Savaşı neden bu kadar çok istediğiniz bir de Akkız teyzeye anlatın

09:02

JINHA

İSTANBUL - 'Strateji uzmanları' ve siyasetçilerin uzun söylemlerinin ardından sınır ötesi tezkere geçtiğimiz günlerde kabul edildi. "Tezkere hakkında sen düşünüyorsun?" diye sorduğumuz Tarlabaşı sakinlerinden Akkız Durak'un cevabı herkese ders niteliğinde: "Benim oğlum asker olsa oraya bırakmam. Oğlumun savaşın içinde ne işi var, bizim Suriye ile ne işimiz var. Suriye bizim düşmanımız değil. Onlar bizim dostumuz, onlar bizim insanımız."

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) gerektiği takdirde sınır ötesi harekât ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara yönelik olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasını düzenleyen tezkerenin süresinin bir yıl daha uzatılması geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi. Tezkereye AKP, CHP ile MHP 'evet' oyu verirken HDP 'hayır' dedi. Meclis'te savaş için hazırlık yapanların planlarını Tarlabaşı'nın sakinlerinden Akkız Durak'a sorduk. Aldığımız yanıtlar poltikacı ve strateji uzmanlarından daha net ve daha derin oldu. Tarlabaşı'nda yaşayan Sivas Divriği'li olan Akkız Durak, "Benim oğlum asker olsa oraya bırakmam. Oğlumun savaşın içinde ne işi var, bizim Suriye ile ne işimiz var. Suriye bizim düşmanımız değil. Onlar bizim dostumuz, onlar bizim insanımız" diyerek tepkisini dile getirdi.

'Suriye'den başka işleri güçleri yok mu bunların'

Akkız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir zamanlar Esad ile samimi diyalog içerisinde olduklarını hatırlatarak, "Bir zamanlar Esad benim kardeşim diyordu. Ailesini alıp yemeğe gidiyorlardı, yemekleri gezmeleri beraberdi. Her şeyi beraber yapıyorlardı. Şimdi ne oldu? Aradan ne geçti; kedi mi geçti, fare mi geçi, kurt mu geçti" diye sitem etti. Her gün asker cenazelerinin geldiğini söyleyen Akkız, "Bu cenazesi gelen askerlerin sayısı az mı geldi? Onların keyifleri için mi doğurmuşuz bu çocuklarımızı. Açlığımızda susuzluğumuzda fakirliğimizde zenginliğimizde topraklardan eledik bunları. Şimdi ki gibi hazır bez almadık. Şimdi ki gibi ninni bebeklerde yastıklarda uyutmadık. Biz çocuklarımızı dağlarda taşlarda eledik büyüttük. Ben yemedim ona yedirdim, ben içmedim ona içirdim, ben giyinmedim ona giydirdim. Şimdi savaşa mı yollayayım ben evladımı? Niye yollayayım?" diye konuştu.

'Böyle kanun böyle nizam olmaz!'

Akkız, Yarbay Mehmet Alkan'ın kardeşinin cenazesinde kullandığı sözlerini hatırlatarak, "Zaten yeteri kadar ölen var. Birde cenazelerde ağlayanlara, barış diyenlere, şimdi ne oldu da çözüm süreci bitti savaş başladı diyenlere ceza veriyor. Böyle kanun böyle nizam olmaz!" vurgusunu yaptı. Okuma yazma bilmediğini söyleyen Akkız, "Ben okuma yazma bilmem. A ile B'yi tanımam. Şimdi bir kâğıt getirsen imza atamam. Ama dilim kuvvetlidir. Dilim ile ben çocuğumu kimseye vermem" diye belirtti. "Bizim topraklarımızda bizi yaşatmak istemiyorlar. Bana iyilik edene ben canımı vermek istiyorum. Ama bu Tayyip Erdoğan hepimizin soyunu sopunu anasını babasını almak istiyor, öldürmek istiyor, yaşatmak istemiyor. Bizim topraklarımızda bizi yaşatmak istemiyor. Bunun daha başka işi yok mu?" diyen Akkız, her gece gençler için dua ettiğini ifade etti.

'Siz barış yapana kadar Ali evlenir Güllü gelin olur…'

Barış denilen şeyin gerçek olması gerektiğinin altını çizen Akkız, "Şurada bir sofrada yemek yiyorsak başkası gelince kaldırıp kapatmayacağız o sofrayı. O da bizimle yiyecek, gelmiş kısmeti var demek ki. Neden saklıyorlar, neden dalgadan barış yapıyorlar. Bunun kanunu nizamı var hükümeti var. Mecliste Kılıçdaroğlu var Bahçeli var Demirtaş var birde kendi var. Dördü bir olup barış derlerse de savaş derlerse de herkesin içinde olmalıdır. Dalgadan verdim olmaz. Eşkere edilmez öyle" dedi.

'Nerede bu gerilla cenazeleri?'

Asker cenazelerine ağlayabildiklerini ama gerilla cenazelerine ağlayamadıklarını ifade eden Akkız, "Asker cenazelerinin mezarları oluyor ağlıyoruz fotoğraflarına bakıyoruz çiçek götürüyoruz ama hani gerillanın cenazeleri nerde mezarları nerede? Kürt halkının cenazelerine sahip çıkmasına izin verilmiyor" diye belirtti.

(sö-ro/dc/dk/fk)