'Özgür basının her zaman takipçisiyiz'

09:04

JINHA

AMED - AKP'nin savaş konseptini tırmandırmasıyla paralel olarak özgür basına yönelik saldırılar arttı. Özgür basın okuru olan kadınlar, devletin gazetecilere yaklaşımının kaygı verici olduğuna dikkat çekti ve "Hiçi bir şekilde susturamayacaksınız. Halkın haber alma hakkının engellemezsiniz. Özgür basının her zaman takipçisiyiz" dedi.

AKP'nin 24 Temmuz'da Medya Savunma Alanları'na yönelik hava saldırılarının başladığı günlerden başlayarak özgür basın üzerindeki sansür ve baskılarda artmaya başladı. Bir yandan siteler kapatılırken diğer yandan ise alanda çalışan gazeteciler polisin ve askerin hedefi oluyor. DİHA'nın sitesi 17. kez kapatıldı, Gün Tv'nin ekranları karartıldı, birçok gazeteci saldırıya uğradı. Özgür basın okurları basına yönelik saldırıları kabul etmeyeceklerini söylüyor.

'Deniz Fırat'ın izindeler'

Okurlardan Neslihan Başak, özgür basına daima destek verdiklerini ve yalnız olmadığını söyledi. Son zamanlarda özgür basın çalışanlarına yönelik artan baskı ve şiddete dikkat çeken Neslihan Başak, "Basın çalışanlarına yönelik saldırılar yeni başlamış saldırılar değil. Bunun en büyük örneği Şengal saldırıları esnasında çekim yaparken DAİŞ çetelerinin saldırısında şehit düşen Deniz Fırat'tır. Cizre'de görev yapan muhabirler ise çalışamıyor bile, dışarı çıktıkları an keskin nişancıların hedefi oluyor" dedi.

Özgür basına yönelik saldırıların sadece sansürle sınırlı kalmadığını ifade eden Neslihan, "Özgür basının her zaman takipçisiyiz. Muhabirlere artık baskı ve şiddette uygulanıyor, canına kast ediliyor. Bunların en büyük nedeni de basını susturmak ve halkın gerçeklere ulaşmasını engellemek. Sarf edeceğim hiçbir söz özgür basının emeğini anlatamaz" sözlerini kullandı.

'Basına şiddet topluma şiddettir'

Basına yapılan saldırıların ülkenin içinde olduğu durumun fotoğrafını sergilediğini vurgulayan Neslihan, "Baskının dayatmanın olduğu bir ülkede basına da şiddet ve baskı uygulanır. Bugün Kürt halkına olan saldırılarla basına yapılan saldırılar eş değerdir. Basını susturmalarının nedeni kendilerine bir tehdit unsuru olarak görmeleridir. Basının bütün gerçekleri halka yansıttığını biliyorlar. Kirli politikalarını gizlemek amacıyla özgür basına müdahale ediyorlar fakat hiçbir şekilde özgür basın susturulamaz. Bu ülkede hiçbir emeğin karşılığı yok, basın çalışanlarının hiçbir şekilde yok" diyerek özgür basına yapılan şiddetin kadına, topluma ve özgürlüğe şiddet olduğunu söyledi.

'Basına yaklaşım topluma yaklaşımdır'

Demokrasilerde ki en büyük göstergenin basının özgürlüğüyle alakalı olduğunu söyleyen okurlardan Azize Kaya, muhabirlerin canına kast edilmesinin kaygı verici olduğuna dikkat çekti. Azize, basına uygulanan bu denli baskılar ve yaklaşımların topluma yaklaşım olduğunu ifade ederek, bu yaklaşımların hiçbir şekilde kabul edilmeyeceğini söyledi.

'Saldırıları kınıyorum'

Berivan Gülmez ise, özgür basının toplumun tüm gerçeklerini ortaya çıkarıp, toplumu aydınlattığını vurguladı. Özgür basın çalışanlarının hiçbir zorluğa aldırmadan çalıştığını söyleyen Berivan, "Özgür basın çalışanlarını bu kadar zorlu koşullarda çalıştıkları yetmiyormuş gibi birde koltuk sevdalıları tarafından kurşunlanıyor. Özgür basın muhabirlerine dönük olan bu saldırıları kınıyorum" diye konuştu.

(şa/fk)