DTK Kadın Meclisi: Kadınlar eliyle yeni bir tarih yazılıyor
13:22
JINHA
AMED – 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yazılı açıklama yapan DTK Kadın Meclisi, kadınlar eliyle yeni bir tarihin yazıldığına dikkat çekerek, “İnanç önderlerimiz Ana Fatma, Meryem Ana’dan öğrendiklerimizle tarihin feminist öncüleri, Rozalar, Saralar, Mirebel kardeşlerin yol arkadaşlığıyla Kürdistan tarihini yaratan Beritan, Zilan, Sakine, Fidan, Leylan’ın öncülüğüyle tüm kadınları isyana, örgütlenmeye, mücadeleyi yükseltmenin tadına varmaya davet ediyoruz” denildi.
DTK Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Dominik Cumhuriyeti’nden, Kobani’ye, Nusaybin’den, Kırmanşah’a kadar kadınların yeni yaşamın kendisi, tarihin, özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin öncüsü olduğu kaydedilen açıklamada, “Tarihin akışkanlığına bakıldığında kadının yol göstericiliğiyle bir çok kaos durumu düzene girmiş, daha doğru yol alışa vesile olmuştur. Ama ne yazık ki tarihte her zaman kadınlar üzerinden toplumsal şiddet örgütlenmiştir. Kadının vurulması, kırılması, soykırıma uğratılması toplumun belleksizliğine, kimliksizliğine, köleliğin derinliğine yol açmıştır” ifade edildi.
‘Dünya’da her 3 kadından biri şiddete maruz kalıyor’
Kadın özgürlükçük yaklaşımımızla mücadeleyi yükselteceğimizi belirtiyoruz” sözleri ifade edilen açıklamada, “Kadın mücadelesini yükseltecekleri kaydedilen açıklamada, “Toplumun sosyal, siyasal, hukuksal, ekolojik, psikolojik alanların yeni çıkışlarına öncülüğü kadının öz iradesi, öz örgütlülüğüyle sağlayacağını kadın özgürlükçü yaklaşımımızla mücadeleyi yükselteceğimizi belirtiyoruz. Vereceğimiz veriler dünyanın genelinde kadına yaklaşımın göstergesi olacaktır. Nüfusun yüzde 49,7’sinin kadın oldu bir dünyada, metot olarak farklılıklar gösterse de kadınlar şiddetin ve ayrımcılığın türlü çeşidine maruz kalmaya devam etmektedir. Fotoğrafı sadece birkaç yönden özetlemeye çalıştığımızda bile tablonun vahameti ortaya çıkıyor. Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70’i eşleri yâda sevgilileri tarafından öldürülmekte, dünyada her 3 kadından 1’i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalmış” diye kaydedildi.
‘ABD’de her 90 saniyede bir kadınlar tecavüze uğruyor’
ABD’de her 90 saniyede 1 kadınların tecavüze uğradığına dikkat çekilen açıklamada, “Savaş bölgelerinde de kadın tecavüzlerinin yaygın olduğunu görüyoruz. Her yıl ağırlıklı olarak Afrika kıtasında 135 milyondan fazla kadın sünnet edilmekte, Suudi Arabistan’da kadının araba kullanması yasak, dünyada 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunurken,’namus savunması’ Peru, Bangladeş, Arjantin, Ekvator, Mısır, Guetemala, İran, İsrail, Ürdün, Suriye Lübnan ve Venezüella’nın ceza yasalarında yer alıyor, Afrika’daki hamile kadınların ölüm riski, Batı Afrika’dakilerden 180 kat daha fazla, 1.2 milyar yoksulun yüzde 79’ini kadınlar oluşturuyor. Mültecilerin yüzde 80’ini kadınlar oluşturuyor. Dünya’daki toplam arazilerin sadece yüzde 1’i kadınlara ait. Gazetecilerin1.3’ü kadın olmasına rağmen, bölüm şefi, editör ya da patronların sadece yüzde 1’i kadın” sözlerine yer verildi.
‘Paris’te katledilen 3 kadın devrimcinin katilleri ortaya çıkartılmıyor’
Kadına yönelik ayrımcılığın hayatın her alanında devam ettiği kaydedilen açıklamada şunlar belirtildi:
“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Haftasını karşıladığımız şu günlerde, dünyada ve Ortadoğu’da kadın cinayetlerinin, kadına yönelik ayrımcılığın hız kesmediğini görüyoruz. Özellikle de savaştan ve çatışmalardan en fazla kadınların etkilendiği, tecavüzlere ve tacizlere maruz kaldıkları bilinen bir gerçek. Türkiye’de de ‘iyi hal indirimi, haksız tahrik’ gibi gerekçelerle tecavüzcüler, katiller korunurken günde ortalama 3 kadın cinayete kurban gitmekte. Gözaltında tecavüz faillerinin, kadın katillerinin, tecavüzcülerin lehine uygulanan yasalar yeni katliamlara davetiye çıkartmakla. Özgürlük ve adalet mücadelesi içindeki kadınlar ise, devlet kaynaklı farklı şiddet biçimlerine maruz bırakılıyor. Paris’in orta yerinde katledilen 3 Kürt kadın devrimcinin katilleri, aradan 11 ay geçmesine rağmen yargı önüne çıkartılmadı. İran’da idam edilen politik tutsaklar arasında kadınlar olduğu gibi ağır hasta tutsak ‘Zeyneb Celaliyan’ tedavi edilmiyor. Ancak aynı kadınlardır ki, dünyayı yine kadın eliyle değiştireceklerini biliyorlar.”
Özgürlük mücadelesi etrafında kenetlenmeye davet
Rojava’da kadınlar eliyle yeni bir yaşamın inşa edildiğine dikkat çekilen açıklamada, son olarak şunlar ifade edildi:
“Rojava’da kadınlar eliyle yeni bir yaşam inşa ediliyor. Kürt kadını, artık ’mağdur’ olarak anılmıyor. Direnişçi, öz savunmacı, devrimci kimlikleriyle tanınıyorlar ve kadınlar eliyle yeni bir tarih yazılıyor. Tıpkı Rojava devriminin renginde olduğu gibi yeni yazılan tarihin rengi de gökkuşağının tüm renkleriyle belli. 25 Kasım Kadına yönelik şiddete karşı mücadeleyi radikal duruşumuzla örgütlemeyi esas almalı, Kürdistanlı tüm kadınların isyan ederek katliamlara, cinayetlere, eşitsizliğe ve adaletsizliğe karşı Kürdistan’ın, Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun her yerinde kadın özgürlük mücadelesi etrafında kenetlenmeye davet ediyoruz. İnanç önderlerimiz Ana Fatma, Meryem Ana’dan öğrendiklerimizle tarihin feminist öncüleri, Rozalar, Saralar, Mirebel kardeşlerin yol arkadaşlığıyla Kürdistan tarihini yaratan Beritan, Zilan, Sakine, Fidan, Leylan’ın öncülüğüyle isyana, örgütlenmeye, mücadeleyi yükseltmenin tadına varmaya davetimizdir. Yaşasın kadının örgütlü mücadelesi.”
(mg)

