TJKE’den 25 Kasım açıklaması
18:13
JINHA
HABER MEREKEZİ – 25 Kasım’a ilişkin açıklama yapan Avrupa Kürt Kadın Hareketi TJKE, “Kürdistanlı kadınlar olarak 9 Ocak tarihinde Paris’te Kadın Özgürlük Hareketi’mizin kurucusu olan Sakine Cansız’ı, Fidan Doğan’ı ve Leyla Şaylemez’i alçakça bir saldırıda şehit verdik. Mirabel kız kardeşler gibi bu 3 yiğit Kürt kadını da, yaşamları ve mücadeleleriyle son nefeslerine kadar kadın özgürlük ilkelerinden asla taviz vermemişlerdir. Onlar yaşamlarıyla, mücadeleleriyle Mirabel kız kardeşlerin yoldaşları olduklarını göstermişlerdir” dedi.
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJKE) yaptığı yazılı açıklamada, Kürt, Türk, Arap, Fars, Laz, Ermeni, Asuri-Süryani, Ortadoğulu, Avrupalı, Afrikalı, Asyalı, Amerikalı tüm kadınların “Kadına karşı şiddetle mücadele günü” olan 25 Kasım’ı büyük bir özgürlük tutkusu ve her türlü şiddete karşı mücadele kararlılığıyla karşılandığını belirtti. Son birkaç yılda Ortadoğu’da dile getirilen “Arap Baharı”nın bugün artık bir Ortadoğu müdahalesine dönüştüğünü kaydeden TJKE, Ortadoğu kadınlarını, halklarının özgürlük-eşitlik ve demokrasi taleplerine karşı yapılan bu müdahalenin Tunus’ta, Libya’da, Mısır’da, Suriye’de büyük çatışmalara özelde kadın, genelde de insan haklarında büyük bir gerilemeye neden olduğunu kaydetti.
‘Kadınlar toplumsal alandan koparılmak isteniyor’
“Kadına yönelik şiddet yasa adına, inanç adına, töre adına, siyaset adına daha da vahşileştirilmiştir” sözlerine yer verilen açıklamada, “Suriye’deki El Nusra ve benzeri çeteler eliyle sayısız kadına tecavüz edilmiş, kadınlar katledilmiş, bunların da ‘din adına, cihat adına’ yapıldığı yalanına başvurulmuştur. Erkek egemenlikli zihniyet, politikalar adeta yeni kılıf ve söylemlerle hortlatılmıştır. Türkiye’de AKP hükümeti, kadının düşüncesinden iradesine, inancından bedenine kadar el atmadığı alan bırakmamıştır. Kadını ‘günah nesnesi’ olarak lanse ederek, kadını toplumsal alandan koparmayı hedefliyor. Kadınları dört duvar arasına hapsederek, kendi sistemi için ucuz işçi, savaş politikaları için ise asker üretmenin gayesi içindedir” ifadelerinde bulunuldu.
‘Paris katliamı ile bir kez daha ‘dünya kadını’ kırılmak istenmiştir’
“Kürdistanlı kadınlar olarak 9 Ocak 2013 tarihinde Paris’te Kadın Özgürlük hareketimizin kurucusu olan Sakine Cansız’ı, Fidan Doğan’ı ve Leyla Şaylemez’i alçakça bir saldırıda şehit verdik” sözü ifade edilen açıklamada, “Mirabel kız kardeşler gibi bu 3 yiğit Kürt kadını da, yaşamları ve mücadeleleriyle son nefeslerine kadar kadın özgürlük ilkelerinden asla taviz vermemişlerdir. Onlar yaşamlarıyla, mücadeleleriyle Mirabel kızkardeşlerin yoldaşları olduklarını göstermişlerdir” denilerek, Sakine’nin, Leyla’nın ve Fidan’ın uluslararası komplocu güçlerin işbirliği sonucu katledildiğine dikkat çekildi. Sakine, Leyla ve Fidan şahsında Kürt kadınlarının ve dünyada direnen, özgürlükte ısrar eden ve asla bundan taviz vermeyen kadınların hedeflendiğine dikkat çekilen açıklamada, “Paris katliamı ile bir kez daha ‘dünya kadını’ kırılmak istenmiştir. Bir kadın kırımı ve insanlık suçu işlenmiştir. 25 Kasım vesilesiyle Sakine, Fidan ve Leyla yoldaşlarımızı da saygıyla ve büyük bir özlemle anıyor ve diyoruz ki; Erkek egemenlikli sistem karşısında diz çökmeyen siz yüce kadınlar; rahat uyuyun, çünkü kız kardeşleriniz Kürdistan dağlarında, şehirlerinde ve köylerinde, yine Ortadoğu’da ve dünyanın dört bir yanında bu sistemden hesap sormak için ayaktalar, direniyorlar, örgütleniyorlar, mücadele ediyorlar” sözleri ifade edildi.
‘Şiddete karşı sokakta olmaya devam edeceğiz’
Avrupa’da yaşayan Kürt kadınlarının 25 Kasım’dan başlayarak Aralık ayının ortalarına kadar, kadına karşı şiddeti, ayrımcılığı ve hak gasplarının görünür kılınması için alanlarda olacağı da dile getirilen açıklamada, ”Bir yandan panel ve seminerlerle bilinçlendirme çalışmalarını yürütürken diğer yandan kadınların seslerinin ve taleplerinin daha gür ve güçlü yansıdığı yürüyüşler ve mitingler yapılacaktır. Kadına karşı şiddetin ataerkil sistem tarafından yaşamın her alanına sinen her türlü biçimine karşı görünen ve görünmeyen tüm şiddet yöntemlerine yönelik her zamankinden daha fazla kararlı ve inançlı bir mücadele ile karşı koyacağız.
Ve diyoruz ki, haydi kadınlar: Şiddet kaderimiz değildir. Şiddetle mücadele edebilir ve tüm zorba sistemlere karşı özgür ve onurlu bir yaşamın inşasında ciddi bir rol oynayabiliriz” denildi.
(mg)
