'Kadınlar savaş kaşıtlığında en büyük güç'

09:01

Vildan Atmaca/ JINHA

WAN- Savaşın toplum, kadın ve çocuklar üzerindeki etkileri değerlendiren Sosyolog Ruken Özdemir, "Savaş ve kadın derken bu ikisinin aslında zıt olduğunu ve kadınların hiçbir zaman savaşı istemediğini, savaşın karşından en önde duran güç olduğunu biliyor ve görüyoruz" dedi.

AKP ve Cumhurbaşka'nın Kürtlere yönelik başlattığı topyekûn savaşta en çok kadınlar ve çocuklar etkileniyor. Birçok yerde sivil katliamları yapan AKP, kadınları ve 35 günlük bebekleri öldürülerek defnedilmesine dahi izin vermiyor. Yürütülen savaşın toplum, kadın ve çocuklar üzerindeki etkilerini Rojin Kadın Yaşam Merkezi Sosyologu Ruken Özdemir değerlendirdi. Savaş ortamlarında en fazla kadın ve çocukların etkilendiği dile getiren Ruken, Türkiye ve Kürdistan'da yaşanılan savaşın, eril zihniyetin kendi iktidarını korumak için yapıldığına dikkat çekti.

'Savaşlar kadın üzerinden yürütülmekte'

Savaş ve kadının birbirine zıt çağrışımlar olduğunu ifade eden Ruken, "Savaş yıkıcı, yok edici anlamlar taşırken kadın olgusunu daha çok canlılık ve yaşamaya dair bir olgu olarak tanımlıyoruz. Bu yüzden savaş ve kadın derken bu ikisinin aslında zıt olduğunu ve kadınların hiçbir zaman savaşı istemediğini, savaşın karşından en önde duran güç olduğunu biliyor ve görüyoruz. Belki de bu yüzden barışı tamamen dileyen bir Kürt halkı kadını daha öncü güç konuma getirmektedir. Barışı dileyen halklar da kadını güçlendirerek böyle bir mücadele vermesi gerektiğinin farkındadır. Şu anda savaşı yapmak isteyen iktidar ve devletler de kadın üzerinden savaşı yürütmektedir" ifadelerini kullandı.

'Tecavüzler erkek devletten kaynaklıdır'

Savaşlardan en çok kadınların etkilendiğini söyleyen Ruken, galip olan devletin aynı zamanda kadınları tecavüze mahkum kılanın da devlet olduğunu kaydetti. Kadınların sosyal ve normal yaşamdan uzak tutulmaya çalışıldığını dile getiren Ruken, toplumsal bir savaşın kadını tamamen yok ettiğine vurgu yaptı. "Kadın bedeninden yararlanmaya ve cansız bedeni ile oynayan bir zihniyet ile karşı karşıyayız" diye konuşan Ruken, devletin en büyük savaş psikolojisini kadınlar üzerinden hayata geçirmeye çalıştığını bunun en büyük örneğinin ise YJA-STAR Gerillası Ekin Wan şahsında bir kez daha ortaya çıktığını vurguladı. Devletin Ekin Wan şahsında tüm kadınlara mesaj verdiğini kaydeden Ruken, "Devlet biz kadınlara 'Sizi teşhir ediyoruz. Sizi öldürmekle kalmayız, sizin çıplak bedeniniz ile sizin hakkınızda konuşuruz' dedi. Biz kadınlar doğduk ve bedenimizden hiçbir zaman utanmadık. Bedenimiz üzerinden bizi zayıf kılmaya çalışanların karşısında durduk durmaya devam edeceğiz" dedi.

'Bu savaş egemenlerin iktidarlarını korumak için yapılan savaştır'

Ruken, "Tarihte savaşlar bir halkı korumak ve savunmak adına yapılır. Ancak Türkiye gerçekliğindeki savaşlar şunu gösteriyor ki bu savaş bir halkı korumak için yapılan bir savaş değildir. Bu savaş kendi iktidarını korumak ve güçlendirmek için yapılan bir savaştır. Bu yüzden devlet kendi halkına savaş açmaktan geri durmamıştır" diye konuştu. "Bu savaş ortamında vatan ve bayrak kimsenin umurunda değil" diyen Ruken, Kürt ve Türk annelerinin artık tek sesle çocuklarını bayrak ve saray kurbanı olsun diye doğurmadıkları yönünde olduğunun altını çizdi.

İktidarların Kürt halkının ölüsünden bile korktuğuna vurgu yapan Ruken, devletin çocukları özel olarak seçmesinin tek nedenin büyüyüp kendilerine karşı gelmemeleri olduğunu söyledi.

(ht/be/fk)