Gözaltında çocuklara 'Siz de öleceksiniz' tehdidi!
11:24
Şîlan Özhan / JINHA
SÊRT - Dün Siirt'te bayrak yırttıkları gerekçesiyle gözaltına alınan iki çocuk akşam saatlerinde ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Kapılarının önünde oyun oynarken polisler tarafından ellerine bayrak verildiğini ve yırtmaları istendiğini belirten çocuklar, "Yırttıktan sonra bizi arabaya bindirip karakola götürdüler. Yolda gidene kadar küfür ve tehdit ettiler. Gerilla cenazelerinin fotoğraflarını gösterip 'Siz de onlar gibi öleceksiniz' dediler" diye konuştu.
Siirt Yeni Mahalle'de evlerinin önünde oynayan amca çocukları E.A. ve H.A. bayrak yırttıkları gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. İfadeleri alındıktan sonra akşam saatlerinde serbest bırakılan çocuklar karakolda tehditlere ve psikolojik işkenceye maruz kaldıklarını anlatırken, polislerin ellerine bayrak verdiğini ve zorla yırtmalarını istediklerini iddia etti. H.A.'nın babası Yusuf A., konuyla ilgili İHD'ye başvuruda bulunacağını söyledi.
Dün kapısının önünde oyun oynarken gözaltına alınan amca çocuklarından 12 yaşındaki E.A. yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Biz amcamın oğlu ile sokakta kendi kapımızın önünde oyun oynuyorduk. Polisler yanımıza gelip bize Türk bayrağı verdiler ve bunları yırtın dediler. Biz yırtmak istemedik ama onların korkusundan yırtmak zorunda kaldık. Sonra birden bize kızmaya bağırmaya başladılar ve polis arabasına bindirdiler. Arabada bize küfrettiler 'Arkadaşlarınıza da söyleyin biz 24 saat burada geziyoruz, bayrak yırtan kimi görürsek onları sağ bırakmayacağız' dedi. Ağza alınmayacak küfürler ettiler. Polislerden biri bana tokat attı kafam cama çarpınca yanağım kesildi. Bir de arabada bize gerilla cenazeleri gösterip 'Siz de bunlar gibi öleceksiniz' diyip tehdit etmeye başladılar. İlk başta bizi emniyet müdürlüğüne götürdüler. Orada birkaç saat kaldıktan sonra hastaneye götürdüler, oradan da çocuk şubeye. İfadelerimizi aldılar. İfadelerimizi doğru vermedik çünkü korkuyorduk. Bize bayrağı polisler verdi ama biz başka bir yerde bulduğumuzu söyledik. Bir de bize zorla bayrağı kendi isteğimizle yırttığımızı söylettiler. Korkudan bize ne sordularsa onların istediği gibi cevap verdik. Oradan çıkmadan önce de fotoğrafımızı çektiler."
'Bayrakları kendi isteğimizle yırtmadık'
Gözaltına alınan H.A. da, "Biz sokakta biraz oyun oynayacağımız için annelerimizin terlikleriyle attık kendimizi sokağa" dedi. Polislerin kendilerini götürmeye çalıştıkları sırada annesi, yengesi ve yengesinin kızının engel olmaya çalıştığını belirten H.A., "Annem polislere bağırdı ne yapıyorsunuz diye. Sonra yengemle kızı geldi onları iteklediler hatta bir polis dedi 'onları da gözaltına alın.' Arabayı süren polis yengemin üzerine sürdü arabayı. Arabada emniyete gidene kadar bize küfrettiler, hakaret ettiler, tehdit ettiler. 'Pis Kürtler' dediler bize. Emniyet Müdürlüğü'nde iki polis bir odada yanımızda duruyordu. Polislerden biri kalktı odanın perdesini kapattı. Perdeyi kapatan polis bize vurmaya başladı. Bana vurmaya çalıştığında ben elini tuttum, bağırdı ve tokat attı bana. Sonra bizi duvar kenarında birkaç saat ayakta beklettiler. Ayakta yorulup duvara yaslandığımızda polis "Yaslanma duvarımıza" dedi. Çocuk şubeye gittiğimizde oradaki polislerden biri bize, 'Biz aslında iyi insanlarız. Siz bizim bayrağımızı yırttınız diye o kadar tepki gösterdik yoksa böyle yapmak istemezdik' dedi. Ama bayrakları kendi isteğimizle yırtmadık ki biz" dedi.
'Bizim bayrakla sorunumuz yok çocuklara şiddet uyguluyorlar'
Gözaltına alınan çocuklardan H.A.'nın babası Yusuf A. ise "Bizim bayrakla hiçbir problemimiz yok. Ama bayrak kimsenin malı değil. Kimse bayrak üzerinden siyaset yapmasın" dedi. Bulundukları mahallede hiçbir yerde kağıt bayraklardan satılmadığını belirten Yusuf, "Çocukların yırttığı bayrağı onlardan başka kimse getiremez. Çocukların eline vermişler bayrakları yırtın demişler. Sonra karakola götürüp azarlamışlar, küfretmişler, sizi geberteceğiz demişler. Bu kimsenin kabul edemeyeceği bir şey. Başbakan'a ve Cumhurbaşkanı'na seslenmek istiyorum; polislerine sahip çıksınlar. 12-13 yaşındaki çocukları götürüyorlar karakola, dövüyorlar, hakaret ediyorlar. Çocuklarımızın psikolojileri bozuluyor bu şekilde. Çocuklara sizi Selahattin Demirtaş yönlendiriyor demişler. Selahattin Demirtaş'da siyasi bir partinin genel başkanı, Davutoğlu'nun görevi neyse onun da aynısı" dedi.
"Çocuklarımızı eylemden götürdüklerini iddia ediyorlar" diyen Yusuf, "Bir çocuk eyleme gidiyorsa ayağında ayakkabısı olması gerekiyor. Bu çocukların ayağında ne ayakkabı ne çorap var. Evin önünde annesinin terliği ayağındayken götürmüşler" şeklinde devam etti.
Çocuğunun bayrağı zorla yırttığını söyleyen Yusuf, "Madem benim çocuğum bayrak yırtmış o zaman çağırsalardı beni, benimle konuşsalardı. Ben kendi çocuğumla konuşur bunun yanlış bir şey olduğunu anlatırdım" dedi. Yusuf, "Çocuklara gerilla cenazelerin, gösterip 'siz de bunlar gibi geberip gideceksiniz' demişler. Bu kimsenin haddi değil. Ben yapılan bu hukuksuzluk için İçişleri Bakanı'na seslenmek istiyorum. Eğer yaşanan bu olaya sessiz kalırsa o da bu suçun ortağı olacak" şeklinde konuştu.
'Mahallemizde savaş var gibi 24 saat dolaşıyorlar'
Yusuf, "Eğer böyle bir şey yapmışsa gerçekten özür diliyorum onun adına dedim ama hiçbir tepki vermedi. Dertleri başka çünkü. 24 saat mahallede savaş varmış gibi geziyorlar, bize hakaret ediyorlar, çocuklarımıza saldırıyorlar. İnsanların psikolojisi bozuldu artık onları görmekten, bunları yaşamaktan. Onların tek derdi provokasyon yaratmak. İnsanları provoke ederek olay çıkarmaya çalışıyorlar. Ama insanlarımız duyarlı, kimse bu provokasyonlara gelmez. Biz her zaman barış istedik, isteğimiz hiçbir zaman değişmedi. Biz çocuklarımız korkmadan, vurulma tehlikesi olmadan kapılarının önünde oynayabilsinler istiyoruz. Bu ülkede huzurlu, barışçıl, demokratik haklarımız çerçevesinde yaşamak istiyoruz" dedi.
Her gece polis araçlarının sesinden uyuyamadıklarını kaydeden Yusuf, "Herkes artık Kürdistan'da yaşanan bu zulme dur demeli. Biz hiçbir zaman barış davamızdan vazgeçmeyeceğiz. İşkence yapsınlar, öldürsünler, katliamlar yapsınlar biz yine de vazgeçmeyeceğiz. Biz bunlarla çok karşılaştık. Ama biz her zaman zulme, şiddete karşı barışı savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
(gc)

