Nusaybin’de kadınlar ‘sınıra’ yürüdü

17:32

JINHA


MÊRDÎN –Nusaybin Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ‘Sînor Penaberiyê Ava Dike, Jin Sînora Nasnakin’ konferansının sonunda kadınlar, ‘Beritanlarlarla doğduk, Zilanlarla büyüdük, Sakinelerle özgürleşeceğiz’ yazılı pankartlar ve Paris’te katledilen 3 Kürt siyasetçi kadının fotoğraflarını taşıyarak, ‘sınıra’ yürüyüş gerçekleştirdi. Davul, zurna eşliğinde yapılan yürüyüşün ardından konuşan BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, “Biz özgürlük deyince karşımıza dikilenler, barikat kuranlar bir gün kadınların özgürlük mücadelesi önünde yıkılacaktır. Bilinsin ki özgürlüğü elde edinceye kadar alanlardayız” dedi.


Mardin Nusaybin Belediyesi tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü vesilesiyle "Sînor Penaberiyê Ava Dike, Jin Sînora Nasnakin" sloganıyla Mitanni Kültür Merkezi Apê Musa Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansın ikinci oturumunda mültecilik, Mardin’deki kadın mültecilerin durumu ve kadın devrimi konuşuldu. İlk sunumu yapan Rojava’dan katılım sağlayan Halepçe Xelil, kadın devrimi olarak değerlendirilen Rojava Devriminde yürüttükleri kadın mücadelesine dikkat çekerek, kadınların zayıf görülerek saldırılan Til Hasan, Cizîr gibi birçok bölgede kadınlar olarak örgütlendiklerini ve kendilerine saldıran çetelere karşı kadınların yaşamlarına çözüm getirecek kurumlar oluşturduklarını dile getirdi.


‘Sınırlar topraklarımız ayırabilir; ama gökyüzümüzü ayıramazlar’


Kadın katliamları ve tecavüzlerinin önüne geçebilmek için her alanda örgütlülüklerini artırdıklarını ifade eden Halepçe Xelil, “Bize destek olmak isteyenler topraklarımızda bizlere yardım etsinler. Çocukken sınıra gelip, sınırın diğer tarafını hep merak ettim. Büyünce anladım ki sınırlar topraklarımızı ayırabilir; ama gökyüzümüzü ayıramazlar. Bizler orada eşit bir yaşam paylaşıyoruz. Yönetimlerimizde hiçbir şekilde cins, ırk, dil, din ayrımı yapmıyoruz” dedi. Nusaybin Belediyesi Gülşilav Kadın Danışma Merkezi sosyoloğu Sadiye Aksoy ise, mültecilik üzerine yaptığı sunumda danışma merkezi olarak 2010-2013 yılları arasında Nusaybin Belediyesi Gülşilav Kadın Danışma Merkezi’ne başvuran vakaların istatiksel değerlerini vererek, bu yıllar arasında kendilerine toplamda 369 şiddet görmüş kadın vakasının başvurduğunu bu kadınlara psikolojik, hukuki, sosyal, ekonomik olarak destek verildiğini belirtti.  Sadiye sunumunda, dünyada her yıl 2 milyon kadın ve çocuk ticaretinin yapıldığını kaydederek, mülteci olan kadınların yer değişikliğinde karşılaştıkları riskler, kaçışları öncesi ve esnasında sığınma ülkesinde ve geri dönüşlerinden sonraki yaşamlarını ele aldı. BDP Mardin Merkez İlçe Eşbaşkanı Xecê Kalkan ise, Mardin bölgesindeki kadın mültecilerin durumuna ilişkin konuştu.


Yapılan sunumların ardından sonuç bildirgesi için kadınlardan görüş ve öneri alındı.


‘Barikatlar kadın mücadelesinin önünde yıkılacak’


Kadınlar konferans sonunda “Ji Rosayan Heya Sakineyan Sozawe Soza Me, Rêyawerêya Me ye”, “Beritanlarlarla doğduk, Zilanlarla büyüdük, Sakinelerle özgürleşeceğiz” yazılı pankartlar ve Paris’te katledilen 3 Kürt siyasetçi kadının fotoğraflarını taşıdı. Kadınlar yürüyüş boyunca davul-zurna ve erbaneler eşliğinde “Jin sînora naxwazin” sloganı attı. Sınırda konuşan BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, kadınlar olarak kadın özgürlük mücadelesinde yaşamlarını yitiren 3 kadın siyasetçinin fotoğraflarını taşıyarak sınıra yürüdüklerini ancak, erkek egemen zihniyetin panzerleriyle, coplarıyla, silahlarıyla ve kalkanlarıyla karşılarında durduğunu vurguladı. Ayla, “Biz özgürlük deyince karşımıza dikilen, barikatkuranlar bir gün kadınların özgürlük mücadelesi önünde yıkılacaktır. Bu barikatları bizler yıkacağız. Diktiğiniz erkek zihniyetin duvarını yıkacağız, doksan yıllık cumhuriyet tarihi boyunca taşıdığınız utanç duvarını bugün yapmaya çalıştığınız duvarlarla tescillemeye çalışıyorsunuz.Bu sınırlar bu halkı bölemedi” açıklamalarında bulundu.


‘Halkımızın birlik ve beraberlik yemininden korkuyorlar’


Duvarın örülmesiyle bölünenin insanlar değil, insanların duyguları ve hayalleri olduğunu ifade eden Ayla, duvara karşı çıkışların “birilerini” korkuttuğunu söyleyerek, “Halkımızın birlik ve beraberlik için verdiği yeminden, duvarı yıkmak için sokağa çıkmalarından, annelerimizin verdiği özgürlük yemininden korkuyorlar. Ama biz korku başa çare değildir diyoruz. Tek çare tanıyacaksın, bileceksin ve kabul edeceksin. Bilinsin ki özgürlüğü elde edinceye kadar alanlardayız, bizden rahatsız olun, bizden korkun” dedi.


Yapılan yürüyüş eylemi kadınların “Jin Sînora Nasnakin” sloganıyla son bulurken kadınların sınıra yaklaşmasına engel olmak amacıyla polisler tarafından sınıra “güvenlik” şeridi çekilmesi dikkat çekti.


(gk/mg)