'Çocuk evliliklerinde yaş 12'ye kadar indi'

14:17

JINHA

MERSİN - Türkiye'de çocuk yaşta evlilik yaşanın 12'ye kadar indiğini ve toplam çocuk evlilik oranının yüzde 30'a yükseldiğine dikkat çeken Terapist Obengül Ejder, ağır travmalara ve kalıcı psikolojik rahatsızlıklara neden olan çocuk evliliklere karşı acil kalıcı önlemler alınması gerektiğini söyledi.

Akdeniz Belediyesi ve Mersin Rotary Kulübü işbirliği ile "Çocuk gelinler olmasın" projesi başlatıldı. Projenin tanıtım toplantısı Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu'nda yapıldı. Çok sayıda davetlinin katıldığı proje tanıtım toplantısında bilgi veren uzmanlar çocuk evlilikleriyle ilgili çarpıcı araştırma sonuçlarına yer verdi. Mersin Rotary Kulübü Başkanı Serhan Antalyalı, her 3 gelinden 1'inin çocuk olduğu Türkiye'nin bu istatistikle Avrupa'da birinci dünyada ise 5. sırada yer aldığını söyledi. "Bu utançta Avrupa şampiyonuyuz. Kongo, Afganistan ve Uganda'dan daha iyiyiz ama dünya beşincisiyiz maalesef" diyen Serhan, "Bir başka istatistik her 10 çocuk gelinin 4'ü yani yüzde 25'i kocasının ikinci eşi. Kadın sığınma evine sığınanların yüzde 35'i çocuk gelin. İşte bu nedenle bu proje hayata geçirilmeli ve sohbet edilmeli. Çocuklar doktor olur, avukat olur, mühendis olur, öğretmen olur, mimar olur, sanatçı olur ama asla ve asla çocuktan gelin olmaz" dedi.

'Dünyanın sorunu'

Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Yüksel Mutlu ise çocuk evliliklerin tüm dünyanın sorunu olduğuna dikkat çekti. Yüksel şunları söyledi: "Çocuk gelinler sorunu ile ilgili bir düşünce sistematiği oluşturmak gerekir. Böylesi toplumların var olduğunu bilerek o mahallelerde, hanelerde olmak gerekiyor. Çocuk gelin sorunu bir iktidar sorunudur. Sivil toplum olarak buna el atmalıyız, belediyeler olarak biz de olmalıyız. Ancak bu ülkede eğer çocuk gelinler hala var ve meşru ise bununla mücadele etmek lazım. Projede emeği geçen herkese teşekkür ederim."

Uluslar arası yasalarda 18 yaş net

Terapist Dr. Obengül Ejder ise konuşmasına İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi uluslararası nitelikteki anlaşmalarda bireylerin evlilik yaşlarının 18 olarak kabul edildiğini hatırlatarak başladı. Obengül, buna karşın Türkiye'de erken evlilikleri düzenleyici Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu gibi kanunlarda bireyin çocuk sayılmasına dair, erken evliliklerin önüne geçilmesini engelleyici bir takım uyuşmazlıklar görüldüğünü hatırlattı.

'Çocuk hakları ihlal ediliyor'

Türkiye'deki her 4 evlilikten birinin küçük yaşta yapıldığına dikkat çeken Obengül, "Tüm çabalara rağmen, UNICEF' in verilerine göre halen dünya çapında her iki çocuktan birinin hakları ihlal ediliyor. Artık normalleşen, meşrulaştırılan bu olgunun derhal ortadan kalkması gerekiyor. Dünyada her yıl on sekiz yaşının altında 10 milyon kız çocuğu evlenmektedir. Bu da ayda 833, haftada 192, günde 27, dakikada 19, her 3 saniyede 1 kız çocuğunu ifade etmektedir. Yani dünyada 3 saniyede bir çocuk evlendiriliyor. Türkiye'de batıda yapılan evliliklerin dörtte biri, doğuda yalpan evliliklerin ise üçte biri çocuk yaşta yapılıyor. Ülkemizde evlenme yaşı 12'e kadar inmiş durumda. Çocuk gelin oranı yüzde 30 civarında" diye konuştu. Erken yaşta evliliklerin kesinlikle ağır travmalara ve kalıcı psikolojik rahatsızlıklara neden olduğunu da belirten Obengül, erken yaşta yapılan evliliklerin toplumun kanayan yarası olduğunu söyleyerek, "Ancak, toplum tarafından önemli bir sorun olarak görülmeyen erken yaşta evlilikler, hem çiftleri hem ailelerini hem de toplumu, hem kısa vadede hem de uzun vadede büyük sorunlarla karşı karşıya bırakabiliyor ve aile yapımızı tehdit ediyor" dedi.

'Toplumun her zaman mazereti var'

Toplumun erken yaştaki evlilikler için nedeni veya mazeretinin her zaman olduğunu da söyleyen Obengül şu bilgileri verdi: "Erken yaşta yapılan evlilikler özellikle kız çocuklarının toplumdaki eşitsiz konumunu pekiştiriyor ve hayat tercihlerini azaltıyor. Ruhsal ve bedensel gelişimini henüz tamamlamamış, kendi yaşamının iplerini eline alamamış, haklarını bilmeyen yüzlerce genç kız, ya kendi istekleri ile ya da ailelerinin zorlaması ile evlenmek zorunda kalıyor. Toplumun erken yaştaki evlilikler için nedenleri veya mazeretleri her zaman mevcut… Bazen yoksulluktan kurtulma isteği, bazen yalnızca bir aidiyet arayışı, bazen mevcut durumda kurtulup daha iyi görülene koşma, bazen köle gibi satılma, bazen 'Evde kalırsın, yaşın geçerse kimse seni almaz!' gibi yüz yıl öncesinden getirilip halen terk edilemeyen baskılar, bazen bir aşk, bazen de kendini ifade etme isteği, küçük yaşta evliliklerin nedenleri arasında yer alıyor."

'18 yaş altı evlilik yasaklanmalı'

Obengül, çocuk yaşta yapılan evliliklerin toplum için tehdit oluşturduğuna da dikkat çekti. 18 yaş altı evliliklerin yasaklanması gerektiğini de belirten Obengül, "Toplumun çeşitli eğitimlerle, görsel ve işitsel medya kullanılarak, erken yaşta evlilik, kadın hakları, çocuk hakları, aile içi şiddet gibi önemli konularda bilinçlendirilmesi gerekiyor. 18 yaş altındaki evliliklerin yasalarla kesin bir şekilde engellenmesi, özellikle kız çocuklarının eğitime dâhil edilmesi, kadınların ekonomik anlamda özgürlüğünün sağlanması, kadınların iş kurma ve meslek edinmelerinin sağlanması, cinsel istismar, cinsiyet ayrımcılığı ve toplumsal halk sağlığı konularında toplumun bilinçlendirilmesi, ekonomik koşulların iyileştirilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından projeye destek sunanlara plaket verildi.

(fk)