‘Yeni umut yeni yaşam demokratik özerklik’ paneli başladı
18:39
JINHA
İSTANBUL- HDK İstanbul Gençliği tarafından düzenlenen ‘Yeni umut yeni yaşam demokratik öz yönetim’ paneli başladı. HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel, "Mevcut sisteme karşı başka bir sistem öneriyoruz. Bu sistem krizine karşı yeni bir yaşamı inşa etmek için yola çıktık. Türkiye'de Kürdistan'da bu krize karşı başka bir yaşam istiyorsak kendi ellerimizle şekillendirmek zorundayız" dedi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Gençliği, "Yeni umut yeni yaşam demokratik öz yönetim" başlıklı paneli Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezi'nde başladı. Demokratik Öz yönetimi konusu için konuşmacı DBP PM üyesi araştırmacı yazar Demir Çelik, Komünal Ekonomi konusu için iktisatçı Azize Aslan, Demokratik Öz Yönetimde Kadın konusunu tartışmak için KJA Aktivisti Ceylan Bağrıyanık, Dünya Öz Yönetim Örnekleri konusu için konuşmacı gazeteci-yazar Metin Yeğin, Demokratik Öz Yönetimde Öz Savunma ve Gençlik konusu için konuşmacı DTK Gençlik Komisyonu'ndan Evin Yağmur katılımcılar arasında yer aldı. Demokratik öz yönetimlerin, Türkiye ve Dünyadaki özyönetim pratiklerinin, yerel demokrasinin konuşulacağı panelin açılış konuşmasını HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel yaptı.
'Sistem çatışmasıyla karşı karşıyayız'
Kapitalist Modernist sistemin çok ciddi kriz yaşadığını belirten HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel, "Dünya'daki sistem kriziyle Türkiye'deki krizi tartışmak çok önemli. Kapitalist Modernite'de yaşanan sıkıntılar Türkiye'de de yaşanıyor. Türkiye bu krizden kendisini azade göremez" dedi. AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tek adam rejimine göre sistem düzenlediğini ifade eden Sebahat, "Bunun karşısında olanlar öz yönetim sistemini örmek için mücadele ediyorlar. Kürdistan'da Cizre'de, Varto'da ve Gewer'de yaşananlar bunun açık göstergesidir. Sistem çatışmasıyla karşı karşıyayız. Diktatöryel rejime karşı demokratik bir sistemi ön görme yaklaşımında bulunuyoruz" diye konuştu.
'Kapitalist modernitenin en temel krizlerinden biri ulus-devlet krizidir'
Kapitalist modernitenin en temel krizlerinden birinin ulus-devlet krizi olduğunun altını çizen Sebahat, "Buna karşılık olarak demokratik bir ulusu ve sistemi inşa etmek hepimizin görevi. Mevcut sisteme karşı başka bir sistem öneriyoruz. Bu sistem krizine karşı yeni bir yaşamı inşa etmek için yola çıktık. Türkiye'de Kürdistan'da bu krize karşı başka bir yaşam istiyorsak kendi ellerimizle şekillendirmek zorundayız" diye kaydetti. Kendilerine dayatılan tekçi zihniyete karşı mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Sebahat, "Mücadele ederek yeni bir yer bulmaya yeni bir yaşamı yaratmaya çalışıyoruz. Tarih egemenlerin tarihi olduğu için biz egemenler kendimize yeni bir tarih yaratmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
'Yeni yaşamı nasıl örgütleyebileceğimizi belirlemek önemli'
Rojava Devrimi'nin bütün dünya için umut olacağını kimsenin beklemediğini söyleyen Sebahat, "Kobanê düştü düşecek diyorlardı. Orada kazananlar bütün insanlık adına direndiler. YPG/YPJ'lilerin kazanımları bize bambaşka bir umut yarattı. Yeni bir yaşam yeni bir umut yarattı. Dünya'nın her yerinde Kürt kadınlarının Kürt gençlerinin öncülüğünde gelişen Kobanê ruhunu bütün dünyada görebiliriz. Yeni yaşamı nasıl örgütleyeceğimizi, kadınlar ve gençler olarak neresinde yer alacağımızı belirlemek önemli" cümlelerine yer verdi.
'Demokratik Özerklik meşrudur, haklıdır'
Sebahat’in ardından konuşmasını yapmak üzere Demir Çelik söz aldı. Demir, "Milyarlarca yıllık ekosistemimizin milyarlarca yıllık kesitinde devlet hiçbir zaman yoktu. Toplum kendi kendisini yönetebiliyordu" diyerek tahakkümün ve hiyerarşinin başladığı süreçlere değindi. Geçtiğimiz zamanlarda yapılan OSLO görüşmeleri ile ilgili de hatırlatmada bulunan Demir, "Zamanından önce başlayan Oslo görüşmeleri demokratik özerklik bahane edilerek son bulmuştur. Şu an içinde süreci doğru okumak gerekir diye düşünüyorum" ifadelerine yer verdi. "Kapitalist Modernite ile Demokratik Modernite'nin kıyasıya mücadelesi devletin Adem-i merkeziyetçiliğe doğru zorlayan bir konuma getirmiştir" diyen Demir Demokratik özerk yönetimlerin meşru olduğunu vurguladı. Demokratik Özerkliği siyasal, tarihsel gerekçelerini yerine oturtmadan dile getirmediklerini ifade eden Demir, "Demokratik Özerklik meşruluğunu ekoloji hukukundan, Avrupa Birliği hukukundan, Birleşmiş Milletler hukukundan ve toplum hukukundan alır. Toplumların kendi kendilerini yönetme haklarına Birleşmiş Milletler uluslararası evrensel bildirgelerinde yer verilmiştir" diye konuştu.
(ekip/dc)
