Mülteci çocukların göç yollarındaki dramı bitmiyor

09:04

JINHA

İSTANBUL - Çoğunluğu Suriyeli olan binlerce mülteci Avrupa'ya gitmek için İstanbul'da otogarda günlerdir bekliyor. Bekleyenler içinde en ağır yük ise çocukların omuzlarında. Türkiye'de de yaşam koşullarından ve ayrımcı uygulamalardan dolayı kalmak istemediklerini belirten Esma, "Eskiden ülkemiz çok güzeldi, ama savaş çıktı. Biz savaştan dolayı buraya geldik" diyor.

Kendi ülkelerindeki savaş ve sefaletten kaçan çoğu binlerce mülteci, 5 gündür İstanbul Esenler Otogarı'nda, yetkililerin Edirne sınır kapısını açarak geçmelerine izin vermesini bekliyor. Çoğunluğu Suriyeli olan binlerce mülteci otogarda bulunan Cumhuriyet camii'nin avlusunda kalıyor. Daha önce Ege denizinde satın aldıkları botlarla Yunanistan'a gitmeye çalışan binlerce mülteci boğulma tehlikesi geçirdi ve onlarca insan denizde boğularak hayatını kaybetti. Ailesiyle Bodrum'dan bota binen Aylan bebeğin kıyıya vuran bedeni günlerce Türkiye ve dünya kamuoyunca tepkiyle karşılandı. Yaşanan bu ölümlerden sonra mülteciler deniz yolu ile gitmekten korktukları için kara yoluyla gitmek için İstanbul Esenler Otogarı'nda 5 gündür gitmeyi bekliyor. Yaşanan savaş ve sefalet ortamından en çok etkilenen kadınlar ve çocuklar bu bekleyişte tek isteklerinin bir an önce içinde bulundukları durumdan kurtulmak olduğunu belirttiler.

'Artık insan gibi yaşamak istiyoruz'

Savaştan kaçıp geldikleri ülkede yaşayamadıklarını anlatan mültecilerden 15 yaşındaki Agit, "Burada çalışma koşulları çok zor. Bir insanın dayanacağı derece değil. Avrupa'da hayat var burada yok. Bütün evlerimiz Halep'te yıkıldı yakıldı. Biz zaten savaştan kaçıp gelen insalarız. Buradaki koşullara artık dayanamıyoruz. Ben okula gitmek istiyorum. Benim okul çağında küçük kardeşlerim var. Onların bütün eğitim hayatı bitti savaştan dolayı. Artık insan gibi yaşamak istiyoruz" dedi. Akrabaları Almanya'ya kaçmayı başaran annesi ve kardeşleriyle gidecekleri günü bekleyen 8 yaşındaki Esma ise, "Ülkemizde savaş vardı. Biz savaştan dolayı buraya geldik. Avrupa'da daha iyi koşullar varmış. Bizim evlerimiz yakıldı biz de buraya geldik. Teyzem ve ablam Avrupa'ya gitti. Ben de teyzemin yanına gitmek istiyorum. Büyük ablam evli orada. Okula gidiyordum, 2.sınıfa geçmiştim. Eskiden çok güzeldi ama savaş çıktı" diye konuştu.

'Ülkemizde savaştan kaçtık ama burada da yaşayamıyoruz'

Bütün mülteci çocuklar Avrupa ülkelerindeki hayat için bir umut beklerken, nasıl bir hayatla karşılaşacaklarını bilmeden her fırsatta gitmek istediklerini söylediler. Bu çocuklardan biri olan Azad, "Ben 12 yaşındayım, 4 aydır Türkiye'de yaşıyorum. Benim bütün ailem Avrupa'ya gitti. Bir işyerinde 1 ay çalıştığımızda, 'Çalışmadın sen. Paranı vermiyoruz' diyorlar bize" şeklinde yaşadıklarını anlattı. Esenler Otogarı'nda Kızılay'ın kendilerine verdiği hiçbir yardımı kabul etmeyeceklerini belirten 16 yaşındaki Azad ise, "Caminin içinde kalıyorduk. İhtiyaçlarım için dışarı çıktım geri geldiğimde beni içeri almadılar. Çocukları için yemek almaya çıkanları caminin içine almıyorlar artık nedenini bilmiyorum. Polisler izin vermiyorlar bize. Kızılay bize yemek getiriyor ama biz istemiyoruz. Bize yemek verdiklerinde de fotoğraflarımızı çekiyorlar. Böyle yaparak bize müsaade ettiklerini ve iyi davrandıklarını göstermeye çalışıyorlar. Biz onların yemeklerini hiçbir şeylerini istemiyoruz" diye konuştu. Kardeşi ile birlikte 2 yıldır İzmir'de yaşadığını anlatan Azad, "Türklerin yanında çalıştık ben ve kardeşim, 5 bin liramı vermediler. Bu yüzden Türkiye'den gitmek istiyorum. Kendi ülkemizde savaştan kaçtık ama burada da yaşayamıyoruz" dedi.

(ro-fg/dc/fk)