Özgür basın çalışanları basına yönelik sansürü protesto etti

19:29

JINHA

İZMİR - İzmir'de bulunan özgür basın çalışanları, son dönemde AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın basın üzerindeki sansür politikaları ile gazetecilere yönelik artan şiddeti düzenlediği basın açıklamasıyla protesto etti.

İzmir'de bulunan özgür basın çalışanları, son dönemde AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın basın üzerindeki sansür politikalarına dikkat çekmek ve gazetecilere yönelik artan şiddeti protesto etmek için basın açıklaması düzenledi. Basın emekçilerinin yanı sıra çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de katıldığı açıklamada, "Sansüre karşı dayanışmaya" yazılı pankart ile "Susmadık, susmayacağız", "Sansüre hayır" ve "TİB elini basından çek" yazılı dövizler taşınarak, sık sık "Özgür basın susturulamaz" sloganları atıldı.

Grup adına açıklama yapan Jin Haber Ajansı (JINHA) Muhabiri Ceren Karlıdağ, 24 Temmuz tarihinden bu yana en az 8 ilde 100 bölgenin özel güvenlik bölgesi olarak ilan edildiğini, birçok il, ilçe ve köyde katliam planlarının devreye sokulduğuna dikkat çekti. Ceren, bununla beraber, aralarında Sendika.Org, ANF, ANHA, Rojnews, Yüksekova Haber, Özgür Gündem, BestaNûçe ve DİHA gibi muhalif basın kurumlarının bulunduğu 103 ajans ve internet sitesinin sansüre maruz kaldığını söyledi.

'25 Temmuz'dan beri 17 kez sansür'

DİHA’nın internet sitesinin 25 Temmuz’dan bu yana 17 kez sansüre uğradığını ve halen de sansüre uğramaya devam ettiğinin altını çizen Ceren, "Başbakan yardımcısı Bülent Arınç Evrensel ve Özgür Gündem gazetelerini açıkça hedef gösterdi. Son olarak Nokta Dergisi’ne baskın yapılarak Erdoğan’ın selfie çeken fotoğrafını kullandığı için dergi hakkında toplatılma kararı verildi. Yine bu süreçte 20 gazeteci işten atıldı, 9’u polis tarafından, 10 kişi darp edildi. Erdoğan’ın Dağlıca açıklamasını yayınlayan Hürriyet Gazetesi iki gün üst üste AKP’lilerce tekbir sesleri eşliğinde basıldı. Gazete binasına zarar verilerek çalışanları darp edildi. Tüm bunlar gösteriyor ki, özgür basın sadece yargı ve sansür yoluyla değil, fiili saldırılarla da susturulmak istenmektedir. Bu saldırı, iktidarda kalmak için savaş çıkarmayı, bombalar patlatmayı göze alan faşist bir iktidarın halkın haber alma hakkına saldırısıdır" diye konuştu.

‘Sansüre boyun eğmeyeceğiz’

Gazeteciler olarak saldırılar karşısında geri adım atmayacaklarını ve mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayan Ceren son olarak şöyle konuştu: "Bizler özgür basının emekçileri olarak tarafsızlık safsatasının birer piyonu değil halkın yanında, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yanında yer aldık, ezene karşı ezilenin, yalana karşı gerçeğin yanında taraf olduk. Olmaya da devam edeceğiz. Bizler kalemi ve fikri özgür gazeteciler olarak AKP’ye bir kez daha sesleniyoruz. Sansürüne boyun eğmeyeceğiz, gerçekleri söylemeye devam edeceğiz. Dün olduğu gibi bugün de, yarın da, gazetelerimiz kapanırsa kitaplarda, kitaplar yakılırsa filmlerde, filmler yasaklanırsa sokak duvarlarında bildiğimizi söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Mücadele sürdükçe özgür basın da varlığını sürdürecek, yazacak, çizecek, susmayacak! Bu nedenle herkesi sansüre karşı dayanışmaya çağırıyoruz."


(dc)