7 yıldızlı otelde kadın çalışanı müşteri taciz etti, yönetim ise mobbing uyguladı!

09:01

Rojda Oğuz/JINHA

ANTALYA - Turizm şehri Antalya'da bulunan 7 yıldızlı bir otelde müşterinin tacizine maruz kalan H.İ. karakola şikayette bulununca bu defa otel yönetiminin mobbingine uğradı. Taciz saldırısının otel yönetimi tarafından örtbas edilmeye çalışıldığını belirten H.İ. hukuki yolları sonuna kadar kullanıp, taciz ve mobbing uygulayanların ceza almasını sağlayacağını dile getirdi.

Yaz sezonunun açılması ile her yıl yurt dışından ve yurt içinden binlerce insan Türkiye'nin turistik şehirlerine geliyor. Çoğunlukta kadınların çalıştığı turizm sektöründe kadınlar, sürekli cinsel tacize uğruyor. Kadınlar, birlikte çalıştıkları iş arkadaşları ya da müşteriler tarafından her fırsatta yaşadıkları tacizleri tanımlarken, "cinsel şaka", "zorla öpmek", "çimdik atmak" ve "müstehcen sözler" olarak dile getiriyor. Turizm sektöründe yaşanan kadına yönelik tacizlerden biri Ağustos ayında Antalya'nın 7 yıldızlı bir otelinde yaşandı. Antalya'nın Serik ilçesinde yaşayan 38 yaşında evli ve 3 çocuk annesi H.İ. 4 yıldır çalıştığı otelde, turist bir müşteri tarafından cinsel tacize uğradığını söyledi. Serik Karakolu'na ifade vererek şikâyetçi olan H.İ'nin beyanına göre, şikâyetinden sonra otel yönetimi turist müşteriyi otelden çıkardı. Otelin insan kaynakları ve genel yönetimi, böyle bir olaydan haberleri olmadığını yapılan telefon görüşmesinde dile getirdi. Olay sırasında otel yönetiminin psikolojik destek vermediğini ve olayı örtbas etmeye çalıştığını söyleyen H.İ., "Bu o otelde olan ilk olay değil. Daha önce de başka bir tecavüz olayı olmuş. 4 kadın arkadaşım defalarca tacize uğradı. Otel yönetimi, her seferinde bu olaylardan haberi olmasına rağmen hiçbir önlem almıyorlardı" diye konuştu.

'20 oda veriyorlar ve en kısa zamanda bitirmemizi istiyorlar'

H.İ. çocuklarının ihtiyaçları ve eşinin sosyal güvencesi olmadığı için çalışmak zorunda kaldığını ifade etti. Her zamanki gibi o sabah da işe gittiğini söyleyen H.İ., olay günü başından geçenleri anlattı: "Odayı temizlemeye gittim. Öğleden sonra saat 14.00 idi. Sarhoş bir misafir koridora geldi ve koridorda dolaşmaya başladı. Benim odama geldi. İçeriye girmeye çalıştı. Ben buna müsaade etmedim. Oda başka bir müşterinin odasıydı. Şefim İsmail beyi aradım. İsmail beye misafir sarhoş ve temizlediğim odaya zorla girmeye çalıştığını söyledim. Sarhoş misafirin yanında bir arkadaşı vardı ve şef geldikten sonra misafiri odasına götürdüler. Ben yine hiçbir şey olmamış gibi işime devam ettim. Koştur koştur oda temizliyordum çünkü bize 20 tane oda veriyorlar ve bunları en kısa zamanda bitirmemizi istiyorlar bizden. Bize otel yönetimi hiç acımıyor ve verdikleri odaları yapıp bitirmemizi bekliyorlar. Sabah 8.00'den akşam 16.00'ya kadar bitmesi gerekiyor odaların. Bize ister yap ister yapma diyorlar. Çalışıyorsan çalış çalışmıyorsan da istifanı ver git diyorlar."

'Bağırmak istiyorum, ağzım kapalı'

Temizlediği odalardan birinde tacize maruz kaldığını söyleyen H.İ. "Ben odaya girip yatağı yaptığım sırada sarhoş misafir anadan doğma bir şekilde odaya girmiş, ben görmedim. Arkadan birinin gelip belime sarılıp, ağzımı kapatıp, beni yatağa atması bir oldu. Ben hiç bir şey fark edemedim. Çok korktum. Kafamı çevirdiğimde misafirin nefesini ensemde hissettim. Bağırmak istiyorum, ağzım kapalı. Ellerimi kurtarmak istiyorum ama kurtaramıyorum. Çırpındım, çok çırpındım. Ben ayağa kalktım adam da benimle birlikte kalktı. Ben adamı valizliğe doğru ittim ve düştü. Ben bağırarak çığlık çığlığa dışarıya kaçtım" dedi. Koridora çıkıp kimseyi göremediğini belirten H.İ. birlikte çalıştığı arkadaşını çağırdığını ama kimsenin çağrısına cevap vermediğini söyledi.

'Ben o anda tecavüze uğrayabilirdim'

Koridora kaçtığı sırada saldırganın o sırada yere düştüğünü kaydeden H.İ. sözlerine şöyle devam etti: "Temizlediğim odaya girip, kapıyı kilitleyip şefimi aramam bir oldu. Şefime otel misafirinin bana saldırdığını söyledim 'tamam geliyorum' dedi telefonu kapattı. Kapının arkasında oturdum. Adam hala kapıyı yumrukluyordu. Kapıyı açmamı söylüyordu. Korkudan kapıyı açamadım. Şefim gelip kapıyı çaldığında bile şoktan kapıyı açamadım. Kapıyı açtıktan sonra hem ağlıyordum hem de titriyordum. Şefime misafirin bana saldırdığını belime sarılıp yatağa attığını söyledim. Şef bana 'tamam kapıyı kapatın ve işinize devam edin' dedi. Güvenliği aradığını ve misafirin hala koridorda çırılçıplak dolaştığını söyledi. Bu benim için tamamen gurur kırıcı bir şeydi. Ben o anda tecavüze uğrayabilirdim. Şefim olaydan sonra bir bardak su bile vermedi. Beni konuşturmadılar. Olaydan sonra tekrar bana 'oda yap' dediler. Bu durumu arkadaşıma anlatıyorum. Arkadan şefim İsmail Bey bana 'sesin çok çıkıyor' dedi. Beni susturmaya çalıştılar."

'Ben bunun hesabını onlara soruyorum'

Mesai bitimine kadar çalışmak zorunda bırakıldığını aktaran H.İ. başından geçenleri eşine anlattığını ve birlikte Serik karakoluna gidip ifade verdiklerini, karakolun, turist müşteriyi ve otel şefini ifade için karakola çağırdıklarını söyledi. H.İ. "Adam 'ben çok sarhoştum hiçbir şey hatırlamıyorum sadece kadının olduğu odaya girdiğimi hatırlıyorum' demiş. Verdiği ifadede benden özür dilediğini, maddi destek verebileceğini söylemiş. Şef de 'Şok geçirdim, oteli korudum kadını korumam gerekirdi' demiş. Yaşadığım olaydan sonra uyuyamıyorum. O misafir sarhoş olmasaydı benim hiç bir kaçış yolum yoktu. Ben o anda tecavüze uğrasaydım bunun hesabını bana kim verecekti. Ben şimdi işimden oldum. Sigortam da olmayacak, çalışamayacağım. Psikolojim de bozuldu. Hiçbir şey yapamayacağım. Ben bunun hesabını onlara soruyorum. Benim gözüm hiçbir zaman onların parasında olmadı" ifadelerinde bulundu.

'Sakladıkça daha çok yıpranırız'

Bundan sonraki süreçte ne yapacaksın sorusuna yanıt veren H.İ. "Böyle bir şey yaşanmamış gibi yaşamak, gece yastığa başımı koyduğumda normal bir şekilde uyanmak istiyorum. Kendi kendime cesaret verip kendimi toparlamaya çalışacağım. Hayata yeniden tutunmam lazım. Çocuklarım için bunu yapmak zorundayım" diye belirtti. Otel yönetiminin böylesine hassas bir konuda duyarsız kaldığı için yıprandığının altını çizen H.İ. tacize ve tecavüze uğrayan kadınlara seslendi: "Biz kadınız, anneyiz, biz hiçbir zaman yıkılmamalıyız. Bu bizim utancımız değil bize bunu yapanların utancı onlar utansın. Hiçbir zaman utanmadan çekinmeden olayları anlatmalıyız. Kendimize güvenmeliyiz. Hiçbir şekilde saklamamalıyız. Biz sakladıkça daha çok yıpranırız."

(dc/mg/fk)