Alevi kadınlar: Kerbela'daki katliam Cizre'de yaşatılmak isteniyor

09:05

JINHA

ŞIRNEX - "Cizre Kerbela olmasın" diye Cizre'ye gelen Alevi kadınlar, acıyı en çok yaşayanlar olarak Cizre'de yaşananları derinden hissettiklerini söyledi. Alevilerin ve Kürtlerin birlikte mücadele etmesine gerektiğini belirten Demokratik Alevi Dernekleri temsilcisi Hülya Yer, "Alevilere Kerbela'da biat etmedikleri için katliam yaşattılar, bu gün Cizre halkı da Erdoğan'nın faşizan zihniyetini biat etmediği için kabul etmediği için bu katliamla karşı karşıyadır" dedi.

Alevi örgütleri, "Cizre Kerbela olmayacak" sloganıyla halkla dayanışmak ve incelemelerde bulunmak amacıyla önce Diyarbakır'a oradan da Cizre'ye geldi. Heyette yer alan Demokratik Alevi Dernekleri temsilcilerinden Hülya Yer ve HDP Yürütme Kurulu Üyesi Hatice Altınışık Cizre'de yaşanan katliamları değerlendirdi. Diyarbakır'ın Sur ilçesinde de incelemeler yaptıklarını ve Cizre'den farksız olduğunu ifade eden Hatice Altınışık, "Gördüğümüz şey bize katliamın vahşet boyutunu gösterdi. Bu saldırının daha yüksek bir boyutu. Saldırıların yoğun olduğu dönemde Kobané' deydim ve bugün burada gezerken kendimi Koban'de hissettim" dedi. Basından Cizre'de olanları takip ettiğini ancak okumakla görmenin çok farklı olduğunu dile getiren Hatice, "Bizi buraya gelmeden önce basında haberleri okuyorduk ama gelip burada vahşetin boyutlarını gördük" dedi.

'Cizre'li çocukların psikolojik destek almaları şart'

Cizre'deki katliamın Saray'a muhalif olan herkese yapıldığını ifade eden Hatice, "Yani burada yapılan yarın İstanbul'da İzmir'de Ankara'da yapılabilir" dedi. Çocukların da psikilojik desteğe ihtiyacı olduğunu vurgulayan Hatice devletin göndereceği psikolog ve psikiyatristler yerine TTB'nin göndermesini istedi. Cami, cemevi ve mezarlıkların hedef haline geldiğini dile getiren Hatice, "Sarayın gladyosunun yaptığı sadece bununla sınırlı değil dün cami ve cem evlerimizi bombaladılar. Manevi değerlerimiz olan mezarlarımıza saldırdılar. Siyasi hukuki hiçbir sorunu olmayan değerleri yok etmeye çalışıyorlar. Bu da devletin ne kadar vahşi olduğunu gösteriyor. Devletin Kürtlere bakışı neyse Alevilere de bakışı aynıdır çünkü devlet ikisini yok etmeye çalışmıştır" dedi.

Alevilerin ve Kürtlerin yan yana mücadele etmesi gerektiğini ifade eden Hatice, Alevilerin öz yönetime uzak olmadıklarını söyledi. Osmanlı zamanında Alevilerin kendi hukuk ve mahkemelerini öz yönetimlerini kurduklarını ifade eden Hatice, öz yönetimlere sahip çıkma çağrısı yaptı.

'Cizre Kerbela olmasın diye geldik'

Aleviler olarak acılara yabancı olmadıklarını dile getiren Demokratik Alevi Dernekleri temsilcisi Hülya Yer, ülkede farklı olanların yaşadıklarının birbirine benzediğini vurguladı. "Cizre Kerbela olmasın" sloganıyla Cizre'ye geldiklerini ifade eden Hülya, "Çünkü bin 400 yıl önce yaşadığımız o Yezid katliamını acısını ve yasını halen tutuyoruz ve yeni Kerbela, Kerbela acıların yaşanmaması için biz Cizre'de kendi bedenlerimizi buraya siper etmek geldik. Aynı zamanda Cizre halkımızın yalnız olmadığını ve İstanbul, Dersim, Varto, Ankara ve Türkiye'nin birçok yerinde biz bunları hem hissettik hem de hissettirdik. Aleviler aslında tarihsel direnişçi ve muhalif bir toplum olarak biliniyor. Dolaysıyla biz bu mahalif duruşumuzu egemen olana karşı, toplumları, inançları ötekileştirenlere karşı muhalif duruşumuz hep olacak" dedi.

'Bu devleti teşhir edeceğiz'

Rapor tutmak için değil Aleviler olarak yaşanan acıları en fazla derinden hissedenler olarak geldiklerini ifade eden Hülya, "Bu acıları en derin hissettiğimiz için, yaşadığımız için buradayız. Biz bütün kurumlarımızla hem Kürdistan hem Türkiye hem Avrupa'da sokaklara çıktık. Cizre halkı yalnız değildir dedik. Cizre'de yeni bir Kerbela'ya izin vermeyeceğiz dedik. Biz bu devleti, iktidar zihniyetini teşhir edeceğiz, kendisine biat etmeyen geliştirmiş olduğu bu faşizan uygulamaları bulunduğumuz her alanda teşhir edeceğiz" dedi.

'Cizre halkı da biat etmediği için katliam yaşadı'

Kendilerini Cizre halkından ayrı görmediklerini vurgulayan Hülya, "Çünkü Alevi felsefesinde 'senden olmayanın acısını da taşıyorsan sen insansın' diyor. Burada ille Alevilerin olması ya da olmaması söz konusu değil. Burada Cizre halkımız acı çekiyorsa, Cizre halkımızın iradesine el konuluyorsa biz İstanbul'daki, Dersim'deki, Varto'daki ya da Edirne'deki bir Alevi'de bunu hissedip buna karşı bir duruş sergilemek zorundayız. Aleviler mevcut iktidara biat etmedi etmeyeceğiz. Kerbela'da biat etmedikleri için katliam yaşattılar, bu gün Cizre halkı da Erdoğan'nın faşizan zihniyetini biat etmediği için kabul etmediği için bu katliamla karşı karşıyadır" dedi.

'Cizre halkı kendisini yönetmeli'

Öz yönetim ilanlarını desteklediğini dile getiren Hülya "Kendi öz yönetimlerini hayata geçirmek her halkın her toplumun en doğal hakkıdır. Biz de Demokratik Alevi Dernekleri olarak bu süreci desteklediğimizi bu sürecin bir parçası olduğumuzu söylemek istiyoruz. Çünkü Alevi felsefesi ile öz yönetim bir birine tekabül eden şeylerdir. Bizler de kendi inancımızı kendi kültürümüzü kendi başımıza yaşadık. Dersim 300 yıl özerk yaşamış bir kenttir. Ve o dönem hiç bir sorun yoktu insanlar bir birine karşı saygılıydı. Burada Ankara'dan atanan biri bizim sorunlarımız bilemez. Ne dilimizi bilir ne kültürümüzü bilir, dolaysıyla nasıl bizi yönetecekler. Doğru yönetmiş olsaydı Cizre halkı bu gün böyle olmazdı. Cizre sokakları Gazze sokaklarını andırmazdı bize. O halde halkın kendi iradesiyle seçmiş olduğu irade kendisini yönetmeli, Cizre halkı kendisini yönetmeli. Biz alevi dernekleri olarak bu süreci destekliyoruz" şeklinde konuştu.

(pk-pz/gc)