'Türkiye'nin en batısından Kürdistan'a savaş durdurulmalı'

09:03

Öykü Dilara Keskin / JINHA

İSTANBUL - Kürdistan'da yaşanan katliamlara ilişkin konuşan LGBTİ aktivisti Giray Poyraz, "Bu savaş herkesin sorunudur. Bugün demokrasiyle mücadele günüdür. Türkiye'nin en batısından Kürdistan'a kadar herkes ses çıkarmalı ve bu savaşı durdurmalı" dedi.

Kürt halkına ve HDP'ye yönelik başlatılan saldırılara karşı toplumun her kesiminden barış sesleri yükseltilirken, LGBTİ örgütleri de katliamların sona ermesi için mücadele veriyor. "Öteki" olarak görülen LGBTİ örgütleri, Kürt halkının yanında olarak, savaş sesini sonlandırıp, barış çığlıklarının duyulmasını istiyor.

LGBTİ aktivisti Giray Poyraz, Kürdistan'da yaşanan katliamın tarihinin önceden belirlendiğini dile getirerek, "Seçimlerden önce bunun 'iç savaş' yasasıyla zeminini oluşturdu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın izlediği yolda Türkiye ve Kürdistan halkını kapsayacak çıkışının AKP'yi gerileteceğinin farkındalardı bu nedenle saldırılar gelişti" dedi. Barış isteyen annelere bile müdahale edildiğini ifade eden Giray, "Davutoğlu onların yaralarını sardıklarını söylüyor. Sen yaraları biber gazı ve copla mı sarıyorsun?" diye sordu. Diyarbakır'da 5 Haziran günü gerçekleşen bombalı saldırıyı hatırlatan Giray, "Seçimlerde sosyal medyada gördük yaralılar hastaneden çıkıp oy kullanmaya gittiler bu halkın büyük bir tepkisiydi aslında. Kürdistan'da asimilasyon politikaları o gün o acilde son buldu" diye konuştu.

'Karşımızda onurlu bir düşman yok'

"Cumhurbaşkanı çıkıp bir toplantıda 'size radyo, televizyon verdik, OHAL'ı kaldırdık, bizden neyiniz eksik' diyor. Bizim Uğur Kaymaz'ımız, Ceylan Önkol'umuz, Berkin Elvan'ımız, Roboski'deki 34 canımız eksik. O kadar insan boşu boşuna dağa çıkmadı" diyen Giray, Suruç katliamının devlet destekli olduğunu ve savaş konseptinin katliamın ardından sokulduğunu dile getirdi. Giray, "Bu katliamda amaçları, devrimcileri, sosyalistleri Kürt halkını sokağa dökmek içindi. Artık halk savaş istemiyor, barış istiyor. Çok geçmeden AKP bir gecede savaş politikasını çıkardı. Ertesi gün Kandil bombalandı. Burada da bir alçaklık var, senin muhatabın PKK ise oradaki sivillerden ne istedin karşımızda onurlu bir düşman yok" diye konuştu.

'Ölen insanlar mezarlıktan dinlemeyecek TRT 6'yı'

"Kürdistan'da çocuklar katlediliyor, Varto'da bir kadın gerilla erk sistemi tarafından işkenceye maruz kaldı. 90'lı yıllarda da aynı şekilde fotoğraflar paylaşılıyordu. Yaşananlar aynı şeyler, sen neyin sürecinden hangi somut adımdan bahsediyorsun. Ölen insanlar mezarlıktan dinleyemeyecek TRT 6'yı, bu halk ölüyor senin açtığın kanalı kim izleyecek?" diye soran Giray, "Saray çıkarları için de süreci bitirdi. Kürt halkı acımasız bir şekilde katlediliyor. Silvan'da halk keskin nişancılara hedef olmamak için perde çekti vurulmamak için, Silopi'de evinin damında uyuyan bir kadın katledildi, bir çocuk ise yaralandı. Bu nasıl bir vicdansızlıktır" şeklinde tepkisini dile getirdi.

'Kürdistan'a düşen ateş İstanbul'a da düşer'

AKP'nin Kürdistan'ı savaşa sürükleyerek, seçimleri kazanmayı hedeflediğini belirten Giray, "Artık sen Kürdistan'ın ağzını kapamasan, Türkiye'den isyanlar gelecek. Halklar artık gerçeklerin farkında. 2 Kasım'da geldiler, halkların karşısında hiçbir güç duramayacak 1 Kasım'da da gidecekler" dedi. Türkiye'nin her yerinden yaşanan savaşa tepki gösterilmesi gerektiğini kaydeden Giray, "Bu savaş herkesin sorunudur. Bugün demokrasiyle mücadele günüdür. Türkiye'nin en batısından Kürdistan'a kadar herkes ses çıkarmalı bu savaşı durdurmalı" dedi. Savaşa karşı durabilecek tek gücün halk olduğunu vurgulayan Giray, "İktidarların bize sunduğu şey savaştır. Kürdistan ve Türkiye halklarına çok şey düşüyor. Bugün artık AKP'ye karşı sarayın savaşına karşı demokrasi bloku kurulmalıdır. Gelin barış için el ele tutuşalım Kürdistan'a düşen ateş İstanbul'a da düşer" diye ifade etti.

(mı/dc/gc)