‘Demokratik özyönetim kadın bakış açısı ile inşa ediliyor’

20:16

JINHA

İSTANBUL- HDK İstanbul Gençliği tarafından düzenlenen 'Yeni umut yeni yaşam demokratik öz yönetim' panelinde konuşan KJA Aktivisti ve İmralı Heyeti'nden olan Ceylan Bağrıyanık ‘Demokratik Özyönetimde Kadın’ konusunda "Demokratik özyönetim, kadın bakış açısıyla gerçekleşebilecek halkların kendi kendilerini yönetebileceği bir şekilde Kürdistan'da kendisini inşa ediyor" dedi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Gençliği'nin Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezi'nde, "Yeni umut yeni yaşam demokratik öz yönetim" başlıklı, Demokratik özyönetimlerin, Türkiye ve Dünyadaki özyönetim pratiklerinin, yerel demokrasinin konuşulacağı panelin ikinci ve son bölümünde “Dünya Özyönetim Örnekleri” konusunu tartışmak üzere gazeteci yazar Metin Yeğin söz aldı. Metin konuşmasında Şili'deki, Arjantin'deki, Meksika'daki, İspanya'daki ve daha birkaç yerdeki özyönetim örneklerine yer verdi. Özyönetimin kendimizi savunmaktan ibaret olmadığını bunu meşrulaştırmak gerektiğini söyleyen Metin, "Özyönetim demokrasidir, içinizdeki devleti öldürün. Allah bütün devletlere zeval versin" dedi.

'Kadınlar kendi komünal ekonomilerini örgütlemeliler'

Komünal Ekonomi konusunu açıklayan iktisatçı Azize Aslan kadınların ekonomik faaliyetler içinde görülmediğini veya yaptıklarının bir ekonomik faaliyet olarak değerlendirilmediğini belirtti. Azize kapitalizmin kadınların emeğini görünmez kıldığının altını çizerek, "Kapitalizm kadınları sadece birer tüketim nesnesi haline getiriyor. Kadınlar bedenleri üzerinden sürekli nesneleştiriliyor ve meta haline getiriliyor. Kadınların kapitalizmle kurtulacağına inanmıyorum. Kurtuluşu kapitalizmde görmüyorum" diye konuştu. Kadınların kurtuluşunun başka bir dünya ve başka bir yaşamda olacağını dile getiren Azize, "Komünal ekonomiyi sadece kadınlar var edebilir. Komünal ekonominin öncü öznesi kadınlardan oluşmalı. Kürdistan'da siyasi hareketten tutun her alanda kadınlar öncü ve komünal ekonomide de kadınların öncülük yapacağına inanıyorum" dedi. Kadınların kendi komünal ekonomilerini örgütlemeleri gerektiğini söyleyen Azize, "Ancak bu şekilde yeniden üretici konuma gelirlerse özne konumuna geçmiş olacaklar" vurgusunu yaptı.

'Demokratik özyönetim esasında kadın sorunu değil erkek sorunu var'

Azize'nin ardından “Demokratik Özyönetimde Kadın” konusuna ilişkin KJA Aktivisti Ceylan Bağrıyanık söz aldı. Ceylan yeni yaşamın mümkün olduğunu ancak erkek egemen zihniyetin zirvesi olan, kadınsız düşünülen yaşam perspektifi ile mümkün olmadığını vurguladı. İlk sorgulanması gerekenin mevcut kapitalist sistemin erkek egemen zihniyetin kadınlara ön görmüş olduğu kavramlar olduğunu belirten Ceylan, "Demokratik özyönetim, kadın bakış açısıyla gerçekleşebilecek halkların kendi kendilerini yönetebileceği bir şekilde Kürdistan'da kendisini inşa ediyor" ifadesini kulandı. Demokratik özyönetimin esasında kadın sorununun değil erkek sorununun yer aldığını dile getiren Ceylan, "Erkek egemen zihniyetin yapmak istediği şey kadını ekonomik, sosyolojik, siyasal olarak ortadan kaldırmaktır. Bunlara karşı söz söyleyen bir kadın varsa varlık olarak görülmüyorlar. Haklarımızı yaşayabilmek ve yaşatabilmek için bu mücadeleyi devam ettirmek ve süreci sonlandırmak gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.

'Demokratik özyönetim kadınların direniş ile çok ciddi gündeme geldi'

İlk ezilen ulusun kadınlar olduğunun altını çizen Ceylan, "Bu tespit ilk olarak özgürleştirilmesi gereken ulusun da kadın olması gerektiğini açığa çıkarttı. Demokratik özyönetimin inşası süreci de kadınların özgürlük alanlarını açmalarıyla başladı, devam ediyor. Bu gün tartıştığımız şey savaş ve barış gibi görünüyor ancak burada yaptığımız şey 'savaşı durduralım' düşüncesidir" cümlelerine yer verdi. Devlet tarafından özyönetim inşasının gerçekleştirildiği bölgelerde katliamlar yapıldığını belirten Ceylan, "Demokratik Özyönetim kadınların direnişi ile hem Türkiye'de hem Kürdistan'da çok ciddi gündeme geldi. Hayaldi diye, gerçekleşemez diye düşünülebilir ama biz kadınlar inandık ve bunun mücadelesini yürütüyoruz. Kobanê kazanılamaz denildi, kadınlar direndi ve kazandı. Rojava kadın devrimidir biliyoruz. Özgürlük kazanacaktır" ifadelerine yer verdi.

'Öz savunma sadece yüzleri kapatmak değildir'

Ceylan'ın ardından “Demokratik Özyönetim'de Öz Savunma ve Gençlik” değerlendirmesini yapmak üzere DTK Gençlik Koordinasyonu'ndan Evin Yağmur söz aldı. Evin öz savunmanın tanımını iyi bilmek gerektiğini ve tanımının iyi yapılması gerektiğinin altını çizerek, "Öz savunma sadece yüzleri kapatmak değildir. Öz savunma her canlıda vardır. Gül'ün niye dikeni vardır, çünkü diken gül'ün öz savunmasıdır" dedi. Evin insanın toplumsallaştıkça insan olduğunun vurgusunu yaparak, "Burada bir halk varsa ve o halkın üzerinde baskı varsa o halk kendi öz savunmasını yapar. Ve bu öz savunmanın çeşitleri vardır. Ele aldığımız Kürdistan halkı gerçek anlamda uyandı. Kürdistan halkını kimse durdurabilecek güçte değildir" diye konuştu. Kürt halkının belli bir zamana kadar dili sömürülen halk olarak belirten Evin, "Kürt halkı siyasi hakkını kullanmak istedi ve ciddi zaferlere de imza attı. Kürdistan'da özyönetimle meclisleşmeyle daha da büyütecek" dedi.

'Kürt halkı PKK'yi benimsiyor ve devletten daha fazla güveniyor'

Öz savunmanın kendini korumak için olduğuna dikkat çeken Evin, "Kürt halkı PKK'yi benimsiyor ve devletten daha çok güveniyor. Devlete güvenmeyen bir halk, devleti kabul etmeyen bir halk var Kürdistan'da. Bölgede halk kendi hukukunu oluşturmuş durumdadır. Devlet terörüne ve savaşına karşı halk kendi savunmasını yapacak. Öz yönetimler siyasi bir savunmadır. Öz yönetimini ilan eden bütün halkları terör örgütü olarak ilan etmek gerekiyor" ifadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından panel sona erdi.

(ekip/dc)