Andera Wolf'un dostları: Kürdistan'da savaş suçu işleniyor
15:19
JINHA
HABER MERKEZİ - PKK'lilerin mezarlarına yönelik saldırılara tepki gösteren Andrea Wolf/Ronahi Enternasyonalist dostları, Kürdistan'da savaş suçunun işlendiğine dikkat çekerek, "Türk ordusunun uluslararası hukuku ihlal ederek doğayı, şehirleri, köyleri ve şehitlikleri bombardımana tabi tutması derhal durdurulmalıdır" çağrısında bulundu.
Andrea Wolf (Ronahi) Enternasyonalist dostları Kuzey Kürdistan bölgesinde PKK'lilerin mezarlarına yönelik yapılan saldırılarla ilgili yazılı açıklama yaptı. AKP'nin Kürt halkına, HDP'ye ve PKK'ye karşı savaş politikasının vahşette sınır tanımadığı ifade edilen açıklamada, "17 Eylül tarihinde Türkiye İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, Kuzey Kürdistan'da 14 gerilla şehitliğinin tahrip edilmesi için bölge valilerine genelge göndermiş, 18 Eylül sabahı Türk Hava Kuvvetleri Varto'daki şehitliği bombardıman ederek tahrip etmiştir. Aynı günün öğle saatlerinde, Türk ordusu Wan/Keleh'e bağlı Çatak kırsalındaki şehitliği tahrip etmek için bir operasyon başlatmıştır. Bu genelge, İçişleri Bakanının uluslararası hukuk ölçülerine göre savaş suçlusu olduğunun açık itirafıdır" denildi.
'AKP'ye destek veren NATO'da bu suçlardan sorumludur'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla, Kuzey ve Güney Kürdistan'da köylerin ve şehirlerin bombardımana tabi tutulduğu belirtilen açıklamada, "Hedef gözeterek sivil halkın katledilmesi, ormanların ve tarım alanlarının yakılması da savaş suçudur. NATO üyesi Türkiye'nin generalleri, subayları ve askerleri de uluslararası hukuku çiğneyen bu talimat ve emirleri uygulayarak suç işlemektedirler. Diğer NATO üyesi ülkeleri de, ekonomik ve askeri çıkarları doğrultusunda Erdoğan rejimine silah desteği sağlayarak bu savaş suçlarından sorumludurlar. Erdoğan ve AKP'nin iktidar kanadının özgürlüğün gücünden ve enternasyonalist dayanışmadan korkuları ne kadar büyük olmalı ki Kürdistan'da kendi halkını bombardımanlarla katledebiliyor" ifadelerinde bulunuldu.
Açıklamanın devamında şunlara yer verildi:
"Erkek egemen, insanlık düşmanı faşist - ırkçı zihniyetin beyinlerde ve kalplerde ulaştığı nokta, katledilen gerilla bedenlerinin çırılçıplak soyulup sokaklarda sürüklenmesidir. Uluslararası hukuku ve bütün uluslararası sözleşmeleri çiğneyerek mezarlıkların bombardımanla tahrip edilmesidir. Amaçları, eşit bir dünya için yeni bir toplumsal yaşam için canlarını veren insanların anısını silmek. Er yada geç hesabını verecekleri savaş suçlarının kanıtlarını ortadan kaldırmak, unutturmak istiyorlar. Halkların Demokratik Partisi'nin 7 Haziran seçimlerinde parlamentoya girmesi ardından, iktidarını kaybetme korkusuna kapılan Recep Tayyip Erdoğan, Kürt özgürlük hareketine ve kendi halkına savaş açmıştır. Suriye'de dört yıldır süren iç savaş ve Irak'ta ki savaşın yanı sıra, Türk yönetiminin Kürt halkının demokratik öz yönetim ilanına ve Türkiye soluna karşı saldırısı Ortadoğu felaketini derinleştirmiştir. Rojava'da ki öz yönetime karşı yıllardır DAIŞ'i destekleyen Türkiye, kendi içinde savaşı yeniden başlatmakla bölgede ki savaşların barışçıl çözümünü de engellemektedir. Bölge halkları yani bütün etnisite ve inançlar için eşitlikçi bir toplum modeli oluşturabilecek Rojava'yı ve Kürt özgürlük hareketini bu şekilde imha etmeyi amaçlamaktadır. Yüreklerimiz özellikle, bedenleriyle şehitlikleri kuran, bakımını yapan ve anılarını tehditlere karşı nöbet eylemleriyle koruyan insanlar ile birlikte. Bu insanların birçoğunu ateşkes döneminde ziyaret ederek tanıma fırsatı bulduk."
'Zulüm insanlığın özgürlük yürüyüşünü durduramayacak'
Arjantin, Guatemala yada Şili'de olduğu gibi Kürdistan'da da on yıllarca sürse, eninde sonunda işkenceciler ve katiller 90'lı yıllardan ve özellikle 1998 yılından günümüze kadar sivil halka karşı katliamların, gerillaya karşı uygulanan yargısız infazların ve yine bugün uluslararası hukuku çiğneyerek şehirlerin, köylerin ve ormanların bombardımana tabi tutarak işledikleri savaş suçlarının hesabını verecektir. Çünkü adalet olmadan asla barış olmaz. Egemenlerin zulmü korkularındandır. Zulüm insanlığın özgürlük yürüyüşünü durduramayacak."
Birlikte mücadele çağrısının yapıldığı açıklamanın sonunda şu taleplere yer verildi:
"- Kürt halkına karşı saldırılar derhal durmalıdır
- Türk ordusunun uluslararası hukuku ihlal ederek doğayı, şehirleri, köyleri ve şehitlikleri bombardımana tabi tutması derhal durdurulması
- Bütün siyasi tutsaklar serbest bırakılmalıdır
- Savaş suçları aydınlatılmalı ve failler cezalandırılmalı
- Alman hükümetinin Erdoğan'ın Kürt özgürlük hareketine karşı savaşını desteklemesi derhal durmalı
- Rojava'nın statüsünün uluslararası alanda tanınması ve insani bir koridorun açılması
- Almanya'daki PKK yasağının derhal kaldırılması."
Andrea Wolf (Ronahi) kimdir?
1990'lı yılların sonunda gerillaları konu alan bir kitap çalışması için PKK'ye katılan Alman insan hakları savunucusu ve sosyolog Andrea Wolf, 1998 yılında Van'ın Çatak ilçesinde çıkan bir çatışmada sağ yakalandıktan sonra infaz edilmişti. Bu olay Türkiye ve Almanya arasında krize dönüşse de Türk devleti Andrea Wolf'un öldürüldüğünü yalanladı ve mezarının yerini söylemeyerek olayı gizledi. HPG ise Çatak'ta çıkan toplu mezar üzerine bir kez daha bu konudaki arşivlerini çıkararak araştırma yaptı. Döneme ait arşivler de yapılan araştırmalar sonucunda Van'ın Çatak İlçesi Dökmetaş Köyü kırsalında belirlenen 41 gerillaya ait olan toplu mezar da Andrea Wolf'un cenazesinin de bulunduğu ortaya çıktı. Katliamın açığa çıkması ardından Andrea Wolf'un ismi Kürt halkı tarafından Van'da açılan mezarlığa verildi.
(mg)

