'Dua ve hayır ile kadınlar eşitsizliğe mahkum ediliyor'
09:04
Sibel Özalp-Mizgin Tabu/JINHA
İSTANBUL- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan'ın Bakanlık için 'hayır ve dua kurumu' söyleminin ardından kadınlar tepkilerini dile getirerek, kadının din kisvesi altında eşitsizliğe mahkum edildiğini belirterek, "İşimiz uzun, mücadelemiz zor. Mücadeleye devam" dedi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan'ın, göreve gelmesinin ardından memleketi Burdur'a ilk resmi ziyaretini yapmasının ardından bakanlık olarak toplumun bakıma muhtaç, dezavantajlı gruplarına hizmet görevini üstlendiklerini belirterek, "Bu anlamda hayır ve dua bakanlığıdır aslında. Eğer işimizi yaparsak çok dua alacağımız muhakkak" demişti. Bakan Ayşen Gürcan'ın bu söylemine ise kadınlar tepki gösterdi. Kadınlar 2011 senesinde Kadından ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın isminin değiştirilip yerine kurulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na tepkili olduklarını, bir kadın bakanın da kadın politikalarını güçlendirmek yerine farklı söylemlerde bulunmasına tepki gösterdi.
'AKP'nin kendi politikasıyla bağlantılı tüm bunlar'
İstanbul Feminist Kolektif'ten Filiz Karakuş, Kadın Bakanlığı'nın yerine Aile Bakanlığı'nın kurulmasıyla yeni bir sürece girildiğinin belli olduğuna değindi. Bakanlığın isim değişikliği sürecini ve sonrasını değerlendiren Filiz, "Bakan Ayşenur İslam isim değişikliğinden sonra zaten bir şeyleri gösterdi. Daha önce bakan olan Fatma Şahin kısmen de olsa pozitif girişimlerde bulunuyordu, pozitif yaptırımları vardı. Ancak ondan sonra göreve gelen Ayşenur İslam bu pozitif girişimlikten geriye gitti" dedi. Yaşanan duruma değinen Filiz, "AKP'nin kendi politikasıyla bağlantılı tüm bunlar. Çünkü o zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan fıtrat söylemine, kadın-erkek eşitliğine inanmadığına ilişkin söylemlere ağırlık kazandırmıştı. 'Her kürtaj bir Uludere'dir' söyleminde bulunmuştu" diyerek geçmişten alıntılar yaptı.
'Bakan, kadınları karşısına alan söylemlerde bulunmaya devam ediyor'
"Yeni bakanın aslında kadın hakları, kadın kurtuluşu ve kadın özgürlüğü ile hiç ilişkisi olmadığını görebiliyoruz. Bütün toplumu dine göre dizayn etmek istediklerini gösteren ve gayet cesaretli şekilde kadınları karşısına alan söylemlerde bulunmaya devam ediyor" ifadelerini kullanan Filiz, bu söylemle beraber Bakan Ayşen'in önce kadından uzaklaşıp şimdi de kadın haklarından uzaklaşıldığını en somut biçimde görüldüğünü kaydetti. Filiz, "Bu söylem 'kadın-erkek eşitliğinin fıtratına uygun değildir' söyleminin daha da ileri gitmiş halidir. Duaya ya da hayra karşı olduğumuz için endişeli değiliz. Dua ile hayır ile giden kadın mücadelesini din kisvesi altında eşitsizliğe mahkum edildiğini fark ediyoruz. İşimiz uzun, mücadelemiz zor. Mücadeleye devam" vurgusunu yaptı.
' Kadınların sorunları bakanlığın içine sıkıştırılıyor'
Bir başka yurttaş Sema Barbaros ise, "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı zaten ismi değiştiğinden beri kadınların mücadelesi için, kadınların hayatında eşitlik mücadelesinin yer almayacağı çok belliydi" diyerek, bakanlığın içinde kadınların sorunlarının sıkıştırıldığını söyledi. AKP hükümetinin iktidar olduğundan beri kadınları sadaka kültürünün parçası olmaya, sosyal yardımlaşmanın bir parçası olmaya zorlandığını dile getiren Sema, "Ama kadınlar buna dair sürekli cevaplarını söylediler. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kendi görevini böyle çizerek kadınların bakanı olmadığının da altını çizmiş oldu. İlk bakan olduğundan beri ortaya çıkan bütün açıklamaları kadınları, AKP hükümetinin söylediği gibi dört duvar arasına sıkıştıran, onları sadece aile olarak nitelendiren bir noktada duruyor" şeklinde düşüncelerini belirtti.
'Kadınlar asla dört duvar arasına sıkışmayacaklar'
Bakan Ayşen Gürcan'ın söyleminin AKP politikalarının parçası olduğuna dikkat çeken Sema, "Ama buna karşı kadınlar mücadele etmeye devam edecekler. Çünkü kadınlar asla dört duvar arasına sıkışmayacaklar. Hem barış mücadelelerine hem eşitlik mücadelelerine devam edecekler. Bu açıklamayı talihsiz bir açıklama olarak değerlendirmeyeceğim çünkü talihsiz bir açıklama dersek var olan politikaların bir parçası olduğunu görmemiş olacağız. Bu memlekette ölen askerler, gerillalar, siviller hep yoksul ailelerin insanları. Bu yüzden bu tür ziyaretlerde hayır kurumu olarak nitelendirmesi bütün politikaların parçasıdır" ifadelerinde bulundu.
'Hayır ve dua kurumuyuz denilmesi politikaları açıklıyor'
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın kadınların sürekli olarak eleştirdiği bir bakanlık olduğunu hatırlatan İMECE Kadın Dayanışma Derneği'nden Tülay Korkutan, bunun sebebini ise önce Kadın Bakanlığı olan bakanlığın isminin değiştirilmesi olarak açıkladı. AKP hükümetinin politikalarını bu çerçevede ilerlediğini ifade eden Tülay, "Her gün beş kadın öldürülürken hayır ve dua kurumuyuz demesi şu an ki durumlarını politik olarak açıklıyor. Her gün beş kadın öldürülüyor kadınların çocuklarını gönderecek kreş yok, savaşlarda kadınlar tacize tecavüze uğruyor. Bunlarla ilgili bir şey yapmayıp var olan durumu duaya yormak olmaz" diyerek tepkisini dile getirdi. Kadın politikaları için yapılması gereken birçok şeyin olduğuna dikkat çeken Tülay, "Kendisi bir kadın ve çıkıp böyle bir şey söylüyorsa, bu durum kendi politikalarının kafasında yansımasıdır" dedi.
'Kadını aileden ibaret görüyorlar'
Kadın ve Aileden Sorumlu Bakanlık yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın kurulmasından bu yana itiraz ettiklerini vurgulayan İstanbul Feminist Kolektif üyesi Begüm Acar ise, "İsim değişikliğinden bu yana sürekli olarak mücadele ettiğimiz bir konu bu. Kadına yönelik şiddet yalnız aile içinde görülüyormuş gibi, kadın ailenin bir unsuru ve başka bir şey değil gibi göstermeye çalıştılar" dedi. Begüm bu isim değişikliğinin ardından AKP'nin sosyal politikalarda bir zihniyet dönüşümü yaptığına da dikkat çekerken, "Kadını aileden ibaret görüyorlar. Aile içi şiddet ile ilgili bir mevzu değil sadece. Bütün kadın politikalarına kadınların eşitliği ve özgürlüğü için olması gereken politikaları aile içerisine sokuyorlar" diye konuştu.
'Şiddeti sadece aile içi bir meseleymiş gibi görüyorlar'
Kadınların boşanmasının engellenmeye çalışıldığının altını çizen Begüm, "Şiddeti sadece aile içi bir meseleymiş gibi görüyorlar. Ara bulucularla kadınları şiddet gördüğü kocalarıyla barıştırmaya çalışıyorlar. Sığınaklardan kadınları eve geri gönderiyorlar. Kocaları çağırıp barıştırma yoluna gidebiliyorlar. Çünkü bunu sadece bir seferlik münferit bir olaymış gibi, kadın yuvasını yıkmasın çocukları için dayansın diye düşünüyorlar" ifadelerine yer verdi. Bu tip şeylerin toplumda meşru olduğunu ve hükümetin de bu uygulamaları sosyal politikalar içine yerleştirdiklerini dile getiren Begüm, "Bu tamamen kadınların bir birey olduğunu kabul etmemek, kadını sadece aile içinde görmektir. Bu AKP'nin muhafazakar ve cinsiyetçi zihniyetinin bir yansıması aslında" diye kaydetti.
(ödk/mg/fk)

