Diyarbakır Barosu: Cizre'de hala adli inceleme yapılmadı

15:08

JINHA

AMED - Cizre raporunu açıklayan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Cizre'de katledilen 15 sivilin ateşli silahlarla veya şarapnel parçalarıyla, 6 sivilin ise hastaneye kaldırılmadığı için yaşamını yitirdiğini ifade ederek, "Yaşam ve diğer bir dizi hakkın ağır ihlaller yaşanmasına rağmen ölümlerin yaşandığı yerlerde halen bir adli inceleme ve delil toplama işlemi yapılmış değildir" dedi.

Diyarbakır Barosu, 4 Eylül-12 Eylül tarihleri arasında sokağa çıkma yasağının uygulandığı Cizre'de yaşananlara ilişkin hazırladığı 52 sayfalık raporu Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nde kamuoyuna açıkladı. Açıklamaya Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, yönetim üyelerinin yanı sıra Cizre'de yakınlarını kaybeden ailelerden Cemile Çağırga'nın annesi Emine Çağırga, Maşallah Edin'in eşi Ahmet Edin, Özgür Taşkın'ın babası Sadun Taşkın ve yaralı Abdullah Özcan katıldı.

Günlerce süren sokağa çıkma yasağının yaşandığı Cizre'de tüm iletişim araçlarının kesilerek Cizre'nin dünya ile bağlantısının kesildiğine dikkat çeken Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Cizre'nin yüksek yerlerine zırhlı askeri tank ve panzerlerle çevrilerek abluka altına alındığını söyledi. Cizre'de katledilen 15 sivilin ateşli silahlarla veya şarapnel parçaları ile hayatını kaybettiğini, 6'sının ise hastaneye kaldırılmadığı için yaşamını yitirdiğini ifade eden Tahir Elçi, "Yaşam ve diğer bir dizi hakkın ağır ihlaller yaşanmasına rağmen ölümlerin yaşandığı yerlerde halen bir adli inceleme ve delil toplama işlemi yapılmış değildir. Yine özgürlük, güvenlik, seyahat, konut ve yaşam hakkının büyük oranda ihlal edildi" dedi.

Raporda şu öneriler sıralandı:

*İlçede yaşanan olaylar neticesinde yirmi bir (21) sivilin hayatını kaybettiği göz önüne alındığında, Şırnak Valisi hakkında bir an önce cezai ve idari soruşturma başlatılmalı ve bu kamu görevlisinin görevden uzaklaştırılması değerlendirilmelidir.

* Cizre ilçesinde yaşayan vatandaşlarımızın ''sokağa çıkma yasağı'' ve devamında raporda ayrıntılı şekilde izah etmeye çalıştığımız olaylar ve zararlar neticesinde oluşan maddi zararlarının karşılanması için idari tespitler yapılmalıdır.

*Yine, yukarıdaki açıklanan ve yaptığımız incelemelerde tespit etiğimiz üzere, güvenlik güçlerinin aşırı ve orantısız güç yoluyla müdahalesi sebebiyle, Cizre'de birçok vatandaşın evlerinin duvarları yıkılmış, tahrip olmuş, evler oturulamayacak hale gelmiş, hata bir kısmı tamamen yanmıştır. Bu sebeple mağdur olan vatandaşlara, iskan sağlanması için acil tedbirlerin alınması gerekmektedir.

*Diyarbakır Barosu, Birleşmiş Milletler (BM) Hukuk Dışı, kısa yoldan Keyfi İnfazlar Özel Raportörü'nü Cizre'de yaşanan ölüm ve yaralanmaları incelemek üzere davet etmeye karar vermiştir.

Açıklanan raporun ardından yakınlarını kaybedenler söz alarak yaşadıklarını anlattı.

'Baba bana son öpücüğü ver'

Özel hareket timleri tarafından katledilen Özgür Taşkın'ın babası Sadun Taşkın, Özgür evin tek erkek, biricik oğlunun olduğunu duygulanarak anlattı. Cizre'de ne olduğunu merak ettiği için ve dayısının evinde su getirmek için sokağa çıktığını belirten Sadun, dönüşte İpekyolu'na yakın yerde açılan ateşle vurulduğunu söyledi. Sadun, "Komşularla birlikte onu sürükleyerek çektik. Özgür son nefesini vermeden bana, 'Baba bana son öpücüğü ver" dedi. Sonra kollarımızda yaşamını yitirdi" dedi.

'Cemile'nin saçlarını ve ellerine kına yaktım'

Cemile Çağırga'nın annesi Emine Çağırga ise, evin bahçesinde oturdukları sırada kurşun seslerinin geldiğini, kurşun sesleri ile birlikte yere yattıklarını tam o sırada Cemile'nin yere yığıldığını söyledi. Cemile'nin yanına gittiklerinde Cemile'yi kollarına aldığında "Ay anne" deyip kollarında son nefesi verdiğini dile getiren Emine Çağırga, Cemile'yi eve getirip yıkadıktan sonra saçlarını ve elerine kına yaktığını söyledi. Cemile'yi iki gün boyunca kokmasın diye derin dondurucuda sakladığını belirten Emine Çağırga, Cemile'nin kucağında yattığını söyledi.

(gc)