Ulus devlet sisteminde kadının sistemin aracı olarak kullanıldığına işaret eden Najde, "Kadına verdiği bir hak yok. Kadın onun dışarıdaki yüzünü oluşturuyor. Onun yerine gelen başka bir yapı geldiği zaman bu kez farklı bir durum oluyor. Aslında kadınlara bürokratik sistemde kullanılan bir prosedür gibi görüyorlar. Tabi buda ciddi haklarını etkileyebiliyor. Kadının devlet sisteminden nasıl kurtarabiliriz? Bu kurtarılamadığı süre içinde her türlü harekete sorunlar ortaya çıkabiliyor. Sonraki dönemlerde geri dönüşler ortaya çıkabiliyor. Görselde verilmiş gibi görünen haklar bir anda alınabiliyor. Sadece kötü örnekler yok. Önemli gelişmeler var. Örneğin Mısır'a baktığımız zaman Filistin'e baktığımız zaman Irak'a baktığımız zaman çok ciddi kadın hareketleri söz konusu. Orada özellikle genç erkeklerde de değişimler söz konusu. Şimdi artık sokaklarda genç erkeklerde kadınlarla birlikte onların hakları konusunda bir mücadele veriyor" şeklinde konuştu.
'Kürt özgürlük hareketi birçok yeni unsuru barındırıyor'
Saha çalışmasını Kuzeydeki Kürt kadın mücadelesini algılamak için yaptığını dile getiren Nadje, "Politikada kadın ve erkek arasındaki eşitliğin sağlanmış olması, liderlik seviyesinde eşitliğin sağlanması topluma nasıl yansıyor. Gündelik hayata nasıl yansıyor. Üst tabakada görsel olarak yapılan değişiklikler önemlidir ama onu toplumun derinliği noktasında inmesi, orada kabul görmesi önemlidir. Bunu izlemek için buradayız" dedi. Kürt kadın özgürlük mücadelesinin dünya çapında farklı bir hareket olduğunu hatırlatan Nadje, "Birçok yeni unsurları barındırdığı muhakkaktır. Ama ileride nasıl olacak? Şimdi bir karşı atak var. Devletin baskısı hareketi nasıl etkileyecek" diye belirtti.
'Şuanda silahların sesleri altında bu görüşmeyi yapıyoruz'
Barış kavramının sadece silahların susması olmadığına değinen Nadje, "Özellikle kadın çerçevesinde düşündüğünüz zaman, kadına yönelik şiddetin her boyutuyla durması veya değişmesi anlamına geliyor. Kadının pozisyonunun algılamak ya da barışın ne anlama geldiğini öğrenmek için toplumsal dönüşüm nasıl sağlana biliri araştırmak için buradayız. Ama böyle bir ortam beklemiyorduk. Bu projeye başladığımız zaman daha bir sakin ortam söz konusuydu. Şuanda silahların sesleri altında bu görüşmeyi yapıyoruz" diye belirtti.
'Dört parçada farklı örgütlenme var'
Dört parça Kürdistan'da kadın mücadelesini ele alan Nadje son olarak şunları belirtti: "Dört farklı mücadeleyle karşı karşıyayız. Irak Kürdistan'ında baktığımız zaman kadınların daha farklı bir yapısı var. Şuanda çok fazla aktif değiller. Daha çok evlerine kapanmış durumdalar. Buna karşı ciddi bir hareket var. Irak'ın diğer bölgeleri ile karşılaştırdığımız zaman çok daha olumlu bir Kürt kadın hareketi olduğunu söyleyebiliriz. Ama şuanda devletin büyük yansımalarını görebiliyoruz. Rojava ise çok farklı bir hareket var. Rojava'da çıkan hareket dünyayı etkileyen bir hareket. Şuanda orada halen bir savaş var. Sonuçları ne olur birlikte göreceğiz. Ciddi ve farklı bir mücadele olduğunu da net olarak söyleyebiliriz. Kuzey de bir kaç ay önce farklı bir durum söz konusuydu. Umut veren bir durum söz konusuydu. Şimdi toplumda bir şiddet söz konusu. Bunun farklı sonuçları olacaktır. Burada uygulanan farkı kota sistemi olsun, eş başkanlık olsun, bunlara özellikle Kürt özgürlük mücadelesinin verdiği destek olsun bunların hepsi olumlu durumlar. İran'da ise daha az örgütlenmiş bir yapı var. Ama orayı da Kuzey'deki ve Rojava'daki örgütlenme etkiyecektir."
(mg)
