Van'da polis ışık söndürüp halkı tarıyor!
09:05
Vildan Atmaca-Medya Cebe / JINHA
WAN - Yaklaşık 2 aydır polis ablukasında olan Van'ın Sürmeli Mahallesi'nde yaşayan yurttaşlar, hiçbir can güvenliklerinin olmadığını söylüyor. Polis saldırılarının en yoğun yaşandığı mahalledeki direnişi anlatan kadınlar, "Polisin etrafı gelişi güzel taraması yetmezmiş gibi elektriğimizi de kestiler. Gece karanlığında fark edilmemek için panzerin ışığını kapatan polisler resmen insan avına çıkıyorlar. Panzerler mahalleye geldiklerinde anons ettikleri makineden bizlere küfürler yağdırıyorlar" diyor.
Kürdistan üzerinden sürdürülen hükümet taraflı savaş politikaları her geçen gün etkisini daha da gösterirken, neredeyse her gece tüm kentlerde OHAL baskıları uygulanmaya devam ediyor. Yoğun saldırıların yaşandığı kentlerden biri de Van. Özel harekât timlerinin yoğun saldırı gerçekleştirdiği Sürmeli Mahallesi'nde kadınlar savaş politikalarına karşı nasıl bir direniş gösterdiklerini anlattı. Mahallede sakinlerinden Selma Şipa, her dakika rutin bir şekilde mahalleye sebepsi yere biber gazlarının atıldığını belirterek, "Evimin önünde barikatlar var, bir gün yine dışarı çıktığım anda birden silah sesleri duydum. Silahını bana doğrultan polis, 'burada ne saklıyorsun, eylemcilere yardım ediyorsun sen' diye bağırdı. Bu sokakta her gün aynı şeyleri yaşıyoruz" diye konuştu.
Perdelerin kapatılması dahi suç
Polisin hedefinden korunmak adına sokaklarına perde astıklarını söyleyen Selma, "Polis sürekli 'evinin perdelerini neden kapatıyorsun? Birilerini saklıyorsun bu evde' diye bana baskı uyguluyor. Bir gün evimi aramaya kalkıştılar. Ben de izin kağıtları olmadan aramayacaklarını belirterek direndim. İki gün önce katlettikleri Vedat benim amcamın oğlu oluyor. Vedat'ı vurduktan sonra dakikalarca başına basarak işkence çekerek ölmesine neden oldular. Polis tarafından vurulan Mahsun da öldürülmek istendi. Mahsun'un vurulduğunu görünce yardıma koştuk. Karnından vurulmuştu ve çok kan akıyordu. Yarasının üzerine eşarp koyarak kanın akmasını engellemeye çalıştık. Gençler hedef alınıyor" açıklamalarında bulundu.
'Öldürmek istedikleri çocuklar bizim çocuklarımız'
Bir başka mahalle sakini Hamail Naşvat ise, "Polislerin her gece mahallemize yönelik rutinleşen saldırılarına karşı barikatlar kurulmuştu. Bir gün yine polisler mahallemize geldi ve biz de onların çıkması için slogan attık. Bize saldırarak kitleyi dağıttılar. Barikatları kurma amacı polisle çatışmak değil, polisin saldırılarını engellemek ve çocuklarımızı hedef olmaktan çıkarmak. Onlar yine biber gazı, tazyikli su ve mermiler ile saldırınca hepimiz evlerimize dağıldık. O gece sokağa eylem yapmak için hiçbir genç çıkmamıştı. 'Buraya PKK'li öldürmeye geldik' diye bağırıyorlardı. Öldürmek istedikleri çocuklar bizim çocuklarımız" şeklinde ifadelerde bulundu.
'Panzerler mahallede ışıklarını söndürüp halkı tarıyorlar'
Mahsun yaralandığında zaman kendisinin ve birçok kadının yardıma geldiğini ifade eden Hamail, "Mahsun'u ben ve bir çok kadın yardıma koşup polislerin elinden kurtardık. O gece polisin etrafı gelişi güzel taraması yetmezmiş gibi elektriğimizi de kestiler. Gece karanlığında fark edilmemek için panzerin ışığını kapatan polisler resmen insan avına çıkmıştı. Zifiri karanlıkta zırhlı aracın içerisinde bekleyerek birilerinin evlerinden çıkmalarını bekliyorlardı ve kapı önüne adım atan herkesi tarıyorlardı. Panzerler mahalleye geldiklerinde anons ettikleri makineden bizlere küfürler yağdırıyordu. Ağza alınmayacak küfürler ediyorlar ve evlerimize girmemizi istiyorlardı" dedi.
'Mahallede patlayan bomba polisin bombasıydı'
Hamail, "Onların bu yaptığı yine bir katliam planıdır. Bizler evlerimize girdiğimiz zaman da bu defa evlerimizi hedef alıyorlar. Sokaklarımıza patlayıcılar döşüyorlar. O gece yolda patlayan bomba asla Kürtlere ait değil, o bomba polis tarafından mahallemize yerleştirildi. Ama şimdi de o bombanın PKK'lilere ait olduğunu söylüyorlar. O bomba devletin Cizre, Gever, Silvan ve buna benzer birçok yerde olduğu gibi Xaçort'ta da yürüttüğü katliam politikasının sonucudur. Eğer onlar savaşı tercih ediyorlarsa bizler savaşmaya da hazırız. Çocuk, kadın, yaşlı dinlemeden alanlara ineriz gerekirse dağlara da çıkarak savunmamızı gerçekleştiririz" vurgusunu yaptı.
Zekiye Aşkan ise, mahalle ve evlerinde can güvenliklerinin olmadığı dile getirerek, evlerine isabet eden silahların sesleri çocukların psikolojilerini bozduğunu ifade etti. Zekiye, polislerin kendilerine hakaretlerde bulunduklarını söyleyerek, "Bizlere ağza alınmayacak sözler kullanıyorlar. Omların eşleri, anneleri kız kardeşleri yok mu ki bize hakaret ediyorlar. Biraz utansınlar. Kendi ailelerinden. Baskı küfür ve ölümler ile biz kadınların korkmayacaklarını daha anlayamamışlar mı?" diye sordu.
(ht/zd)

