Van'da polis ağır yaraladığı gencin ailesini taciz ediyor
09:09
JINHA
WAN - Van'da polisler tarafından katledilen Vedat Balık, dün binlerin katılımıyla defnedildi. Vedat'ın işten eve dönerken katledildiğini belirten olayın gördüğü tanığı kadınlar, "Polisler Vedat'a silah sıktıktan sonra başında ölmesini beklediler ve ardından mahalleyi terk ettiler" dedi. Saldırıda ağır yaralanan Mahsun İltaş'ın annesi Fehime İltaş ise hasta önünde beklerken polis tarafından sürekli taciz edildiğini söyledi.
Van'ın merkez Edremit ilçesine bağlı Şehit Fırat ve İpekyolu ilçesine bağlı Xaçort (Hacıbekir) mahallelerini gece ablukaya alan polisin ağır silahlarla mahalleyi taraması sonucu Vedat Balık adlı genç katledildi, Mahsun İltaş ise ağır yaralandı. Sabahın erken saatlerinde Vedat Balık'ın katledildiği yere giden kadınlar burada ağıtlar yakarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve polislerine lanet okudu. Gözyaşları içerisinde polisler tarafından katledilen Vedat'ın komşusu olduğunu söyleyen Mukadder Nas, polislerin mahalleye aniden saldırdığını ve Vedat'ı katlettiğini belirtti.
'Vedat işten geliyordu'
Vedat'ın katledildiği sırada herhangi bir eylemin söz konusu olmadığına dikkat çeken Mukadder, "Polisler aniden gelip saldırıp silahları ile evlerimizi tarıyorlar. Biber gazı atıyorlar, bomba patlatıyorlar mahallede. Çocuklarımız korku içerisinde korkup ağlıyorlar. Erdoğan'ın Kürtlere yaptığını İsrail Filistin'e yapmamıştır" diye ifade etti. Türk askerlerinin ve polislerinin İsrail askerlerinden daha vahşi olduğunu ifade eden Mukadder, "DAİŞ'in kimden eğitim aldığı gözler önünde. Erdoğan'ın barış istemesi gerekirken Kürtlere saldırıyor" dedi. Sürmeli Mahallesi'nde yaralan Mahsun İltaş'ın ise, evinin önünde otururken vurulduğunu söyleyen Mukadder, "Sürmeli mahallesinde yaralanan genç evinin kapısında yaralanmış. Vedat ise işten evine gittiği sırada katledildi. Bir an önce barış gelsin, gençlerimiz ölmesin, anneler ağlamasın yeter artık" ifadelerinde bulundu.
'Polis Vedat'ın başında ölmesini bekledi'
Bir diğer mahalle sakini Aklime Abe ise , "Polisler biranda mahalleyi sardılar. Polisler evlerine gitmeye çalışan gençlere ateş açtı. Elektrik kesintisinin ardından rastgele ateş açtılar. Vedat'a 3 el ateş açtılar ama Vedat halen sağdı ve polis başında ölmesini bekledi. Vedat öldükten sonra polisler mahalleyi terketti. Polisin gitmesinin ardından cenazenin yanına geldiğimizde Vedat'ın cenazesinin sıcak olduğunu gördük. Bunun üzerine hemen ambulansı aradık gelmedi. Bizler de kendi imkânlarımız ile Vedat'ı hastaneye kaldırdık. Ailenin evi bu alana biraz uzak. Bizler sahip çıktık gencimize, şehidimize. Olayların ardından gece HDP'li vekiller ve yöneticiler geldi" dedi.
'Sokak başlarında çocuklarımızın yolunu gözlüyoruz'
Naciye Gil, çocuklarının korkudan sarılık olduğunu dile getirerek, "Dün gece polis elektrik direklerine ateş ederek, elektriği kesti. Akşamları evimizin balkonunda oturmaya korkuyoruz. Dışarıya çöp atmaya korkuyoruz. Önlerine gelenleri öldürüyorlar. Bir haftadır evimizden çıkmaya korkuyoruz. Birçok anne çocuklarını işten gelmelerine yakın sokak başlarında bekliyorlar. Çocuklarına bir şey olmasın diye. Tayyip Erdoğan hayalleri olan bu gençlerden ne istiyor. İşten gelen Vedat'ı durduran polisler evine gitmesine izin vermemiş ve başından vurmuş. O gencecik çocuk ne yapmıştı polislere" diye sordu. Kadınlardan Cevahir Abe de, Xaçort Mahallesi'ne polislerin katliam için geldiklerini söyledi.
'Mahsun komşularına yardım etmek için evden çıktı'
Polisin ateş etmesi sonucu ağır yaralanan bir çocuk babası Mahsun İltaş'ın (16) hayati tehlikesi devam ediyor. Polislerin yakın mesafede ateş ettiği Mahsun'un annesi Fehime İltaş isyan etti. Oğlunun mahallede çıkan seslerden dolayı dışarı çıktığını kaydeden Fehime, "Oğlum savaşmak için gitmemişti. Komşularına yardım etmek için çıktı dışarı. Dışarıda ne olup bittiğine bakacağım dedi. Gittikten iki saat sonra vurulduğu haberi geldi" dedi. Olaydan sonra arkadaşları tarafından oğlunun eve getirildiğini aktaran Fehime, "Kendindeydi benle konuştu, 'Ellerimi kaldırmama rağmen polis üzerime ateş etti' dedi. Ateş etmeyin diye bağırmış ama polisler onu dinlememiş üzerine ateş etmeye devam etmişler. Hemen ambulansa haber verdik. Polisler engel oldu gelmedi mahalleye. Oğlumu komşunun arabasına koyarak hastaneye getirdik" dedi.
'Sürekli beni izliyorlar'
Mahsun'un hastaneye getirildikten sonra ameliyata alındığını söyleyen Fehime, daha sonra polislerin hastaneyi bastığını kaydetti. Polislerin tehditler ve küfürler savurduğunu aktaran Fehime, "Oğlunun elinde silah ve bomba vardı dediler. Görüntü elinizde var mı deliliniz var mı dedim onlara. Hastanede bağırıp çağırdılar. Türkçe çok anlamadığım için ne dediklerini anlamadım. Dün gecedendir hastanenin etrafını sarmışlar sürekli beni izliyorlar" diye konuştu.
'Yetmedi mi?'
Birçok annenin bu güne kadar yüreğinin yandığını söyleyen Fehime, "Varsın benim yüreğim de yansın. Her gece mahallede bizlere, evlerimize saldırıyorlar. Bu durumda biz ne yapalım. Artık yeter annelerin yüreği yanmasın. Her gün onlarca çocuğumuzu katlediyorlar. Yetmedi mi?" diye sordu.
(va-mc/ht/mg/fk)

