Avukatlar: Cizre'de halk imha edilmek istendi
22:01
JINHA
İSTANBUL - Cizre'de yaşanan katliamları protesto etmek, barışın sesini yükseltmek için İstiklal Caddesi'nde yürümek isteyen avukatlara polis izin vermedi. Oturma eylemi yapan avukatlar, "Cizre'de halk imha edilmek istendi. Adı konmamış bir şekilde yürütülen sıkıyönetim politikalarına, darbe rejimine ve diktatörlüğe karşı Kürt halkının ve tüm ezilenlerin yanında olacağımızı açıklıyoruz. " dedi.
Birleşik Haziran Hareketi Hukukçuları, Çağdaş Hukukçular Derneği, Demokrasi İçin Hukukçular, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar, Özgürlükçü Hukukçular Derneği üyesi avukatlar, Cizre'de yaşanan sıkıyönetim ve katliamı protesto etmek ve barışın sesini yükseltmek, ölümlere dur demek için İstiklal Caddesi boyunca Tünel'de Galatasaray'a yapmak istediği yürüyüşe polis izin vermedi. Avukatlar cübbeleriyle eyleme katıldı eylemde avukatlar "Savaşı, katliamları, diktatörlüğü durduracağız. Yaşasın halkların kardeşliği" yazılı pankartın yanı sıra "Biji berxwedana Cizire", "Savaşı katliamları, diktatörlüğü durduracağız", "Yaşasın halkların kardeşliği" dövizleri taşındı.
Tünel'den Galatasaray'a yürümek isteyen avukatların önü TOMA ve çevik kuvvet polislerince kapatıldı. Polis, İstanbul Valiliği’nin talimatı ile yürüyüşün yasaklandığını belirterek, izin vermedi. Engellemeyi protesto eden avukatlar, polis barikatının önünde oturma eylemi yaptı. Oturma eylemi boyunca marşlar ve türküler söyleyen avukatlar, "Cizre halkı yalnız değildir", "Biji berxwedana Cizire", "Kürt halkına imha dayatılamaz" sloganlarını attı.
Eylemde Cizre'ye heyet olarak giden avukatlarda izlenimlerini aktardı. Avukat Murat Çelik, "Her türlü işkenceye karşı Kürt halkı dimdik ayakta. Kürt halkı büyük bir örgütlülük içerisinde. Saldırılara rağmen dağılmıyor" dedi. Cizre'nin birçok yerinde barikatların olduğunu söyleyen Çelik, "Bir çocuğun yanında bomba patladı. Parmaklarının kopmasına tanık olduk" diye konuştu.
Avukat Banu Güveren ise Cizre'de sokağa kim çıkmışsa katledildiğini kaydetti. İnsanların keskin nişancıların hedefi olduğunu ifade eden Banu, Cizre halkının günlerce susuz kaldığını da söyledi. Banu Güvener, "Cizre'de evlerin su depoları taranarak patlatılmış. Şehir şebekesi tahrip edildiği için ilçeye günlerce su verilememiş" dedi.
Yaşananları tam anlamıyla "Vahşet" olarak değerlendiren Banu, "Orada bir halk imha edilmek istendi" diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından oturma eylemine devam eden avukatlar adına Avukat Züleyha Gülüm basın açıklamasını okudu. Varto, Yüksekova, Silopi, Cizre ve son olarak da Diyarbakır'ın Sur ve Silvan ilçelerinde sürmekte olan ablukanın savaş politikasının bir görüntüsü olduğunu ifade eden Züleyha, savaşın en ağır yaşayan yerin Cizre olduğunu kaydetti. Cizre'de 21 kişinin katledildiğini belirten Züleyha, Cizre halkına karşı işlene suçların avukatlar tarafından raporlaştırıldığını kaydetti.
Türkiye Barolar Birliği'nin yaşanan hak ihlallerine karşı duyarsız kalmasını eleştiren Züleyha Gülüm, "Fiili OHAL uygulamalarına itiraz etmek bir yana bu uygulamalara destek açıklamaları yapmaları kabul edilemez" dedi. Züleyha, açıklamasının devamda şu ifadelere yer verdi: "Halka karşı yürütülen bu savaşın son bulması için çalışacağız. Adı konmamış bir şekilde yürütülen sıkıyönetim politikalarına, darbe rejimine ve diktatörlüğe karşı Kürt halkının ve tüm ezilenlerin yanında olacağımızı açıklıyoruz."
(ekip/fk)

