Cumartesi Anneleri: Bu gün dünde de beter
14:43
JINHA
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri adalet arayışlarının 547'inci haftasında gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır'ın akıbetini sordu. Cemil Kırbayır dosyasında oyalamaya son verilmesini isteyen kayıp yakınları, "Elimizdeki fotoğrafların artmaması için, edilen feryatlar tüm dünyaya yayılırken kulağımıza bir ses geliyor Cizre'den. Bizler yine devletin güvenlik güçleri tarafından katledilen cenazeler ile haftalarca, günlerce yaşadık. Bugün dünden de beter
Gözaltında kaybedilenler ve faili mehçul katledilenlerin faillerinin ortaya çıkarılması ve yargılanması talebiyle Cumartesi Anneleri'nin "failler belli kayıplar nerede"eylemi 547'inci haftasında Galatasaray Meydanı'nda gerçekleştirildi. Eylemde kayıplarının fotoğrafları ve adalet arayışlarının simgesi olan kırmızı karanfiller taşındı. Cumartesi Anneleri eylemlerinde gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır'ın akıbeti soruldu. İlk olarak söz alan Hayrettin Eren'in kardeşi İkbal Eren, herkesi duyarlı olmaya çağırarak, "Devletin kolluk güçleri tarafından gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sormak için burada oturuyoruz" dedi.
'Bugün dünden de beter'
Gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır, Cemil Kırbayır'ın gözaltına alınış sürecini anlatarak, 8 Ekim 1980'de işkence sonucu katledildiğini dile getirdi. Cemil Kırbayır'ın sorgulama esnasında keyfi ve yargısız infaz sonucu katledildiğini belirten Mikail, "O gün bugündür kemiklerine ulaşmış değiliz. Demek ki cenazesi de hapsedilmiş demektir" diye konuştu. Mikail, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hukuk devleti olduğu iddia ediliyorsa yaşanan cinayetlerin faillerinin ortaya neden çıkmadığını sorarak, "Elimizdeki fotoğrafların artmaması için, faili meçhullerin artmaması için edilen feryatlar tüm dünyaya yayılırken kulağımıza bir ses geliyor Cizre'den. Bizler yine devletin güvenlik güçleri tarafından katledilen cenazeler ile haftalarca, günlerce yaşadık. Ve anlıyorum ki bugün dünden de beter" şeklinde konuştu. Mikail, "Vicdanı olan, merhameti olan ey insanlık ailesi bu reva mıdır" diye sorarak, "Halkların özgürce yaşama teminatı devletin elinin altındayken yasaklar uyguluyor" ifadelerinde bulundu.
'Benim dürüst bir devrimci olduğumu unutma'
Cemil Kırbayır'ın kardeşi Fatma Kırbayır ise, 12 Eylül'ün kendileri için savaş olduğunu belirterek, "12 Eylül'de gökyüzü ağladı. Benim canımı aldılar" dedi. Cemil Kırbayır'ın kendisine "Benim dürüst bir devrimci olduğumu unutma" dediğini söyleyerek, ağabeyinin bu sözünü unutmadığına dikkat çekti. Fatma, halklara zulmeden bir devleti tanımadığının altını çizerek, "Öfke her şeyi yaptırır. Çünkü hukuk yok. Bayram gelirken herkes temizlik yapar. Ben ise ağabeyimin fotoğrafını asıyorum" diye konuştu.
Ailenin avukatı Eren Keskin, Cemil Kırbayır'ın gözaltına alınış sürecini ve sonrasında gelişen hukuki süreci anlatarak, "Şimdiki cumhurbaşkanı zamanın başbakanı kayıp yakınlarına tutulmayan sözler verdi" dedi. 2 yıl önce adliyenin tozlu raflarından Cemil Kırbayır davası ile ilgili soruşturma açıldığına ve sonrasında ise takipsizlik kararı verildiğini belirten Eren, davanın peşinde olacaklarını ifade etti.
Basın açıklamasını okuyan Cumartesi İnsanları'ndan Gülsüm Kav, Cemil Kırbayır soruşturmasında hukukun işletilmesini ve adaletin sağlanmasını talep ettiklerinin altını çizerek, yaşam hakkının bütün evrensel hukuk belgelerinde ve anayasada temel insan hakkı olduğunu bildirdi. Zorla kaybetmenin içinde pek çok hak ihlalini barındırdığını dile getiren Gülsüm, zorla kaybetmenin bir yaşam hakkı ihlali olduğuna dikkat çekti. Gülsüm, devletin yaşam hakkı söz konusu olduğunda tarafsız ve etkin soruşturma yapma, ihlalcileri yargı önüne çıkararak cezalandırma yükümlülüğünün olduğu bilgisini paylaşarak, "Türkiye'de devlet bu yükümlülüklerini yerine getirmiyor' dedi.
'Berfo Kırbayır, 105 yıllık ömrünün 33 yılında oğlunu aradı'
Yargı mensuplarının devletten ya da onun resmi söyleminden yana tavır almaması gerektiğini söyleyen Gülsüm, "Türkiye'de yargı mensupları hakları ihlal edilen yurttaştan yana değil, ihlalcilerden yana tavır alıyor. Bu nedenle güvenlik güçlerinin işlediği suçlarda yargı süreci evrensel hukuka uygun olarak işlemiyor" diye konuştu. Gülsüm, Cemil Kırbayır'ın gözaltında kaybedilişinin ardından Kırbayır ailesi için 35 yıllık arayışın başladığını ifade ederek, "Berfo Kırbayır, 105 yıllık ömrünün 33 yılında oğlu Cemil'i aradı. Ve bu arayışı sonuç vermeden aramızdan ayrıldı" şeklinde konuştu.
'Hukuk işletilsin, adalet sağlansın'
Gülsüm, Cemil Kırbayır'ın katledilişinin 35'inci yılında soruşturmayı yürüten savcılara seslenerek, "Cemil Kırbayır dosyasını tüm belge ve delillere rağmen 4 yıldır davaya dönüştürmeyerek görevi kötüye kullanma suçu işliyorsunuz. Cemil Kırbayır soruşturmasındaki görevinizi derhal yerine getirin. Artık yeter! Cemil Kırbayır soruşturmasındaki oyalama son bulsun, hukuk işletilsin, adalet sağlansın" dedi.
(en-ro/dc/fk)
