PAJK’lı tutsaklardan erkeklere yeni bir başlangıç yapma çağrısı

14:12

JINHA


AMED - 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'ne ilişkin yazılı açıklama yapan Türkiye Cezaevlerinde bulunan tüm PAJK'lı tutsaklar, “Şiddet uygulayıcı erkek kendi özüne ihanet ediyor. Kadına yönelik şiddet sadece bir kadın sorunu değil, bir toplum sorunudur. Tüm erkekleri bu 25 Kasım'da yeni bir başlangıç yaparak kadına yönelik şiddete 'dur' demeleri için duyarlı olmaya davet ediyoruz. Kadına yönelik gelişen her şiddet ve şiddet politikası özgür ve eşit topluma yöneliktir. Özgür ve eşit bir toplum için kadına yönelik şiddete hep birlikte hayır diyelim"  çağrısında bulundu.


Türkiye cezaevlerinde bulunan PAJK'lı kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Kadınların yüzyıllardır erkek egemen sistem tarafından baskı altına alınmaya çalışıldığını, kırımlara ve katliamlara maruz bırakıldığı ifade edilen açıklamada, “Kadınların erkek egemen zihniyete verdiği cevabın her zaman direnmek olduğunun altı çizildi. Kadın direnişlerinin çoğu zaman bir kadın katliamı ile başlatıldı. Yaratılan direniş ve dayanışma ruhu büyüyerek günümüze kadar ulaşmıştır. Şehirler, ülkeler ve kıtalar farklı dahi olsa kadınların direniş ve dayanışma ruhu enternasyonal bir ruhla tüm dünya kadınlarına mal olmuştur. Yıllar önce Dominik Cumhuriyeti'ndeki Mirabel kardeşlerin çığlığı bugün tüm dünya kadınlarının çığlığı haline dönüşmüştür. Mirabel kardeşlerin çığlığını duyan dünya kadınları, Rojava'da tacize-tecavüze maruz kalan kadınların çığlığını duyabildiği oranda erkek şiddetine karşı tek ses, tek yürek olmayı başarabilecektir" sözleri ifade edildi.


‘Kadınlar her an, her saat mücadele ve direniş halindedir’



Kadınların sadece 25 Kasım'da değil her gün, her an, her saat kadına yönelik şiddete 'dur' diyebilmek için mücadele ve direniş halinde olduğu dikkat çekilen açıklamada, “Erkek egemen sistem ise şiddet araçlarını genişleterek, kadına amansızca saldırmakta ve kadına şiddet uygulamaktadır” sözlerine yer verildi. Kadına yönelik şiddetin "aile içi şiddet" olarak tanımlanmasının erkek egemen sistemin kadın kırımını görmezden gelmesi anlamına geldiğine işaret edilen açıklamada, erkek iktidarın kadına yönelik şiddeti bir devlet politikası haline getirerek topluma dayattığı kaydedildi. "Nitekim karanlık güçlerce Paris'te katledilen kadın yoldaşlarımız Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez devlet politikası haline gelen şiddet sonucu katledildiler" sözlerine işaret edilen açıklamada, "Devlet-erkek güçlenen Kürt kadınına her fırsatta saldırmış, katliamlara neden olmuştur. Gözaltında, mahkemede, karakolda, zindanda devlet şiddetine yakından tanık olduk” diye kaydedildi.


‘Kadına yönelik şiddete hep birlikte hayır diyelim’


“Bitlis'te katledilen 15 kadın yoldaşımız yine Çelé'de kimyasal silahlarla katledilen kadın yoldaşlarımız devlet şiddetinin sonucunda yaşamlarını yitirmişlerdir. Yine Kürdistan'ın farklı illerinde asker ve polislerce yapılan taciz ve tecavüzü devlet politikalarından bağımsız düşünmek mümkün değildir" denilen açıklamada, son olarak "Şiddet uygulayıcı erkek kendi özüne ihanet ediyor. Kadına yönelik şiddet sadece bir kadın sorunu değil, bir toplum sorunudur. Toplumsal bir yara kadın-erkek, genç-yaşlı her kesimin mücadelesi ile kapanır. Tüm erkekleri bu 25 Kasım'da yeni bir başlangıç yaparak kadına yönelik şiddete 'dur' demeleri için duyarlı olamaya davet ediyoruz. Kadına yönelik gelişen her şiddet ve şiddet politikası özgür ve eşit topluma yöneliktir. Özgür ve eşit bir toplum için kadına yönelik şiddete hep birlikte hayır diyelim" şeklinde ifade edildi.


(mg)